
Kalkavan'dan çarpıcı uyarılar: "Dünya dijital çağa, biz ise verimlilik krizine girdik"
Metin Kalkavan, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi'nde yaptığı konuşmada dünyadaki dijital dönüşümden yapay zekâya, Türkiye'nin üretim sorunlarından tersanelerin rekabet gücüne kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
5. Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında düzenlenen "Denizcilik Duayenlerine Saygı" oturumunda konuşan Turkon Holding Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, dünya ekonomisinden jeopolitik gelişmelere, yapay zekâdan siber güvenliğe, Türkiye'nin üretim sorunlarından gemi inşa sanayine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına iki gün boyunca zirveyi yakından takip ettiğini belirterek başlayan Kalkavan, Denizcilik Genel Müdürü Ünal Baylan'ın uzak yol kaptanı olduğunu zirve sayesinde öğrendiğini ifade etti. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olduğunu ve Plymouth Üniversitesi'nin ilk Türk yüksek lisans öğrencilerinden biri olduğunu söyleyen Kalkavan, konuşmasını farklı bir perspektiften yapmak istediğini belirtti.
"Dünya hiç olmadığı kadar belirsiz bir döneme girdi"
Dünyanın yeni ve kuralsız bir döneme girdiğini söyleyen Kalkavan, yaşanan jeopolitik gelişmelerin tüm dengeleri değiştirdiğini ifade etti.
"Kıbrıs Savaşı'nı çok net hatırlayan bir nesilden geliyorum. O günden bugüne dünyada hiç bu kadar bilinmezliğin olduğu, kurumların işlevlerini kaybettiği ve gücün belirleyici hale geldiği başka bir dönem yaşanmadı. Adeta yeni bir Orta Çağ'a dönüyoruz."
COVID-19 sonrasında dünyanın çok farklı bir dönüşüm sürecine girdiğini belirten Kalkavan, artık dijital çağın tam anlamıyla başladığını söyledi.
"Yapay zekâ yalnızca teknoloji değil, devasa bir güç"
Yapay zekânın yalnızca yazılım olmadığını, arkasında çok büyük veri merkezleri ve enerji yatırımları bulunduğunu vurgulayan Kalkavan, şunları söyledi:
"Bugün dünyanın en büyük yatırımları veri merkezlerine yapılıyor. Tek bir şirketin 13 milyar dolar yatırım yaptığı projeler konuşuluyor. Üç ayda yapamayacağınız işleri bugün yapay zekâ sayesinde 15 dakikada tamamlayabiliyorsunuz."
Yapay zekânın beraberinde büyük enerji ihtiyacı doğurduğunu belirten Kalkavan, veri merkezlerinin geleceğin en stratejik yatırımları arasında yer aldığını söyledi.
"Siber güvenlik artık bambaşka bir boyuta ulaştı"
Siber güvenliğin klasik anlamının geride kaldığını ifade eden Kalkavan, dijital dünyada her hareketin izlenebilir hale geldiğini belirtti.
"1984 romanındaki dünyaya doğru gidiyoruz. Analog sistem kullanmadığınız sürece her hareketiniz kayıt altına alınabiliyor. Yapay zekâyı kullandıkça aslında o sistemi daha da büyütüyoruz."
"İnsansız ve akıllı gemiler geliyor"
Denizcilik sektörünün de köklü bir dönüşüm yaşayacağını söyleyen Kalkavan, klasik gemi işletmeciliğinin yerini akıllı sistemlere bırakacağını belirtti.
"Yakın gelecekte insansız ya da çok akıllı gemiler hayatımıza girecek. Bunlarla rekabet etmek hiç kolay olmayacak."
"Türkiye'nin üç temel sorunu var"
Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu temel sorunlara da değinen Kalkavan, en önemli problemlerden birinin nitelikli meslek insanı olduğunu söyledi.
"Meslek insanı yetiştiriyoruz ama sahada bulamıyoruz. Üniversite mezunu kaynakçı yetişmiyor. Gerçek ustalarımız ise başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine gidiyor. Altı bin avroluk maaşlarla insanlarımızı bölüm bölüm transfer ediyorlar."
İkinci büyük sorunun barınma olduğunu belirten Kalkavan, özellikle sanayi bölgelerinde çalışanların konut bulmakta büyük sıkıntı yaşadığını ifade etti.
"Tuzla'da artık 20 bin liraya kalacak yer bulmak mümkün değil. Eskiden Anadolu'nun dört bir yanından rahatlıkla çalışan bulabiliyorduk."
Üçüncü büyük sorunun ise doğurganlık oranlarındaki hızlı düşüş olduğunu belirten Kalkavan, bunun uzun vadede Türkiye açısından bir beka meselesi haline geldiğini söyledi.
"Armatörlük bugün en güvenli alan"
Sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kalkavan, gençlere dikkat çekici tavsiyelerde bulundu.
"Bugün armatörlük sektörün en güvenli alanı. Ama ticari gemi üretiminde durum aynı değil."
Türkiye'nin gemi inşa sanayisinin ciddi maliyet baskısı altında bulunduğunu belirten Kalkavan, dört yıl önce 11 dolar seviyesinde olan adam/saat maliyetinin bugün 30 doların üzerine çıktığını söyledi.
"İmzaladığımız yeni sözleşmelerde işçilik maliyetleri 30 doları geçti. Ticari gemi inşasında Türkiye bu yılı büyük ölçüde final yılı olarak yaşayacak. Yeni bir ekonomik bahar gelmezse birçok tersane iş alamayacak."
"Tersaneler dolu ama zarar ediyor"
Tersanelerin dışarıdan bakıldığında dolu görünmesine rağmen ciddi zararlarla çalıştığını belirten Kalkavan, şunları söyledi:
"Tersanelerimizin büyük bölümü dolu ama bu doluluk yüksek zarar anlamına geliyor. Her yaptığımız işte zarar ediyoruz."
Türkiye'nin son yıllarda hiç olmadığı kadar pahalı hale geldiğini ifade eden Kalkavan, bunun ihracatçı üreticileri doğrudan etkilediğini söyledi.
"Eğer İngiltere'den daha pahalı peynir yiyorsak, Almanya'dan daha pahalı yemek yiyorsak burada ciddi bir maliyet sorunumuz var."
"Verimlilik ciddi şekilde düştü"
Üretimde verim kaybının da önemli bir sorun haline geldiğini belirten Kalkavan, çalışma kültüründeki değişime dikkat çekti.
"Sekiz saatlik mesainin karşılığında iki buçuk saatlik verim alıyoruz. Eskiden bir kişinin yaptığı işi bugün aynı sürede yapmak mümkün olmuyor. Bunun birçok sebebi var ama dijital alışkanlıkların da önemli etkisi bulunuyor."
"Yalın üretime geçmeyen ayakta kalamaz"
Konuşmasının sonunda Türkiye'nin üretim kültürünü değiştirmesi gerektiğini vurgulayan Kalkavan, işletmelerin yalın üretim sistemlerine yönelmesinin artık zorunluluk olduğunu söyledi.
"Bu ülkede çok az sayıda firma gerçek anlamda yalın üretim uyguluyor. Yalın üretime geçmeyen, sürekli iyileştirme kültürünü benimsemeyen işletmelerin önümüzdeki dönemde ayakta kalması çok zor."
Yalın üretimin yalnızca maliyet düşürme sistemi olmadığını belirten Kalkavan, bunun temelinde sürekli öğrenme ve sürekli gelişim kültürünün bulunduğunu ifade etti.
"Yalın düşüncenin iki temel ayağı vardır; dinlemek ve öğrenmek. Öğrenmeyi başaramayan toplumların rekabet etme şansı yok."
Konuşmasının sonunda gençlere de seslenen Kalkavan, geleceğin rekabet ortamının bugünden çok daha sert olacağını belirterek özellikle Çin'in üretim gücüne dikkat çekti.
"Çin her geçen gün üretim kapasitesini artırıyor ve ekonomik anlamda dünyayı yeniden şekillendiriyor. Geleceğe tutunmak isteyen herkes bugünden kendini buna hazırlamalı."
Kalkavan, konuşmasını zirveye davet edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek tamamlarken, son 24 yılda denizcilik alanında yapılan yatırımların da hakkının teslim edilmesi gerektiğini ifade etti.












HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.