
İran Savaşı Gölgesinde Konteyner Taşımacılığında “Kara Kuğu” Riski
İran ile yaşanan çatışmalar, küresel konteyner taşımacılığını kapasite fazlası beklentisinden çıkararak yeni bir “kara kuğu” kaynaklı arz daralması riskinin eşiğine getirdi.
Bu hızlı değişim, ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Long Beach kentinde düzenlenen ve 3.500’den fazla ithalatçı, lojistik şirketi ve deniz taşımacılığı temsilcisini bir araya getiren S&P Global TPM konferansında gündemin merkezine oturdu.
Normal şartlarda sözleşmelerin yapıldığı, yeni teknolojilerin tanıtıldığı ve şirketlerin müşteri çekmek için yoğun rekabet ettiği bir platform olan konferans, bu yıl küresel tedarik zincirlerindeki yeni kriz senaryolarının tartışıldığı bir ortam haline geldi.
Daha önce Covid-19 salgını, Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD’nin uyguladığı gümrük tarifeleri gibi küresel gelişmeler sırasında sektör temsilcileri için bir tür kriz değerlendirme platformuna dönüşen etkinliğin gündemi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve ardından gelen misillemelerle birlikte kısa sürede değişti.
Orta Doğu’nun Asya, Avrupa, Kuzey Amerika ve Afrika arasındaki önemli ticaret merkezi konumu, birkaç gün içinde lojistik sektörü için ciddi bir “dar boğaz” riski olarak görülmeye başlandı.
S&P Global Market Intelligence Denizcilik ve Ticaret Başkan Yardımcısı Peter Tirschwell, konteyner taşımacılığı piyasasının artık giderek daha fazla beklenmedik kesintilerle şekillendiğini belirterek, “Bu piyasa uzun süredir kapasite fazlası yaşıyor olabilir ancak bugün onu tanımlayan en önemli unsur ani ve öngörülemeyen kesintiler. Bu durum kapasitenin bir anda piyasadan çekilmesine yol açıyor ve bunu şu anda gerçek zamanlı olarak görüyoruz.” dedi.
Hürmüz ve Kızıldeniz Endişesi
Konferansta pazartesi günü yapılan oturumlarda Basra Körfezi’ndeki taşımacılık baskıları tartışılırken, katılımcılar Covid-19 dönemindeki tedarik zinciri krizlerini hatırladı. O dönemde limanlarda biriken konteynerler, haftalarca demirde bekleyen gemiler, yükselen navlun fiyatları ve geciken sevkiyatlar küresel ticarette ciddi aksamalara yol açmıştı.
Henüz birkaç hafta öncesine kadar denizcilik sektörü, gemilerin yeniden Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz rotasına dönmesini ve Afrika’nın güneyinden dolaşan uzun rotaların sona ermesini bekliyordu. Bu gelişmenin iki yıldır devam eden rota sapmalarını sona erdirerek kapasiteyi artırması ve navlun fiyatları üzerinde baskı oluşturması öngörülüyordu.
Ayrıca pandemi döneminde elde edilen yüksek kârlarla sipariş edilen çok sayıda yeni geminin filolara katılması da arz fazlası endişelerini artırıyordu.
Bunun yanında ABD Başkanı Donald Trump’ın başlattığı ticaret savaşlarının küresel mal ticareti üzerindeki etkileri de talep tarafındaki belirsizlikleri artırıyordu.
Ancak İran kriziyle birlikte TPM konferansındaki tartışmalar, savaş bölgesinde oluşabilecek yük yığılmalarının nasıl yönetileceği sorusuna odaklandı.
Hürmüz’de Yüzlerce Gemi Etkilendi
Ocean Network Express (ONE) Üst Yöneticisi Jeremy Nixon, Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması nedeniyle yaklaşık 750 geminin krizden etkilendiğini söyledi.
Nixon, bu gemilerin yaklaşık yarısının Basra Körfezi içinde bulunduğunu, diğer yarısının ise bölgeye doğru ilerlediğini belirterek, bunların yaklaşık 100’ünün konteyner gemisi olduğunu ifade etti.
Sigorta şirketlerinin bölgedeki gemileri sigortalamayı reddetmeye başladığını ve yakıt fiyatlarının hızla yükseldiğini belirten Nixon, birçok armatörün Orta Doğu’ya yönelik yeni yük rezervasyonlarını durdurduğunu söyledi.
Bu durumun Avrupa ve Asya’daki büyük lojistik merkezlerinde ciddi yük birikmesine yol açabileceğine dikkat çeken Nixon, çatışma bölgesinde bulunan gemilerin alternatif limanlara yönelmek zorunda kalabileceğini ifade etti.
Nixon, gelişmelerin navlun fiyatları, yakıt maliyetleri ve ekipman dengesizlikleri üzerinde etkili olacağını belirterek, “Bu da yeni bir kara kuğu olayı.” değerlendirmesinde bulundu.
Hava Kargoda da Aksamalar
Krizin etkileri sadece deniz taşımacılığıyla sınırlı kalmadı. Bölgedeki önemli hava kargo merkezleri de faaliyetlerini azaltmak zorunda kaldı.
Lojistik hizmet sağlayıcısı Laufer Group International, müşterilerine gönderdiği bilgilendirme notunda, Emirates, Qatar Airways ve Lufthansa gibi havayollarının bazı uçuşları askıya aldığını veya azalttığını duyurdu.
Dubai, Abu Dabi ve Katar’daki aktarma merkezlerinin kullanımının sınırlanması nedeniyle uçuşların çatışma bölgesinin etrafından yönlendirildiği belirtilirken, önümüzdeki günlerde daha fazla uçuş değişikliği beklendiği ifade edildi.
Daha uzun rotalar nedeniyle yakıt tüketiminin artması, uçakların taşıma kapasitesini azaltırken yakıt ikmali için yapılan ek duraklar da gecikmelere yol açabiliyor.
Bu gelişmelerin hava kargo fiyatlarının da yükselmesine neden olabileceği değerlendiriliyor.
Küresel Ticaret Hatlarına Yayılabilir
Flexport Küresel Deniz Taşımacılığı Başkan Yardımcısı Trine Nielsen, çatışmanın kapsamına ve süresine bağlı olarak etkilerin küresel ticaret hatlarına yayılabileceğini söyledi.
Nielsen, “Taşıyıcılar genellikle ekipmanlarını en kârlı ticaret hatlarına yönlendirmek ister. Bu kriz Orta Doğu merkezli görünse de etkileri Pasifik ticaret hattına kadar uzanabilir.” dedi.
Öte yandan çatışmaların petrol fiyatlarında yükselişe neden olduğu da belirtiliyor.
ABD Merkez Bankası’nın eski Başkanı Janet Yellen, TPM26 konferansında yaptığı değerlendirmede petrol fiyatlarındaki artışın ABD ekonomisinde büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini ve enflasyon baskısını artırabileceğini söyledi.
Konteyner taşımacılığı sektöründe yük sahipleri ile armatörler arasındaki sözleşme görüşmelerinin nasıl şekilleneceği ise henüz belirsizliğini koruyor.
Peter Tirschwell, mevcut gelişmelerin sektörün gelecek yılki görünümünü belirleyeceğini belirterek, “Bunun ne kadar süreceğine bağlı olarak 2026 piyasasının nasıl şekilleneceğini göreceğiz. İki hafta önce böyle bir senaryoyu neredeyse hiç konuşmuyorduk.” ifadelerini kullandı.














HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.