1. HABERLER

  2. SEKTÖRDEN

  3. Denizcilik Duayeni Oğuzülgen'den Türk Denizciliğine Güçlü Mesajlar
Denizcilik Duayeni Oğuzülgen'den Türk Denizciliğine Güçlü Mesajlar

Denizcilik Duayeni Oğuzülgen'den Türk Denizciliğine Güçlü Mesajlar

Kılavuz Kaptan Saim Oğuzülgen, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi'nin kapanış gününde Türk Boğazları'nın Türkiye'nin en önemli stratejik değerlerinden biri olduğunu vurguladı, Denizcilik Bakanlığı'nın yeniden kurulması çağrısında bulundu

A+A-

5. Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında düzenlenen "Denizcilik Duayenlerine Saygı" oturumunda konuşan Kılavuz Kaptan Saim Oğuzülgen, Kabotaj Kanunu'nun tarihi öneminden Montrö Türk Boğazları Sözleşmesi'ne, Türk Boğazları'nın güvenliğinden denizcilik eğitiminin geleceğine kadar birçok konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Oğuzülgen, Türk denizciliğinin daha etkin yönetilebilmesi için Denizcilik Bakanlığı'nın yeniden kurulması gerektiğini söyledi.

5.Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen "Denizcilik Duayenlerine Saygı" bölümünde söz alan Türk denizciliğinin duayen isimlerinden Kılavuz Kaptan Saim Oğuzülgen, denizcilik sektörünün geçmişi, bugünü ve geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına Kabotaj Kanunu'nun kabulünün 100. yılına değinerek başlayan Oğuzülgen, Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve minnetle andı. Kabotaj Kanunu'nun yalnızca ekonomik bir düzenleme olmadığını belirten Oğuzülgen, Türkiye'nin denizlerdeki egemenliğinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade etti.

Lozan'dan Montrö'ye uzanan süreç
Oğuzülgen, Lozan Barış Antlaşması sonrasında dönemin uluslararası şartları nedeniyle Türk Boğazları'nın yönetiminin Boğazlar Komisyonu'na bırakıldığını hatırlatarak, Türkiye'nin devlet olarak tanınmasının öncelikli hedef olması nedeniyle bu düzenlemenin kabul edildiğini söyledi.

1930'lu yıllarda değişen uluslararası siyasi dengelerin Türkiye için yeni bir fırsat oluşturduğunu ifade eden Oğuzülgen, Atatürk'ün girişimleri sonucunda toplanan Montrö Konferansı'nın Türk diplomasi tarihinin en önemli başarılarından biri olduğunu belirtti.

20 Temmuz 1936 tarihinde imzalanan Montrö Türk Boğazları Sözleşmesi ile Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını yeniden kazandığını vurgulayan Oğuzülgen, bu kazanımın bugün de Türkiye'nin güvenliği açısından hayati önem taşıdığını dile getirdi.

"Türk Boğazları" terminolojisi doğru kullanılmalı
Yıllardır Türk Boğazları üzerine çalışmalar yaptığını anlatan Oğuzülgen, bu alanda zaman zaman yanlış terminolojilerin kullanıldığını söyledi.

Uluslararası platformlarda İstanbul Boğazı yerine farklı isimlerin kullanılmasına karşı çıktığını belirten Oğuzülgen, Türkiye'nin uluslararası alanda kendi terminolojisini doğru şekilde savunması gerektiğini ifade etti.

Montrö Türk Boğazları Sözleşmesi'nin doğru isimlendirilmesinden Boğaz geçiş rejiminde kullanılan hukuki kavramlara kadar birçok konuda hassas davranılması gerektiğini söyleyen Oğuzülgen, bu konuların yalnızca akademik değil, aynı zamanda milli egemenlik açısından da önem taşıdığını kaydetti.

Türk denizciliğinin başarısında özel sektörün payı büyük
Türk deniz ticaret filosunun bugün dünya sıralamasında önemli bir noktaya ulaştığını belirten Oğuzülgen, bu başarının arkasında özel sektörün büyük yatırımlarının bulunduğunu söyledi.

Sermayelerini denizciliğe yönlendiren armatörlere teşekkür eden Oğuzülgen, "Bu başarıda yalnızca yatırımcılarımızın değil, dünyanın dört bir yanında görev yapan deniz emekçilerimizin de büyük katkısı bulunmaktadır." ifadelerini kullandı.

Hayatını kaybeden denizcileri de rahmetle anan Oğuzülgen, Türk denizciliğinin bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese şükranlarını sundu.

"Denizcilik Bakanlığı yeniden kurulmalı"
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde Denizcilik Bakanlığı'nın yeniden kurulması gerektiğini dile getiren Oğuzülgen, denizcilik sektörünün birçok kamu kurumu arasında dağılmış bir yapıyla yönetilmesinin önemli sorunlara yol açtığını söyledi.

Bir denizcilik yatırımcısının faaliyet gösterebilmek için çok sayıda kurumdan izin almak zorunda kaldığını belirten Oğuzülgen, bunun sektörün gelişimini yavaşlattığını ifade ederek, "Denizciliğin tek çatı altında yönetileceği güçlü bir Denizcilik Bakanlığı kurulmalıdır." dedi.

Türk bayraklı yolcu gemisi eksikliğine dikkat çekti
Geçmişte Türk Deniz Yolları filosunun Akdeniz'in en saygın yolcu gemisi filolarından biri olduğunu hatırlatan Oğuzülgen, bugün Türkiye'nin Türk bayraklı bir yolcu gemisine sahip olmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirdi.

Türkiye'nin denizcilikte ulaştığı seviyeye rağmen bu alanda geride kalmasının düşündürücü olduğunu ifade eden Oğuzülgen, hem kamu hem de özel sektörün bu konuda ortak bir vizyon ortaya koyması gerektiğini söyledi.

Denizcilik eğitiminde uygulama eksikliği
Türkiye'de denizcilik eğitimi veren okul sayısının geçmişe göre büyük ölçüde arttığını belirten Oğuzülgen, buna karşın açık deniz eğitim gemisi bulunmamasının ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.

Denizcilik öğrencilerinin mesleğe hazırlanabilmesi için denizde uygulamalı eğitimin vazgeçilmez olduğunu söyleyen Oğuzülgen, eğitim gemisinin Türk denizciliğinin öncelikli projeleri arasında yer alması gerektiğini ifade etti.

Türk Boğazları'nda güvenlik örnek seviyeye ulaştı
Türk Boğazları'nda son yıllarda deniz emniyetini artırmaya yönelik önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini belirten Oğuzülgen, gemi trafik hizmetleri sistemi, zorunlu bildirim uygulamaları, kılavuz kaptanlık hizmetleri ve römorkör refakati sayesinde İstanbul Boğazı'nın dünyanın en güvenli su yollarından biri haline geldiğini söyledi.

Özellikle büyük tonajlı gemilere yönelik uygulanan kılavuz kaptan ve römorkör refakati sisteminin uluslararası deniz emniyeti açısından önemli bir başarı olduğunu belirten Oğuzülgen, bu sistemin oluşmasında emeği geçen tüm kurum ve kişilere teşekkür etti.

Türk Boğazları için yeni komisyon önerisi
Geçmişte faaliyet gösteren Türk Boğazları Daimi İzleme Komisyonu'nun önemli çalışmalar yürüttüğünü hatırlatan Oğuzülgen, benzer bir yapının yeniden oluşturulmasının faydalı olacağını söyledi.

Deniz Ticaret Odası öncülüğünde akademisyenlerin, kamu kurumlarının ve sektör temsilcilerinin yer alacağı bir komisyon kurulmasını öneren Oğuzülgen, Türk Boğazları ile ilgili gelişmelerin düzenli olarak takip edilmesi ve her yıl kapsamlı raporlar yayımlanmasının Türkiye'nin denizcilik politikalarına önemli katkı sağlayacağını ifade etti.

Konuşmasının sonunda Türk denizciliğine yatırım yapan armatörlere, deniz emekçilerine, kamu kurumlarına ve bürokratlara teşekkür eden Oğuzülgen, Türk denizciliğinin bugünlere ulaşmasında en büyük payın Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ait olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

denizciligin-duayenleri.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.