1. YAZARLAR

  2. Doç. Dr. Hakan ARIDEMİR

  3. Karadeniz, Hazar ve Ege: Bölgesel Gerilim Üçgeni
Doç. Dr. Hakan ARIDEMİR

Doç. Dr. Hakan ARIDEMİR

Kütahya Dumlupınar Üni.Öğr.Üyesi

Karadeniz, Hazar ve Ege: Bölgesel Gerilim Üçgeni

A+A-

Ege Denizi'ndeki Türk-Yunan uyuşmazlıkları son dönemde ciddi bir gerginlik kaynağı haline gelmiş gibi görünüyor. Aşağıdaki olaylar benzeri birçok olay, bölgedeki gerilimin arttığına işaret ediyor:

• 10 Eylül 2022'de, Bozcaada'nın güneybatısında Yunanistan tarafından açılan taciz ateşine maruz kalan "Anatolian" veya "Mavi Marmara" adlı Ro-Ro gemisi. Bu olay, denizdeki uyuşmazlığı yakın dönemdeki somut bir örneği olarak dikkat çekiyor.

• 17 Eylül 2022'de, Gökçeada ve Yunanistan'ın Semadirek Adası açıklarındaki uluslararası sularda avlanan bir Türk balıkçının Yunan sahil güvenlik botunun tacizine uğraması. Bu tür insidentler, bölgedeki tansiyonu artırıyor.

• 31 Ekim 2023'te, Türkiye'ye ait olan Zürafa Adacığı (kayalığı) ile ilgili yaşanan sorun. Bu kayalık, Kardak Kayalıkları gibi Türkiye ve Yunanistan arasında bir çekişme noktası haline gelmiş gibi görünüyor.

Yunan basınının Türkiye'yi suçlaması ve Türkiye'nin kendi egemenlik haklarını ilan etmesi, tansiyonu yükselten faktörler arasında. Bu olaylar, deniz sınırlarının belirlenmesi, egemenlik hakları ve kaynakların paylaşımı gibi temel konulardaki farklılıkları gösteriyor.

Ege Denizi'ndeki Türk-Yunan gerilimi, Karadeniz, Hazar Denizi ve Ege Denizi'ni kapsayan üç ayaklı genel bir bölgesel güvenlik tablosunun parçası gibi görünüyor. Bunu daha geniş bir perspektifle değerlendirmek için Karadeniz ve Güney Kafkasya'daki olayları da dikkate alabiliriz.

hakan-aridemir-yazi-icin-foto.jpeg

• Karadeniz: Karadeniz bölgesi, özellikle Rusya ve Ukrayna savaşı tansiyonun yüksek olduğu bir alan. 2014 yılında Kırım'ın ilhakı ve Doğu Ukrayna'daki çatışma, bölgedeki istikrarsızlık kaynaklarından biri. Rusya'nın Karadeniz'deki askeri varlığı ve Kırım'ın statüsü, bölgedeki gerilimi artırıyor.

• Güney Kafkasya (Hazar Denizi): Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Karabağ savaşı, bu üçgenin ikinci ayağını temsil ediyor. 2020'de patlak veren bu çatışma, taraflar arasında toprak anlaşmazlığına dayanıyor ve bu bölgedeki istikrarsızlık faktörlerinden biri haline geldi.

• Ege Denizi: Türk-Yunan gerilimi, bu üçgenin son ayağını oluşturuyor. Deniz sınırlarının belirlenmesi, egemenlik hakları ve kaynakların paylaşımı konularındaki anlaşmazlıklar, bölgedeki gerilimi artırıyor.

Bu üçgenin her bir ayağı, bölgesel güvenlik ve istikrarı etkileyen faktörlerdir. Bu nedenle, uluslararası toplumun bu bölgelerdeki gelişmelere dikkat etmesi ve çatışmaların çözümü için diplomatik çabaları desteklemesi önemlidir. Ayrıca, tüm taraflar arasında diyalog ve işbirliği teşvik edilmeli ve barışçıl çözümler bulunmalıdır. Bu bölgelerdeki istikrarsızlığın artması, uluslararası güvenlik konularını da etkileyebilir, bu nedenle dikkatle izlenmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar