1. YAZARLAR

  2. Doç. Dr. Hakan ARIDEMİR

  3. ABD ve AB'nin Hindistan ile Yeni Ekonomik Koridor Projesi: Çin'e Karşı Alternatif Bir Yaklaşım
Doç. Dr. Hakan ARIDEMİR

Doç. Dr. Hakan ARIDEMİR

Kütahya Dumlupınar Üni.Öğr.Üyesi

ABD ve AB'nin Hindistan ile Yeni Ekonomik Koridor Projesi: Çin'e Karşı Alternatif Bir Yaklaşım

A+A-

G20 Zirvesinde, ABD ve AB, Orta Doğu ve Hindistan'ı demir yolu ve deniz yoluyla birleştiren büyük çaplı bir ekonomik koridor projesini desteklediklerini açıkladılar. ABD Başkanı Joe Biden, bu projeyi "gerçekten büyük bir anlaşma" olarak tanımladı. 

Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bu girişimi Delhi'de düzenlenen G20 liderler zirvesi sırasında duyurdular. 

Bu proje, Hindistan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, İsrail ve AB'yi gemi limanları ve demiryolu hatları aracılığıyla birleştirerek ticareti hızlandırmayı, ekonomik işbirliğini artırmayı ve bölgesel dijital bağlantıyı güçlendirmeyi amaçlıyor. 

Proje, Küresel Altyapı Yatırım Ortaklığı adını taşıyor ve Hindistan ile Avrupa arasındaki ticareti %40 artıracağı ve Biden yönetiminin desteklediği İsrail ile Körfez ülkeleri arasındaki ilişkileri güçlendireceği öngörülüyor. 

Hindistan'ı Ortadoğu ve Avrupa'ya bağlayacak olan ticaret koridoru projesi ile Çin'in Bir Kuşak Bir Yol projesi karşılaştırıldığında aralarında maliyet açısından önemli farklılıklar bulunuyor.

Çin'in Bir Kuşak Bir Yol projesi, özellikle "Orta Koridor" üzerinden demir yollarıyla yükleri taşıyarak avantajlı bir konuma sahip. Bir kere yük trenlere konulduğunda, en kısa yol olan Orta Koridor üzerinden Avrupa'ya düşük maliyetle taşınabilmektedir. Bu, daha az elleçleme gerektiren ve daha hızlı bir nakliyat süreci anlamına gelir, bu da maliyetleri düşürür. 

Öte yandan, Hindistan projesinde mallar önce Mumbai limanından gemilere yüklenir, ardından Körfez'de gemiden trenlere aktarılır, Hayfa limanına tekrar gemi ile taşınır ve Yunanistan'ın Pire limanına ulaştırılır. Bu süreç içerisinde defalarca yükleme ve boşaltma işlemi gerekmektedir, bu da lojistik maliyetleri artırır ve zaman kaybına neden olur. Ayrıca Çin bu güzergahtaki Hayfa, Pire gibi limanların işletmesini önceki yıllarda almıştı. 

Güzergahın karmaşıklığı ve birden fazla taşıma modu kullanılması, güvenilirlik sorunlarına yol açabilir ve zamanında teslimatları zorlaştırabilir. Bu da işletmeler için riskli bir durum oluşturabilir.

Hindistan'ı Ortadoğu ve Avrupa'ya bağlayacak olan proje, maliyetler açısından Çin'in Bir Kuşak Bir Yol projesine göre daha dezavantajlı görünüyor. Bu karmaşık ve maliyetli nakliyat süreci, Hindistan'ın ticari rekabet kapasitesini olumsuz etkileyebilir ve bu konuda dikkatli bir değerlendirme gerektirir. 

Proje ile Türkiye'de devre dışı bırakılıyor. Bunun da jeopolitik riskleri var. Ukrayna savaşı bunun imkansız olduğunu gösterdi. Ayrıca Doğu Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki dondurulmuş uyuşmazlıklar da projenin jeopolitik riskleri olarak sayılabilir.

Sonuç olarak, "Yıllar önce ABD, Rusya'ya karşı Çin'i destekleyerek kendine bir rakip yaratmıştı, şimdi de aynı şekilde Hindistan'ı mı rakip olarak yaratmaktadır?" gibi sorular bu süreçte akıllara gelebilir. 

Önceki ve Sonraki Yazılar