1. YAZARLAR

  2. Yakup KORKMAZ

  3. Hiç Bilmeyenden Sendikacılık Dersleri - 4 / Neden 'Denizci Emek'?
Yakup KORKMAZ

Yakup KORKMAZ

Hiç Bilmeyenden Sendikacılık Dersleri - 4 / Neden 'Denizci Emek'?

A+A-

Giriş

Hemen her 'deniz' dediğimiz ortamda 'denizci emek' ile ilgili çalışmaların aşaması sorulduktan sonra istisnasız ilk olarak 'neden özellikle denizci emek üzerinde duruyorsunuz' sorusu gelir, ardından da 'deniz endüstrisinin başka alanlarında sorun yokmuş gibi denizci emek üzerinde yoğunlaşıyorsunuz' yergisi. Bunun için başlık bir soru olarak koyulmuştur: 'Neden denizci emek?'

Sorunun yanıtını vermeden önce deniz sanayinin etmenlerine bir göz atmak uygun olacaktır:

(1) Endüstrinin dününü ve bugününü değerlendirip geleceğine ait tasarılar geliştirerek endüstriye yön verecek 'denizci akıl';

(2) Akıllı yatırımlar ile endüstriye hayat veren 'denizci sermaye'; ve

(3) Her alanında yer alarak deniz endüstrisini ayakta tutan, bu endüstri için terleyen her insanın yer aldığı 'denizci emek'.

Aralarında zorlanmadan geçişler yapılabilen bu sivil toplum örgütlerinin her birinin endüstrideki etkilerini ele alarak incelemek ve her birine uzun süreler ayırarak tartışmak gerekir. Ancak bunlardan bir tanesinin ne incelenecek ne de tartışılacak durumu vardır ‘denizci emek’. Çünkü;

(a) Denizci akıl örgütlenmesi çok yeni olmasına rağmen devrim sayılabilecek zihniyet değişikliğine giderek gerçek işlevini kazanmış, endüstrideki yerini büyük bir hızla almış ve adına yakışan çalışmalara başlamıştır.

(b) Denizci sermaye, kolayca giderilebilecek eksikliklerinin yarattığı aksaklıklar ile birlikte, görevini yapmaktadır oysa.

(c) Denizci emek olduğunu ileri süren ama kocaman görüntüsü altında değerini ve önemini yitirerek geçerliliği kalmamış, eskimiş (kadük=caduk) bir yapı olarak kalmış örgüt, denizci emeği paramparça etmekten başka bir işlev görmemektedir.

Her üç etmenin işlevini insan yürütür. Yukarıdaki etmenleri bir arada düşünerek; deniz sanayisini, endüstriyi omuzlarında taşıyan insanları kafamızda, zihnimizde canlandırmaya çalışalım. Önce kişisel tanıdıklarımızdan yola çıkarak gittikçe genişleyen bir topluluk olarak tahayyül edelim ve endüstride olan her tanıdığımız insanı bu topluluğun içine alalım. Her bir insanın mesleğini düşünelim ve 'falanca şu işle, filanca bu işle' diyerek kişileri yaptıkları işlerine göre tasnife çalışalım. Bu yöntemin uygulanmasının sonunda deniz endüstrisine katkı yapan her insanın belli bir kümede yer aldığını görürsünüz. Kümeler, yukarıda belirlediğimiz etmenlerdir: 'Denizci akıl', 'denizci sermaye' ve 'denizci emek'.

Sayılan kümeleri oluşturan insanların yaşadığı yer 'denizci yurt' olarak adlandırılır. Ve bu yurtta yaşayanlar da 'denizci ulus'.


Bilgi: 'Denizci akıl', 'denizci sermaye' ve 'denizci emek' sıralamasına bile takılacak kadar önyargılı insanlar olduğunu biliyorum. 'Neden denizci emek son sırada?' diye soranlara, 'neden denizci sermaye ikinci sırada?' sorusu ile yanıtlamayı tercih ediyorum. Ülke ekonomisine etkisi ölçümlemelerde yüzdeye girmekte zorlanan deniz endüstrisinin önder olması gerektiğini düşünen ve bunun için elinden geleni ardına koymayan bir kişi olarak, farklı açılardan bakan ve değişik yöntemler öneren fikirlere hep açık oldum. Yukarıdaki kümelendirme için de ezber bozan fikirlere ve tasarılara açığım. Bu fikirler tamamlayıcı olabilir, düzeltici olabilir, hatta benimkileri kaldırıp atan ve tamamı ile zıt fikirler dahi olabilir. Ancak, yıllar içinde üzerinde çok düşünülüp kafa yorulan ve bir işe yaramayacağı belirlenen yöntemler öneren düşüncelere sahip kafalar ile tartışmıyorum, tartışamıyorum, tahammülsüzlük gösteriyorum. Fakat bu düşüncenin değerinin olduğunu da biliyorum. En azından kendim için doğruyu bulmada etken olduklarının farkındayım. Ancak doğruluğunun dayatılmasına tahammül edemiyorum. Böyle bir düşünce ile baş etmek için şu yönteme başvuruyorum:

'İleri sürülen fakat eskiden denenmiş bir düşüncenin ürünü yöntemin sonuçlarını ortaya koyuyorum. Bugüne ayna tutmaya çalışıyorum.'


Denizci Yurt Denizci Ulus

'Denizci yurt, denizci ulus' cümlesinin öylesine, dikkat çekmek için kullanılmış sözcükler olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Tam aksine, üzerinde kafa yorularak hedefini koymuş, Mustafa Kemal Atatürk’ün ülküsünün, tam da ulu önderin istediği yönde geliştirilmiş ve ilerletilmiş bir düşüncenin ürünüdür 'denizci yurt, denizci ulus'.

Zaten birçok iç denizi ve gölü, ayrıca akarsuyu barındıran bu coğrafyanın denizci yurt olması kaçınılmazdır. Sorun coğrafya insanının kendini karacı zihniyete hapsetmesidir. Küre parçasının bu bölümünde yaşayanların denizci ruhunu açığa çıkaracak yöntemler bulunmalıdır.

İlk yapılan durum saptamasıdır. Yukarıda sözü edilen etmenler, kümeler ve diğerleri denizci ruhu açığa çıkaracak en doğru yöntemin bulunmasını sağlayacaktır. Ancak yukarıdaki ayrıltı (c) içinde de sözü edildiği gibi 'denizci emek' etmeninin örgütlenmesi sorunludur. Denizci emek örgütlenmesi doğru olarak yapılmadığı sürece denizci ruhu açığa çıkaracak yöntemi oluşturmak imkânsızdır.

Denizci emeğin örgütü olduğunu ileri süren 'şey', altmışlı yetmişli yılların siyasi ve sosyal fikri akımlarının etkisi ile tam bir 'kavgacı', 'öğütücü' ve 'parçalayıcı' görüntüsü vermektedir. Artık iflâs ettiğinden dünyanın her yerinde terk edilen ideolojik yaklaşımlarla 'denizci emek' ne örgütlenebilir ne de böyle bir örgüt denizci emeği temsil edebilir. Yarım asırdan da öncelerde kalmış, evrenselliği daha o yıllarda kabûl görmemiş fikri yapıların günümüzün ihtiyaçlarını karşılayacağı düşünmek, en hafif deyimle, saflık olur.


Bilgi: Diğer taraftan örgütü babasının mirası olarak görmek ve bu durumu muhafaza etmek örgüt yöneticileri tarafından marifet olarak sunulmaktadır. Örgütün geçmiş dönem yöneticilerinin geliş ve gidişleri incelendiğinde Bizans saray entrikalarına taş çıkartacak manevralara rastlarsınız. Kurulmasında başvurulan sistem yanlış olduğundan mevcut örgütün ıslahı mümkün değildir!


Denizci Emek Örgütlenmesi Nasıl Olmalıdır?

Geçmişte yapılan hatalardan ve mevcut durumdan ders alınarak kurulacak denizci emek örgütü için ilk hedef 'deniz endüstrisinde emek veren her bireyin temsili' olmalıdır. 'Her birey', deniz endüstrisinin etmenlerini işletenlerdir. Bu insanların her biri, biri diğerini ‘ötekileştirmeden’ örgüt içinde temsil edilmelidir.

Denizci Emeği Örgütleme Çalışmalarında Sıralama

İlk önce, örgütleme sırasında yeni kullanıma girecek veya eskiden de kullanılan kavramların, sözcüklerin tanımları yapılmalıdır. Tanımlar denizci emek ile ilgili her konuda sözü edilen her bir sözcüğü içermeli, kullanılmış herhangi bir sözcük için kafalarda soru işareti oluşmamalıdır.

İkinci olarak, denizci emeğin yer aldığı ve deniz endüstrisinde hizmet veren mesleklerin alanları; üçüncü olarak, meslek alanlarının hizmet verdiği deniz endüstrisi alanları belirlenmelidir.


Bilgi: Deniz endüstrisindeki hizmet alanları 'tersanecilik', 'deniz taşımacılığı', 'deniz turizmi', 'balıkçılık' ve 'deniz-kara arayüz' hizmet alanları olarak belirlenmiştir.


Özetlersek, deniz endüstrisinde denizci mesleklerden herhangi birini icra eden herhangi bir kişinin yer aldığı endüstri alanındaki sınıfı o kişinin 'deniz emek sınıfı’ olacaktır.

Örgütlenmede dikkat edilecek en önemli husus, alışılagelen hiç bir yöntemin kullanılmamasıdır. Örneğin, denizci sermayede hizmet veren herhangi bir kişinin, sermayenin sahibi dahi olsa denizci emek sınıflandırmasına girmesi ve denizci emek örgütü tarafından temsili gereklidir. Başka bir deyişle yeni denizci emek örgütü, deniz endüstrisinin önder olacağı denizci yurtta denizci ulusun ruhunu açığa çıkaracak denizci emeğin tümünü temsil edecek bir yapıda olmalıdır.

Böyle bir örgütün ilk işi, alınabilecek en az verimle işleyen denizci emeğin en yüksek verimle kullanma yöntemlerini tespit etmek olmalıdır.

Denizci Emek Nasıl Temsil Edilmelidir?

Denizci emeği temsil eden bir kurum, her bir kişinin kendine yer bulabileceği bir kuruluş olmalıdır. Amaca uygun işlemesi ve işlevini sürdürebilmesi için kurumun bölümlerindeki görev dağılımının temelini bilgi ve yeteneğe dayandırmak gerekecektir. Bu nedenle “seçim” ve “atama” ile tespit edilmek üzere iki yönetici özelliği öne çıkar.

Örgüt resminin içinde yer aldığı tüzük ayrıca her bir birim ve birim yöneticisinin yetkileri ve sorumluluklarını da ayrıntılı olarak vermelidir.

Üye Yapısı

Denizci emeğin üyeleri aşağıdaki alanlarda çalışanlardır:

1) Tersaneler
2) Deniz taşımacılığı
3) Balıkçılar
4) Deniz Turizmcileri
5) Deniz / kara arayüz hizmetleri

Her bir alan içindeki üyeler, üyelik haklarında herhangi bir ayrım yapmaksızın “denizci meslek” sınıflarına ayrılırlar, emek karşılıkları bu sınıflandırma ile tespit edilir.


Bilgi:
Yaklaşık dört yıl süren çalışmalar sonunda aşağıdaki «üye yapısı» deyimi ve sıralama "Ülke Neden Denizcileşmelidir?" başlıklı yazımızda endüstrinin paydaşları başlığı altında şöyle sayılmıştır:
1) Tersaneciler
2) Balıkçılar
3) Taşımacılar
4) Üreticiler
5) Turizmciler
6) Destek Hizmeti Sağlayıcıları


Allah selâmet versin.

Bu yazı toplam 2404 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.