
Güçlü El Nino Uyarısı: Küresel Sıcaklıklarda Yeni Sıçrama Bekleniyor
Güçlenen El Nino'nun küresel sıcaklıklarda yeni rekorlara yol açabileceği belirtilirken, Türkiye'de sıcaklık ve orman yangını riskinin yüksek seyretmesi bekleniyor.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, giderek güçlenmesi beklenen El Nino'nun küresel sıcaklıklarda yukarı yönlü sıçramaya neden olabileceğini belirterek, "Pozitif Hint Okyanusu Dipolü'nün aynı döneme denk gelmesi ki bu çakışma, iki sistemin etkilerini birbirine ekleyerek bölgesel risklerin geçmiş dönemlere kıyasla daha keskin yaşanmasına zemin hazırlıyor." dedi.
Columbia Üniversitesine bağlı Uluslararası İklim ve Toplum Araştırma Enstitüsüne göre, El Nino koşulları Tropikal Pasifik'te güçlenirken, Pasifik'te 5 derece kuzey ve 5 derece güney enlemleri ile 170 derece ve 120 derece batı boylamları arasındaki okyanus şeridini tanımlayan Nino 3.4 bölgesindeki deniz yüzeyi sıcaklığı anomalilerinde sürekli yükseliş eğilimi gözlemleniyor.
Deniz yüzeyi sıcaklığı anomalileri, Nisan-Mayıs 2026 döneminde uzun dönem ortalamasının 0,98 derece üzerinde ölçülürken, bu fark Haziran'da 1,55 dereceye yükseldi. Son ölçümlerde deniz yüzeyi sıcaklığı ise uzun dönem ortalamasının 2,1 derece üzerine çıktı. Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi sıcaklığı ölçümleri, El Nino koşullarının güçlenmeye devam ettiğini ve çok güçlü bir El Nino'ya doğru gidildiğini gösteriyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) verileri ise El Nino'nun, Ağustos-Ekim 2026 sezonunda küresel iklim modellerine hakim olabileceği ve bu durumun dünyanın büyük bölümünde normalin üzerinde sıcaklık olasılığını artırırken, yağış modellerinde değişikliklere yol açabileceğine dikkati çekiyor.
El Nino'ya ek olarak, Hint Okyanusu'nun batısının normalden daha sıcak, doğusunun ise normalden daha soğuk olduğu bir örüntü olarak tanımlanan Pozitif Hint Okyanusu Dipolü oluşması da bekleniyor.
Güçlü El Nino etkileri geliyor
Prof. Dr. Levent Kurnaz, verilerin El Nino'nun dikkati çeken bir hızlanma sürecine girebileceğini gösterdiğini söyledi.
Ağustos-ekim ayları için öngörülen 2,9 dereceyi aşan El Nino tahmininin gerçekleşmesi halinde, 1997-1998 ve 2015-2016 gibi tarihe geçmiş güçlü El Nino olaylarıyla kıyaslanabilen ve öncekilerden daha güçlü bir olaydan söz edilebileceğini belirten Kurnaz, gelecek aylarda küresel sıcaklık ve yağış normallerinde belirgin değişiklikler görüleceğini ifade etti.
Nino 3.4'ün bilinçli seçilen bir bölge olduğunu aktaran Kurnaz, "Hem El Nino'nun okyanus ısınması sinyalinin en net göründüğü hem de atmosferle etkileşimin en güçlü olduğu kesim burası. Doğu Pasifik'e daha yakın bölgeler ısınmayı erken yakalar ama atmosferik tepkiyi zayıf verir. Nino 3.4 ise hem ısınmayı hem de bu ısınmanın tropikal yağış kuşağını nasıl kaydırdığını aynı anda yansıtıyor. Bu yüzden yıllardır WMO başta olmak üzere tüm iklim merkezleri El Nino'yu resmi olarak izlerken referans noktası olarak bu bölgeyi kullanıyor." dedi.
Kurnaz, Pasifik Okyanusu'nun tam ortasında Nino 3.4 diye adlandırılan bölgedeki deniz yüzeyi sıcaklığının uzun dönem ortalamasından ne kadar saptığının El Nino'nun göstergesi olduğunu kaydetti.
Genel kabul gören sınıflandırmaya göre ortalamanın 0,5 derece üzeri zayıf, 1,0 derece üzeri orta, 1,5 derece üzeri güçlü, 2,0 derece ve üzeriyse çok güçlü El Nino anlamına geldiğini anımsatan Kurnaz, ortalamadan 2,1 derecelik artışın, son eşiği aşmış durumda olduğunu ve bilim insanlarının da bunu kritik olarak değerlendirdiğini söyledi.
Kurnaz, bu düzeydeki olayların geçmişte küresel ortalama sıcaklıkta belirgin sıçramalara, tropikal siklon aktivitesinde değişime ve büyük ölçekli kuraklık-sel çiftlerine yol açtığını hatırlatarak, eşiğin öneminin geçmişte çok güçlü olaylarla kurduğu benzerlikte yattığını bildirdi.
El Nino'nun ağustos-ekim döneminde küresel iklim üzerinde baskın hale gelmesinin yol açabileceği etkilere de değinen Kurnaz, şöyle devam etti:
"Dünya genelinde ortalama sıcaklıklarda yukarı yönlü bir sıçrama olacak. Zaten ısınmakta olan bir sisteme El Nino'nun kısa vadeli katkısı eklenince rekor sıcaklık aylarını görmemiz olası. İkinci etki yağış dağılımındaki tersine dönüş. Endonezya, Avustralya'nın doğusu ve güney Afrika gibi normalde nemli bölgelerde kuraklık riski artarken, ekvatoral Doğu Pasifik kıyıları ve Güney Amerika'nın batısında aşırı yağış ve sel riski yükselecek. Üçüncüsü, Atlantik'te kasırga aktivitesinin baskılanması bekleniyor. El Nino kasırga oluşumunu zorlaştırıyor. Bunlara ek olarak tarım ve gıda güvenliği üzerindeki baskı, özellikle Güneydoğu Asya'da pirinç üretimini etkileyecek düzeyde önemli bir gündem maddesi olacak. Yağış bağlamında ülkemizde aşırı bir değişiklik muhtemelen söz konusu olmaz."
Kurnaz, Pozitif Hint Okyanusu Dipolü'nün, El Nino ile aynı mantığı taşıdığının, sadece Pasifik yerine Hint Okyanusu'nda meydana geldiğinin altını çizdi.
Güçlü bir El Nino ile Pozitif Hint Okyanusu Dipolü'nün birbirini güçlendirme potansiyeli taşıdığına işaret eden Kurnaz, El Nino'nun, Pasifik'teki alize rüzgarlarını zayıflatırken bu zayıflamanın Hint Okyanusu'nun doğusundaki soğuma eğilimini desteklediğinden ve pozitif dipolün oluşmasını kolaylaştırdığından bahsetti.
Kurnaz, iki sistemin aynı anda etkinleşmesiyle özellikle Hint Okyanusu havzası çevresindeki ülkelerde kuraklık, sel ve orman yangını risklerinin çakıştığına işaret ederek, "1997-1998 ve 2023-2024'te bu iki olayın birlikte görüldüğü dönemlerde Avustralya'nın doğusunda ve Endonezya'da kuraklık etkisi tek başına El Nino'ya göre daha belirgin olmuştu. Ancak bu tür birleşik etkilerin büyüklüğünü kesin sayılarla önceden vermek zor, çünkü etkileşim bölgesel ölçekte doğrusal ilerlemiyor." diye konuştu.
El Nino etkilerinin iklim değişikliği birleştiğinde daha da şiddetlenmesinin beklendiği uyarısında bulunan Kurnaz, El Nino'nun kısa vadeli bir sıcaklık dalgası, iklim değişikliğinin ise bu dalganın üzerine bindiği yükselen bir taban çizgisi olduğunu anlattı.
El Nino etkileri Türkiye'de de hissedilebilecek
Türkiye'nin, El Nino'nun klasik etki haritasının merkezinde yer almadığına dikkati çeken Kurnaz, Akdeniz havzasının, El Nino yıllarında genellikle daha sıcak ve daha kurak bir sonbahar-kış eğilimi gösterdiğini ifade etti.
Kurnaz, Türkiye'de gelecek aylarda sıcaklık anomalilerinin sürmesi ve bununla birlikte orman yangını riskinin uzatılmış bir sezon boyunca yüksek olmasının beklendiğini aktardı.
Öte yandan, söz konusu etkilerin rekor kıran sıcaklıkların üzerine eklendiğini belirten Kurnaz, şunları kaydetti:
"Bu yüzden aynı büyüklükteki bir El Nino, bugün geçmişe göre daha yüksek mutlak sıcaklıklara, daha güçlü buharlaşmaya ve dolayısıyla hem daha şiddetli kuraklıklara hem de daha yoğun yağışlara yol açabiliyor. Günümüzdeki olayı geçmiştekilerden ayıran ikinci özellik ise okyanusların genel ısı içeriğinin çok daha yüksek olması bu da El Nino'nun besleneceği enerji kaynağının daha büyük olduğu anlamına geliyor. Üçüncü fark, Pozitif Hint Okyanusu Dipolü'nün aynı döneme denk gelmesi ki bu çakışma, iki sistemin etkilerini birbirine ekleyerek bölgesel risklerin geçmiş dönemlere kıyasla daha keskin yaşanmasına zemin hazırlıyor."











HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.