1. YAZARLAR

  2. Cem Devrim YAYLALI

  3. Denizde Lojistik Destek
Cem Devrim YAYLALI

Cem Devrim YAYLALI

Serb. Deniz. Yazarı ve Analist

Denizde Lojistik Destek

A+A-

“Bir ordu midesinin üzerinde yürür” sözü Napolyon Bonapart'a atfedilir. Ünlü komutan bu sözle bir ordunun savaşmak için sadece silah ve cephaneye değil aynı zamanda yiyecek, içecek ve diğer malzemelere de ihtiyaç duyduğunu ifade etmişti. Bir askeri birliğin sahip olduğu lojistik destek, savaşma yeteneği için hayati önem taşır. Bu o zaman da doğruydu ve bugün de doğrudur.

Açık denizlerde ve ana limanlarından kilometrelerce uzakta faaliyet gösteren donanmalar özellikle güvenilir ve verimli organize edilmiş lojistik destek sistemine ihtiyaç duymaktadır.

Yelken çağında, bir geminin açık denizlerde ne kadar kalabileceğini belirleyen ana sarf malzemeleri, gemilerdeki yiyecek ve su idi. Ancak buharlı motorların devreye girmesiyle birlikte gemiler, ilerlemek için gerekli motorların yakıtlarını da artık geminin içinde taşımak zorundaydı. Ve bu yakıtın varış limanına ulaşmadan önce tükenmesi felaket anlamına geliyordu. Motorlar gemilerin hızını artırmış ve hareketlerini rüzgârdan bağımsızlaştırmıştır. Ama öte yandan da gemileri özellikle uzun mesafeli seferlerde sık sık limanlara uğrayıp yakıt ikmali yapmak zorunda bırakmıştır.

Savaş gemilerinde kömürün yakıt olarak kullanılmasından sonra donanmalar için kolonilerde veya dost ülkelerde kömür ikmali yapılacak limanlara ihtiyaç duyulmaya başlanmıştı. Üzerinde güneş batmadığı söylenen Britanya İmparatorluğu, emperyal gücünün zirvesindeyken, tüm okyanuslarda kömür ikmal istasyonları olarak hizmet veren birçok adayı kontrol ediyordu ve kolonilerinde birçok ikmal limanı vardı.

Gemilerin kömür ikmali için limana veya kömür taşıyan bir gemiye yanaşıp yakıt ikmali yapması hem uzun sürüyor hem de geminin mürettebatına ek yük oluyordu. 1904 Rus - Japon savaşı sırasında Vladivostok’a yola çıkan Rus Baltık Filosu seyri sırasında 30 ila 40 kere kömür ikmali yapmak zorunda kalmıştı. Ayrıca Tsushima Deniz Muharebesi sırasında Japon gemilerinden atılan mermiler Rus gemilerinin güvertelerinde istiflenmiş yedek kömürü tutuşturmuş ve gemilere zarar vermiş, geminin savaşma yeteneğini azaltmıştır.

Kömürün hacimli bir yakıt olması seyir halindeki bir gemiden başka bir gemiye kömür ikmali yapılmasını da imkânsız denilecek kadar zorlaştırıyordu. Her ne kadar hem Amerikan hem de İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri seyir halindeki iki gemi arasında kömür ikmali yapılması ile ilgili çeşitli çalışalar yapıldıysa da bunlar deneysel niteliğin ötesine geçmedi ve genel bir yaygınlık kazanmadı.

Gemilerde petrol ile çalışan içten yanmalı motorların kullanılmaya başlanması, çok ciddi gelişmelere yol açtı. Birincisi petrol kömüre kıyasla daha yoğun bir yakıt olduğu için daha az depo alanına ihtiyaç duyurdu. Ayrıca petrol sıvı bir yakıt olduğu için saklanması ve bir gemiden başka bir gemiye aktarılması da çok daha kolay ve hızlıydı.

İki dünya savaşı arasındaki geçen dönemde gene başta Amerikan Deniz Kuvvetleri ve İngiliz Kraliyet Deniz Kuvvetleri tanker gemilerden diğer savaş gemilerine seyir halinde iken yakıt ikmali yapmanın güvenli ve hızlı yöntemleri üzerinde çeşitli çalışmalar yaptılar. Ama II. Dünya Savaşı sırasında devam eden ikmal tekniklerini mükemmelleştirmeyi başaran ABD Donanmasıydı. Amirali Chester Nimitz'in dediği gibi seyir halinde ikmal, ABD Donanmasının II. Dünya Savaşı'ndaki gizli silahıydı.

Seyir halinde ikmali sadece yakıt ile sınırlamamak gerekir. Cephane ikmali özellikle II. Dünya Savaşı sırasında oldukça kritik bir konu oldu. 1944 yılının sonlarında, Amiral Raymond Spruance, Iwo Jima ve Okinawa'nın planlanan işgallerine yönelik hava tehdidini ortadan kaldırmak için Japonya’da bulunan hava üslerine ve destek tesislerini bombalamaya hazırlanıyordu. Kendi emrinde bulunan 12 uçak gemisini ve ilgili refakatçilerini operasyonda tutmanın önündeki başlıca engelin yakıt değil, mühimmat olacağını fark etti. Gemilerin taşıdıkları mühimmatlarını harcaması sadece üç gün sürecekti, bundan sonra ikmal için 2000 deniz mili uzaktaki Ulithi Mercan Adası'na 12 günlük bir seyir yapmaları gerekecekti. Bu durumda Amiral Spruance’nın görev kuvveti TF-58 bir ayda sadece altı gün düşmanı bombalayabilecekti.

Bu yüzden Amiral Spruance, denizde mühimmat ve diğer katı yükün transferi için bir yöntemin geliştirilmesini emretti ve nihayetinde Yarbay Burton Biggs tarafında geliştiren yöntemi onayladı.  

Sadece birkaç hafta sonra, içinde birkaç ikmal gemisini de bulunduran TF-58, Japonya’yı bombalamak için göreve başladı. Görev gücü üç günün ardından mühimmatını tüketince operasyon bölgesinde ayrılıp 40 deniz mili uzunluğunda bir hat oluşturuyordu. Görev kuvvetinde bulunan muharip gemiler ikmal gemilerinden sırası ile yakıt, sonra mühimmat sonra da dondurulmuş gıda ve diğer malzemenin ikmalini yapıyordu. Bu yöntem sayesinde görev kuvveti her üç günlük operasyonun ardından 12 gün değil sadece 2 gün operasyon bölgesinden uzak kalarak eksilen yakıt, cephane gıda ve diğer malzemelerini tamamlama imkânı buluyordu.

Mart ile haziran ayları arasında TF-58 görev kuvvetinde bulunan gemilere 15.398 torba posta ulaştırıldı. Gemiler 16.373 ton bomba harcadı ve 2.219 ton soğutulmuş gıda, 4.005 ton diğer malzeme ve yaklaşık 426 milyon galon akaryakıt ve 26 milyon galon uçak yakıtı tüketti. Tüketilen akaryakıt miktarı Japonya’nın 1944 yılında üretebildiği veya ithal edebileceğinden daha fazlaydı.

Savaştan sonra, ABD Donanması'nın Pasifik'te görev gruplarını çalışır durumda tutma başarısı, diğer donanmalar, tedarik edilen gemileri devam ettirme sanatını öğrendi. II. Dünya Savaşı'ndan sonra tasarlanan modern sistemler, ikmal sırasında hem mal transferini hem de gemileri yerinde tutmayı kolaylaştırdı. Gemilerin yakıt, mühimmat ve kuru yük taşıma ve aktarma ihtiyacı giderek arttı.

Daha önceki ikmal gemileri esas olarak yalnızca bir tür tedarik taşıyordu. Yakıt, mühimmat ve kuru mal ihtiyacı olan bir savaş gemisi, üç farklı gemiden üç transfer yapmak zorunda kalıyordu. Günümüzde donanmalar, eğer güçleri yetiyorsa, tedarik gemilerini tek bir gemide birleştiriyorlar. Bu lojistik destek gemileri, konuşlandırılmış ve operasyonel görev grubunun ihtiyaç duyduğu tüm gerekli öğeleri taşıyorlar.

arif-ekmekci.jpg

Türk Deniz Kuvvetleri de kendi ikmal ihtiyacı için TCG Akar, TCG Yarbay Kudret Güngör ikmal gemileri ile 2021 yılında hizmete giren Yüzbaşı Güngör Durmuş lojistik destek gemisini kullanmaktadır. İkinci gemi Üsteğmen Arif Ekmekçi’nin ise inşa faaliyetleri devam etmekte olup 2023 yılında hizmete girmesi planlanmaktadır.

Türk Deniz Kuvvetleri ayrıca Dünya denizlerinde icra edilecek harekâtlarda ulusal ve uluslararası görev kuvvetlerini desteklemek üzere tedarik edilmesi planlanan Denizde İkmal Muharebe Destek Gemisi (DİMDEG) projesi başlatmıştır.

Bu geminin ana görev fonksiyonu komuta kontrol ve muharebe hizmet desteğidir. Amfibi Harekât ve Malzeme Nakli görev fonksiyonu ile Barışı Destekleme ve Doğal Afet Yardım Harekâtına da katkı sağlayacaktır.

tcg-derya.jpg

TCG Derya ismini alacak olan geminin inşa faaliyetleri Yalova’da Sefine Tersanesinde devam etmektedir. Tamamlandığı zaman Türk Deniz Kuvvetlerinin ikinci en büyük gemisi olacaktır. Gemi 194,8 metre uzunluğa, 24,4 metre genişliğe, 22 bin ton deplasmana, 4 bin 500 deniz mili menzile ve 30 günü aşan ikmalsiz denizde kalma süresine sahiptir. Geminin en az 10.000 ton akaryakıt 750 ton su, 270 metre küp kuru yük ve en az 8 adet standart ISO konteyner taşıması planlanıyor. Geminin iskele ve sancak tarafında biri kuru diğeri sıvı malzeme ikmali yapacak ikişer adet aktarım sistemi bulunuyor.

DİMDEG’in tasarımı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından tamamlanmıştır. Geminin 2024 yılında hizmete girmesi planlanmaktadır.

Not: Bu yazı Deniz Endüstri dergimizin Eylül-Ekim 2022 86. sayısında yayımlanmıştır.

Bu yazı toplam 1048 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.