
Norse Shipyard: Norveç Mühendisliği ile Türk Üretim Gücünün Buluşma Noktası
Sürdürülebilir denizcilik, dönüşüm projeleri ve yeni nesil gemi teknolojileri alanında dikkat çeken projelere imza atan Norse Shipyard...
Sürdürülebilir denizcilik, dönüşüm projeleri ve yeni nesil gemi teknolojileri alanında dikkat çeken projelere imza atan Norse Shipyard, Norveç’in yüksek mühendislik yaklaşımını Türkiye’nin üretim kabiliyetiyle birleştirerek uluslararası pazarda farklılaşan bir model ortaya koyuyor. Şirketin Genel Müdürü Mustafa Süngü, tersanenin büyüme vizyonunu, sürdürülebilirlik yaklaşımını ve geleceğin denizcilik teknolojilerine yönelik hedeflerini anlattı.
Denizcilik endüstrisi son yıllarda yalnızca yeni gemi inşa kapasitesiyle değil; mühendislik esnekliği, sürdürülebilirlik yaklaşımı, enerji verimliliği ve operasyonel adaptasyon kabiliyetiyle de yeniden şekilleniyor. Özellikle Avrupa merkezli çevreci regülasyonların hız kazanması, balıkçılık ve offshore segmentlerinde dönüşüm ihtiyacının artması ve alternatif yakıt teknolojilerinin hızla gündeme gelmesi, tersanelerin klasik üretim anlayışının ötesine geçmesini zorunlu hale getiriyor.
Bu dönüşüm sürecinde dikkat çeken yapılardan biri olan Norse Shipyard, Norveç–Türk ortaklık modeliyle geliştirdiği üretim kültürü sayesinde özellikle niş ve teknoloji odaklı projelerde farklılaşan bir konuma ulaşmayı hedefliyor.
Şirketin Genel Müdürü Mustafa Süngü’ye göre Norse Shipyard’ın en önemli avantajı, iki güçlü denizcilik kültürünü aynı organizasyon yapısı içinde bir araya getirebilmesi.
“İki farklı denizcilik kültürünün güçlü yönlerini birleştiriyoruz”
Mustafa Süngü, Norveç’in özellikle balıkçı gemileri, canlı balık taşıma gemileri, feribotlar ve sürdürülebilir denizcilik alanındaki mühendislik yaklaşımının, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve esnek tersanecilik kabiliyetiyle birbirini tamamladığını söylüyor.
Süngü’ye göre bu yapı yalnızca teknik anlamda değil, operasyonel süreçler ve proje yönetimi açısından da önemli avantajlar yaratıyor.
“Norveç’in yüksek mühendislik yaklaşımı ile Türkiye’nin üretim kabiliyeti birbirini tamamlıyor. Bu iş modeli bize müşteri beklentilerini doğru analiz etme, uluslararası standartlara uygun tasarım geliştirme ve çözüm odaklı üretim süreçleri oluşturma konusunda çok yönlü bir bakış açısı kazandırıyor” diyen Süngü, farklı disiplinlerden ekiplerin birlikte çalışmasının şirket içinde sürekli gelişen bir üretim kültürü oluşturduğunu vurguluyor.

Bugün Norse Shipyard’ın yürüttüğü projelerde yalnızca gemi inşa edilmediğini belirten Süngü, operasyonel verimlilik, enerji optimizasyonu, sürdürülebilirlik ve kullanıcı deneyimi gibi alanlarda da katma değer üretmeye odaklandıklarını ifade ediyor.
Dönüşüm projeleri yeni nesil uzmanlık alanına dönüşüyor
Küresel denizcilik sektöründe dönüşüm projeleri son dönemde tersaneler açısından stratejik bir alan haline gelirken, Norse Shipyard bu segmentte geliştirdiği projelerle dikkat çekiyor.
Bir PSV’nin canlı balık taşıma gemisine dönüştürüldüğü NB20 projesi ile bir balıkçı devriye gemisinin yata dönüştürüldüğü NB22 projesi, tersanenin farklı teknik gereksinimlere sahip projeleri aynı organizasyon yapısı içinde yönetebilme kabiliyetini ortaya koyuyor.
Süngü, genç bir tersane olmalarına rağmen ekiplerinin uluslararası proje tecrübesine sahip uzman isimlerden oluştuğunu belirterek, farklı ölçek ve konseptteki projelere hızlı adapte olabildiklerini söylüyor.
“Esnek üretim yapımız, mühendislik kabiliyetimiz ve güçlü ekip koordinasyonumuz sayesinde farklı segmentlerde etkin çözümler sunabiliyoruz. Müşterilerimize yalnızca üretici değil, proje sürecinin her aşamasında çözüm üreten uzun vadeli bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullanan Süngü, dönüşüm projelerinin aynı zamanda ciddi bir mühendislik adaptasyonu gerektirdiğinin altını çiziyor.
Özellikle mevcut gemilere yeni nesil sistemlerin entegre edilmesi, operasyonel kısıtlar içinde optimum çözüm üretilmesi ve enerji verimliliği odaklı modernizasyon süreçleri, tersaneler açısından giderek daha kritik uzmanlık alanları arasında gösteriliyor.
“Büyümeyi yalnızca kapasite artışı olarak görmüyoruz; sürdürülebilir iş ortaklıkları kurmayı en önemli başarı kriterlerinden biri olarak değerlendiriyoruz.”
“Büyümeyi yalnızca kapasite artışı olarak görmüyoruz”
Mustafa Süngü’ye göre Norse Shipyard’ı rakiplerinden ayıran temel yaklaşım, yalnızca proje teslim etmeye değil, uzun vadeli güven ilişkileri oluşturmaya odaklanması.
Süngü, büyümenin sadece fiziksel kapasite artırımı anlamına gelmediğini belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Bizim için en önemli konulardan biri sürdürülebilir iş ortaklıkları kurabilmek. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını yalnızca mevcut proje kapsamında değil, uzun vadeli operasyonel süreçleri açısından da değerlendiriyoruz.”
Özellikle teknik olarak özelleştirilmiş projelerde hızlı karar alma süreçlerinin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Süngü, erişilebilir yönetim anlayışı, hızlı iletişim ve çözüm odaklı yaklaşımın müşteri ilişkilerinde önemli fark yarattığını ifade ediyor.
Sektörde sürdürülebilir konum elde etmenin yalnızca tamamlanan projelerle değil, devam eden güven ilişkileriyle mümkün olduğunu dile getiren Süngü, bu yaklaşımın şirketin büyüme stratejisinin merkezinde yer aldığını belirtiyor.
Kalite, hız ve maliyet dengesinde gerçekçi planlama öne çıkıyor
Küresel gemi inşa sektöründe en kritik konuların başında kalite, teslim süresi ve maliyet dengesi geliyor. Özellikle özel projelerde bu üç unsurun aynı anda optimum seviyede yönetilmesi ciddi koordinasyon gerektiriyor.
Mustafa Süngü’ye göre bu sürecin temelini, teklif hazırlık aşamasındaki gerçekçi planlama oluşturuyor.
“Kalite, zamanında teslimat ve müşteri odaklı yaklaşım bizim için teklif aşamasında başlıyor. Her proje için detaylı teknik ve operasyonel değerlendirmeler yaparak gerçekçi teklifler oluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü önemli olan yalnızca projeyi almak değil, verilen sözleri sürdürülebilir şekilde yerine getirebilmek” diyen Süngü, mühendislik, satın alma, planlama ve üretim ekiplerinin koordineli çalışmasının kritik rol oynadığını ifade ediyor.
Süngü’ye göre müşterilerin beklentileri çoğunlukla kalite, hız ve maliyet ekseninde şekilleniyor. Ancak bu üç unsurun aynı anda maksimum seviyede sağlanmasının mümkün olmadığına dikkat çeken Süngü, doğru süreç yönetiminin burada belirleyici unsur olduğunu söylüyor.

Sürdürülebilirlik tersanenin merkezinde yer alıyor
Denizcilik sektöründe karbon emisyonlarının azaltılması ve enerji dönüşümü artık yalnızca regülasyon değil, aynı zamanda rekabet unsuru haline gelmiş durumda.
Norse Shipyard da sürdürülebilirliği hem üretim süreçlerinde hem de proje geliştirme yaklaşımında merkezine alan yapılardan biri olarak öne çıkıyor.
Şirketin üretim hangarına kurulan güneş panelleri sayesinde enerji ihtiyacının belirli bir kısmı yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. Ancak Süngü’ye göre sürdürülebilirlik yalnızca tesis yönetimiyle sınırlı değil.
Özellikle dönüşüm projelerinin doğrudan sürdürülebilirlikle bağlantılı olduğunu belirten Süngü, mevcut gemilerin yeni operasyonel ihtiyaçlara adapte edilmesinin kaynak kullanımını optimize ettiğini ve gemilerin ekonomik ömrünü uzattığını vurguluyor.
Bu süreçlerin aynı zamanda tersanelere ciddi bir teknik deneyim kazandırdığını ifade eden Süngü, eski nesil sistemlerle yeni nesil teknolojiler arasındaki dönüşüm sürecini birebir deneyimlediklerini söylüyor.
Hidrojenli feribottan ödüllü trawler projelerine
Norse Shipyard’ın bugüne kadar yer aldığı projeler arasında özellikle sürdürülebilir teknolojiler içeren çalışmalar öne çıkıyor.
Bunların başında ise dünyanın ilk sıvı hidrojenle çalışan feribotu olarak dikkat çeken NB14 M/F HYDRA projesi geliyor.
Süngü, bu projenin tersanenin teknik kapasitesi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, çevreci denizcilik teknolojilerine yönelik vizyonlarını güçlendirdiğini ifade ediyor.
Bir diğer dikkat çeken proje olan NB18 Ecofive Factory Stern Trawler ise yenilikçi yapısı ve çevreci yaklaşımıyla öne çıkıyor. Özellikle gövde üretimi ve işçilik süreçlerinde hassas mühendislik gerektiren proje, Nor-Shipping kapsamında “Ship of the Year” ödülüne layık görüldü.
Süngü ayrıca NB21 ve NB29 yeni nesil trawler projeleriyle modern balıkçılık teknolojileri, enerji verimliliği ve operasyonel optimizasyon alanlarında önemli bir deneyim kazandıklarını belirtiyor.
Geleceğin denizcilik teknolojilerine odaklanıyor
Alternatif yakıt sistemleri, enerji verimliliği, dönüşüm projeleri ve operasyonel optimizasyon, önümüzdeki dönemde gemi inşa sektörünün ana gündem başlıkları arasında yer almaya devam edecek.
Mustafa Süngü’ye göre Norse Shipyard’ın temel hedeflerinden biri de tam olarak bu dönüşüm sürecinin merkezinde yer almak.
Şirket, gelecekte yalnızca üretim kapasitesiyle değil; mühendislik adaptasyonu, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve teknoloji odaklı proje yönetimiyle de uluslararası pazarda daha güçlü bir konum elde etmeyi hedefliyor.
Özellikle niş segmentlerde geliştirilen yüksek katma değerli projeler, Norveç mühendisliği ile Türk üretim gücünü bir araya getiren bu modelin önümüzdeki dönemde daha fazla öne çıkacağının sinyallerini veriyor.
“Gelecekte yalnızca üretim kapasitemizle değil, mühendislik adaptasyonu ve teknoloji odaklı proje yönetimimizle de öne çıkmayı hedefliyoruz.”










HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.