1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Eriyen buzlar Kanada Arktiği’nde yeni keşiflerin önünü açtı
Eriyen buzlar Kanada Arktiği’nde yeni keşiflerin önünü açtı

Eriyen buzlar Kanada Arktiği’nde yeni keşiflerin önünü açtı

İklim değişikliğinin etkisiyle Arktik’te buzların hızla erimesi, Kanada’nın yüksek kuzeyinde bugüne dek erişilemeyen deniz alanlarını gemi trafiğine açtı.

A+A-

Uzun yıllar boyunca kalın ve kalıcı deniz buzu nedeniyle geçilemeyen Kraliçe Elizabeth Adaları ile batı Tuvaijuittuq çevresindeki sular, ilk kez kapsamlı bir bilimsel keşif gezisine ev sahipliği yaptı.

Eylül ayında gerçekleştirilen keşif gezisi, Kanada Balıkçılık ve Okyanuslar Bakanlığı (DFO) ile Manitoba Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yürütüldü. Kanada’ya ait buz kırıcı gemi CCGS Amundsen, bölgedeki sulara girerek okyanus araştırmaları yaptı. DFO, bu yolculuğu Kraliçe Elizabeth Adaları çevresinde gerçekleştirilen ilk kapsamlı okyanus araştırma keşfi olarak tanımladı.

Keşif gezisine katılan Manitoba Üniversitesi’nden araştırmacı David Babb, bölgede buzların ciddi biçimde zayıfladığını belirterek, “Gerçekten çok yıpranmış ve büyük ölçüde erimiş buz parçaları bulduk. Karşılaştığımız en kalın buz yaklaşık yedi metreydi. Kaybolan buz, açık su alanını artırarak bölgeyi daha elverişli hale getirdi” dedi.

Bilim insanlarına göre iklim değişikliği, Kanada’nın kuzeyindeki çok yıllık deniz buzlarının zayıflamasında önemli rol oynuyor. Babb, dünyanın son kalıcı deniz buzu alanlarından biri olarak kabul edilen Kraliçe Elizabeth Adaları çevresindeki sularda bile artık daha fazla mevsimlik buz görüldüğünü vurguluyor. Bir zamanlar geçilmez olan bu alanların buz kırıcı gemilere açılması, Arktik’in bugüne kadar az incelenmiş bölgeleri hakkında yeni bilimsel veriler elde edilmesini mümkün kılıyor.

Ancak buzların erimesi yalnızca bilimsel fırsatlar yaratmıyor. Kuzeyde yaşayan yerli topluluklar, bu değişimden en fazla etkilenen gruplar arasında yer alıyor. Deniz buzunun geri çekilmesi, avlanma alanlarını ve geleneksel yaşam biçimlerini tehdit ederken, gıda güvenliğinin de istikrarsızlaşmasına yol açıyor.

Öte yandan Arktik’teki dönüşüm, Kanada açısından jeopolitik riskleri de beraberinde getiriyor. Özellikle Rusya ve Çin’in bölgede artan varlığı dikkat çekiyor. Rusya, Batı yaptırımlarını aşmak amacıyla enerji ihracatında Kuzey Deniz Yolu’nu (NSR) daha yoğun kullanmaya başladı. Bellona Çevre Şeffaflık Merkezi’nin raporuna göre, 2025 yılında NSR boyunca seyreden 100 gemi yaptırım kapsamındaydı ve bu sayı, rotayı kullanan kargo gemilerinin neredeyse üçte birine denk geliyor. Bu oran, 2024’te yalnızca birkaç petrol ve LNG tankerinin aynı rotayı kullanmasına kıyasla keskin bir artışa işaret ediyor.

Uzmanlar, Arktik denizcilik rotalarında “karanlık filo” olarak adlandırılan bu gemilerin artmasının kaza ve petrol sızıntısı riskini büyüttüğü uyarısında bulunuyor. Olası bir çevresel felaketin, kırılgan Arktik ekosistemleri üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurabileceği; bölgedeki arama-kurtarma kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle riskin daha da arttığı vurgulanıyor.

Eriyen buzlar Arktik’i daha erişilebilir kılarken, bilimsel, çevresel ve jeopolitik dengeleri aynı anda yeniden şekillendiriyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.