1. YAZARLAR

  2. Osman ÖNDEŞ

  3. Çanakkale Boğazı’nda batmış olan Dumlupınar Denizaltısı’nı şehitleriyle birlikte satmak istediler
Osman ÖNDEŞ

Osman ÖNDEŞ

Gazeteci, Yazar ve Tarihçi

Çanakkale Boğazı’nda batmış olan Dumlupınar Denizaltısı’nı şehitleriyle birlikte satmak istediler

A+A-

Önce Dumlupınar Denizaltısı’nın yürekler yakan akıbetini okuyunuz. Bu faciayı Detek Başkanı Ali Enes Edis, Dumlupınar Denizaltısı’nın derin denizlere gömüldüğü 4 Nisan1953 tarihinin yıldönümünde anlatsın; “NATO tatbikatından dönerken Çanakkale Boğazı’nın Nara Burnu açıklarında İsveç bayraklı yük gemisi Naboland ile çatışarak batan Dumlupınar denizaltısında şehit olan 81 denizci anıldı. 

dumlupinar-denizaltisi-001.jpg

Akdeniz’de NATO’nun Mavi Deniz Tatbikatı’na katılan TCG Dumlupınar, 4 Nisan 1953’te Gölcük’teki Donanma Komutanlığı’na dönmek için girdiği Çanakkale Boğazı’nda İsveç bandıralı Naboland gemisiyle çatışması sonucu batmıştı. 

Nara Burnu’nın 85 metre altına batan Dumlupınar’ın güvertesindeki ve köprü üstündeki 5 bahriyeli er kurtulmuştu. 72 saat süren uğraşlara ve tüm çabalara rağmen 81 denizaltıcı kurtarılamazken, Türk denizcilik tarihinin en acı facialarından biri yaşanmıştı. Dumlupınar, Türk denizcilik tarihinin en trajik olayı olarak tarihe geçerken içindekilerin kurtarılması için gösterilen tüm çabalar sonuçsuz kalmıştı.

enis-edes-dora-asansoru.jpg“Enis Edes DORA2 Asansörü ile 85 metre derinlikte yatan Dumlupınar Denizaltısı’na indi”

Facia sırasında güvertede bulunan astsubaylar Hüseyin Akış ve Hüseyin İnkaya ile Kurtarma Gemisi dalgıç astsubaylarından Yılmaz Süsen’in yakın yıllarda vefatı ile hiç şehidi kalmayan TCG Dumlupınar, yakın deniz tarihimizin 85 metre derinlikteki hüzünlü hatırası. 

4 Nisan, Türk denizaltıcılığının en kara günü olarak deniz tarihimize geçerken 2003 yılında yapılan özel bir dalışla anılmıştı. Derin deniz teknolojisiyle ilgili önemli işler yapan DETEK şirketinin kurucusu Enes Edis, Dumlupınar’ın batmasının 50’inci yılında ilk kez sivil bir dalgıç olarak denizaltıya inmişti. Çanakkale Boğazı’nın 85 metre derinliğinde yatan Dumlupınar’a modern teknoloji ile bile dalmanın çok zor olduğunu söyleyen deneyimli dalgıç Enes Edis duygularını Deniz Kartalı okuyucuları için yaşadıklarını anlatmıştı.

Şöyle diyordu; “Dumlupınar’a kendi tasarımımız olan özel bir ekipmanla daldım. Derinlere inerken bölgedeki çok kuvvetli akıntıyı aşmamız gerekiyordu. Dönemin Çubukludaki Kurtarma Sulaltı Komutanlığı Komutanı Albay Vedat Dora’nın geliştirdiği asansörü temel alarak modern ve özel bir asansör dizayn ettik. Bu asansörün adını Vedat Dora’ya ithafen “Dora2” koyduk. 

Bu asansörü kullanarak boğazın kuvvetli akıntılarını geçerek Dumlupınar’ın kıç torpido dairesi üzerine indim. Etraf karanlıktı yani hiç ışık yoktu. Denizaltı bir balina gibi denizin altında yatıyordu. Battı şamandırasının fırlamış olduğu yuva boştu. Battı şamandırasının yuvasına, deniz şehitlerimizin anısına ‘Vatan Size Minnettardır’ yazan bir plaket koydum. O sırada gözüme kıç torpido dairesinde 22 denizcimizin son konuşmalarını yaptığı yerden yüzeye doğru çıkan hava kabarcıkları gördüm. O kadar etkilendim ki sanki oradan yüzeye çıkmak isteyen yaşamlar varmış gibi geldi. Bu manzarayı hala unutamam.”

Çandan çıktığım anda akıntıya kapılıyordum
İnsan vücudu için çok fazla derin olan TCG Dumlupınar’a dalmak, Çanakkale Boğazı’nın şiddetli akıntısıyla birleşince çok ince matematik hesaplamaları ve hassas planlamalar gerektirdi. Dalış yüzey destekli gaz karışımı helyum oksijen ile gerçekleşti. Dumlupınar 85 metredeydi ve sancağına (sağına) 15 derece yatıktı. En önemlisi ise baş tarafı eğimle birlikte 100 metreye kadar gidiyordu. 

ABD donanmasının kullandığı tablo ile dalış yaptım. 20 dakika dip zamanı kullandım. Çıkışta 39 metrede ilk deko’yu (azot atımı için bekleme) yaptım. 20 dakika dip zamanından sonra toplam 142 dakika su içinde bekledim. Toplam dalış süresi ise 170 dakikaydı. Ayrıca 1 saatten fazla gemideki basınç odasında oksijen deko’su yaptım. Tüm operasyon Detek Salvor isimli dalgıç gemimizle yapıldı. 

Çok şiddetli akıntı olduğu için 4 yandan çapalama sisteminin bulunduğu gemide aynı zamanda uzaktan kumandalı sualtı aracı (ROV), basınç odası ve tüm dalış ekipmanları bulunuyordu. En önemlisi çan dalışı olduğunu vurgulamak isterim. Çan olmadan dalmak mümkün değil. 50 yıl önceki teknoloji ile yapmanın ne kadar imkânsız olduğuna şahit oldum. Yine de ellerinden geleni yapan dalgıçlara büyük saygı duyuyorum. Dönemin şartlarında kahramanları kurtarmak için insanüstü çaba gösterdiklerini anladım.”

Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı Komutanı Gv. Dalgıç Alb. Vedat Dora komutasında Kurtaran denizaltı kurtarma gemisi ile Çanakkale’ye intikal etmiştik.
Dumlupınar Denizaltısı felaketi meydana geldiği günlerde ben Kurtaran’da görevli çok genç güverte zabiti idim. Dumlupınar Denizaltısını hiç olmazsa satha çıkarmak ve Nara’da sahile oturtmak umuduyla Alb. Vedat Dora’nın tüm çalışmalarında yer aldım. Müthiş günlerdi…

Dehşet verici dip akıntılarına rağmen Dumlupınar’a ulaşan fedakâr Derinsu dalgıcı astsubaylarımızı minnetle ve rahmetle anıyorum.

Ne yazıktır ki, Dumlupınar Denizaltısı battığı derinlikten kurtarılamadı ve 81 şehidimizin naaşları bunca yıl sonrasında toprağa verilemedi.

Fakat seneler sonrasında Resmî Gazete’deki Hizmet dışı Harp Gemileri Satışına dair kahredici İlanı gördüm.
16 Şubat 1955 Tarihli Resmî Gazete’nin Müderecat / Konular sayfasında şöyle yazılmıştı;
“Kadrodan çıkarılmış bulunan harp gemilerinden, Mecidiye, Bandırma, Kemalreis gemileri ile Dumlupınar Denizaltı Gemisi (Çanakkale’de batık), Şimşek, Bora, Kasırga, HB8, Doğan, Martı, Tayfun hücumbotları, çamur dubası ve torpido takip motoru ile zorlu motorunun satılmasına dair kanun” …

Nee… Çanakkale’de Batık Dumlupınar Denizaltı Gemisi, Hükümet tarafından hurdacılara mı satılacak?...
Bayılabilirdim… Kahrolabilirdim… O günlerde intikal eden Resmî Gazeteleri taradım; Rezalete ait müzakereyi ve karar metnini görüntülüyor ve aktarıyorum; 

tbmm.jpgT.B.M.M. Zabıt Ceridesi
Cilt: 4, İçtima: 1
Otuzbirinci İnikat
24 Ocak 1955, Pazartesi
Münderecat (İçindekiler)
…Müzakere edilen maddeler
– Kadrodan çıkarılmış bulunan harb gemilerinden Mecidiye, Bandırma, Bafra, Kemal Reis gemileri ile Dumlupınar denizaltı gemisi, Şimşek, Bora, Kasırga, Yıldırım, HB 8, Doğan, Martı, Tayfun hücum botları, Çamur dubası ve torpido takip mötoru ile Zorlu mötorunun satılmasına dair kanun lâyihası (Yasa Tasarısı), ve Milli Müdafaa, Maliye ve Bütçe Encümenler mazbatalarının okunması (1/121).

tbmm-001.jpgREİS: Reisvekili Esat Budakoğlu 
KÂTİPLER: Ömer Mart (Kayseri), Sedat Baran (Çorum)’dur.
Reis, Milli Müdafaa Vekili’nin bulunmadığının hatırlatıldığını ve bu sebepten müzakereyi; Dahili Nizamname gereğince bir defaya mahsus olmak üzere tehir ettiğini açıklamıştır.

Buna karşın Reis (Oturum Başkanı) bu yasa tasarısının tümü üzerinde söz isteyen olup olmadığını sormuş ve sadece Antalya Milletvekili Burhanettin Onat söz alarak şunları söylemiştir; “Muhterem arkadaşlar, vakit vakit gerek ticaret gerek harp gemilerimizden, zamanını tamamlamış olanlar satılığa çıkartılır. Bunlar ecnebi firmalar tarafından satın alınır, bozulur, götürülür, izabe edilir ya makine ya tekne olarak, veyahut demir boru olarak yine bize getirilip satılır. Bugün demir üzerinde işleyen fabrikalarımız vardır ve demir üretimi yetmediği için memleket bilhassa demir mesnuatı sıkıntısı içindedir, demir sıkıntısı içindedir. Acaba bunları haraç mezat yok bahasına satacak yerde, acaba Hükümet parçalayıp izabe etse de bugün demir ihtiyacına bir raddeye kadar olsun cevap verse daha iyi olmaz mı? Bu husus Hakkında hükümetin izahat vermesini rica ediyorum (Doğru sesleri)…

Reis - Heyeti umumiyesi hakkında başka söz isteyen yoktur…
Maddelere geçilmesini reyinize arz ediyorum. (Cevap istiyor sesleri) 
Reis - İzahat istenmektedir. Milli Müdafaa Vekili yoktur. Bu sebepten müzakereyi; Dahili Nizamname gereğince bir defaya mahsus olmak üzere tehir ediyorum. 

adsiz-018.jpg

TBMM 31 Ocak 1955 günü tekrar toplanıyor
TBMM  31 Ocak 1955 günü tekrar toplanmış ve tasarı halinde olan 6462 Sayılı Yasa’nın maddelerini müzakere etmiş ve birinci maddesi tekrar okunmuştur. Okunan birinci madde tekraren şöyledir; – Kadrodan çıkarılmış bulunan harb gemilerinden Mecidiye, Bandırma, Bafra, Kemal Reis gemileri ile Dumlupınar denizaltı gemisi, Şimşek, Bora, Kasırga, Yıldırım, HB 8, Doğan, Martı, Tayfun hücum botları, Çamur dubası ve torpido takip motörü ile Zorlu motörünün halen bulundukları vaziyette pazarlıkla satılmalarına izin verilmiştir. 

Bu madde okunduktan sonra Başkan Madde hakkında söz isteyen olup olmadığını sormuş ve şöyle devam etmiştir; “Madde hakkında söz isteyen yok. Maddeyi reyinize arz ediyorum. Kabul edenler... Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.”

MADDE 2 - Bu kanun neşri tarihinden itibaren geçerlidir.

Çanakkale Boğazı’nda 85-100 Metre derinlikte 81 şehidi ile yatan Dumlupınar Denizaltısı’nı “Halihazır- Olduğu gibi” satışa çıkartan Hükümet üyeleri kimlerdi…

Başbakan: Adnan Menderes 
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı: Fatin Rüştü Zorlu
Devlet Bakanı: Mükerrem Sarol
Adalet Bakanı: Osman Şevki Çiçekdağ
Milli Savunma Bakanı: İbrahim Ethem Menderes
İçişleri Bakanı: Namık Gedik
Dışişleri Bakanı: Mehmet Fuad Köprülü
Maliye Bakanı: Hasan Polatkan
Millî Eğitim Bakanı: Hüseyin Celal Yardımcı
Bayındırlık Bakanı: Kemal Zeytinoğlu 
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı: Behçet Uz 
Gümrük ve Tekel Bakanı: Emin Kalafat
Ulaştırma Bakanı: Muammer Çavuşoğlu
Tarım Bakanı: Nedim Ökmen
Çalışma Bakanı: Hayrettin Ökmen
İşletmeler Bakanı: Ahmet Ağaoğlu

dumlupinar-denizaltisi-1-001.jpg
16 Şubat 1955 tarihli Resmi Gazete’de  yeralan satış ilanı

6462 Sayılı Yasa ile satışa çıkartılan Çanakkale’de 85- 100 metre derinlikteki Dumlupınar Denizaltısı Şehit Listesi:

KOMODOR: Kurmay Albay Hakkı Burak.

SUBAYLAR: Makine Kıdemli Yüzbaşı Naşit Öngören, Makine Yüzbaşı Affan Kayalı, Güverte Üsteğmen İsmail Türe, Makine Üsteğmen Fikret Coşkun, Güverte Teğmen Bülent Orkunt, Güverte Teğmen Macit Şengün, Makine Asteğmen Ahmet Er.

ASTSUBAYLAR: Torpido Kd. Başçavuş Hayrettin Şevki Özsekban,Motor Kd. Başçavuş Mehmet Emin Akan, Seyir Kd. Başçavuş Ömer Öney,Motor Kd. Başçavuş Mehmet Fidan, Telsiz Kd. Başçavuş Sait Yıldırım, Motor Başçavuş Ulvi Erhazar, Elektrik Kd. Başçavuş Mehmet Ali , Telsiz Başçavuş Ziya Okuturlar, Elektrik Başçavuş Fevzi Gürsan, Motor Kd. Başçavuş Mehmet Denizmen, Motor Başçavuş Sabri Güdeberk, Elektrik Üstçavuş Salahattin Çetindemir, Motor Başçavuş İhsan Yeter, Telsiz Üstçavuş Kemal Acun, Elektrik Üstçavuş Cemal Kaya, Motor Başçavuş Hasan Cebeci, Motor Astsb. Çavuş A.İhsan Coşkun, Torpido Başçavuş M.Niyazi Başaroğlu, Elektrik Üstçavuş Hüseyin Uçan, Elektronik Astsb.Çavuş İlhan Aral, Elektrik Üstçavuş Zeki Gider, Torpido Astsb. Çavuş Bahri Sertesen, Elektrik Astsb. Çavuş M.Ali Yılmaz, Top Üstçavuş A.Naci Özaydın, Top Astsb. Çavuş Şaban Mutlu, Elektrik Astsb. Çavuş Selami Özben, Torpido Astsb. Çavuş H.İbrahim Altıntop, Motor Astsb. Çavuş Mustafa Doğan, Radar Astsb. Çavuş Hamdi Reis, Elektronik Astsb. Çavuş Samim, Nebioğlu, Motor Astsb. Çavuş Tuğrul Çubuk, Motor Astsb. Çavuş M.Zeki Açıkdağ, Radar Astsb. Çavuş Necdet Yaman, Top Astsb Çavuş İhsan İçdemir.

GÜVERTE ERLER: Kadir Demiroğlu, Galip Yılmaz, Kenan, Mehmet Demirel, İsmail Özdemir, Nuri Acar, Mehmet Demir, Hüseyin Kaya, Mustafa Taşçı, Enver Uçar, Fikri Ulaştırıcı, Hüseyin Sayın, Hasan, Mehmet, Ahmet Özboya, Ahmet Günal, Feridun Kırçalı, Ali Gökçü, Hasan Arslan. 

MAKİNE ERLER: Bekir Sarı, Mustafa Özsoy, Hasan Kelleci, Yusuf Emir, Hüdai Çağdan, Murat Suyabatmaz, Niyazi, Ülfettin Akar, Necati Galan, Nurettin Alabacak, Ali Arslan, İbrahim Özsoy. 
Allah Rahmetler Eylesin.

Bu yazı toplam 879 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar