1. HABERLER

  2. DENİZ GÜNDEMİ

  3. Çin’in Alternatif Yakıt Hamlesi Türkiye İçin Fırsat Olabilir
Çin’in Alternatif Yakıt Hamlesi Türkiye İçin Fırsat Olabilir

Çin’in Alternatif Yakıt Hamlesi Türkiye İçin Fırsat Olabilir

Avrupa’da 69 alternatif yakıt projesi planlanmasına rağmen çoğu yatırım kararını bekliyor. Çin’deki 15 projenin 13’ü ise faal, inşa hâlinde veya onaylanmış durumda.

A+A-

Avrupa’nın denizcilik için sıfır ve düşük karbonlu yakıt üretiminde Çin karşısında geride kalma riski taşıdığı bildirildi. Transport & Environment tarafından yayımlanan son veriler, Avrupa’da çok sayıda proje açıklanmasına rağmen nihai yatırım kararlarının alınamadığını ortaya koydu.

Avrupa genelinde alternatif yakıta yönelik 69 proje bulunuyor. Bu projelerin toplam üretim kapasitesinin 4,09 milyon ton petrol eşdeğerine ulaşması bekleniyor. Ancak projelerin yalnızca üçü faaliyette bulunurken sadece biri nihai yatırım kararını tamamladı. Kalan 65 proje ise finansman ve uzun vadeli talep güvencesi bekliyor.

Çin’de ise yalnızca 15 e-yakıt projesi bulunmasına rağmen bunların üçü işletmede, 10’u inşa hâlinde, ikisi ise nihai yatırım kararını geçmiş durumda. Projelerin 2029 yılına kadar toplam 1,72 milyon ton petrol eşdeğeri üretim kapasitesine ulaşması öngörülüyor.

Veriler, proje sayısından çok yatırımların gerçekleşme hızının belirleyici olduğunu gösteriyor. Avrupa’da düzenleyici hedefler bulunmasına rağmen armatörlerin uzun vadeli yakıt alım anlaşmaları imzalamakta yavaş davranması, üreticilerin finansmana erişimini zorlaştırıyor.

Yakıt üreticileri açısından bir tesisin kurulabilmesi için yıllara yayılan güvenilir talep taahhüdü gerekiyor. Armatörler ise hangi yakıtın gelecekte teknik, ekonomik ve mevzuat açısından baskın olacağından emin olmadan uzun vadeli sözleşme yapmak istemiyor. Bu durum üretici ile kullanıcı arasında karşılıklı bekleme süreci yaratıyor.

Jeopolitik krizler ve fosil yakıt arzındaki belirsizlik, alternatif yakıtları yalnızca çevre politikası değil enerji güvenliği açısından da önemli hâle getiriyor. Çin’in üretim kapasitesini erken aşamada devreye alması, gelecekte metanol, e-metanol, e-amonyak ve diğer yakıtlarda fiyat ve tedarik avantajı elde etmesini sağlayabilir.

Avrupa’daki gecikme, FuelEU Maritime ve Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi kapsamındaki hedeflerin uygulanmasını da zorlaştırabilir. Yeterli miktarda rekabetçi alternatif yakıt bulunmadığı takdirde armatörler daha yüksek uyum maliyetleriyle karşılaşabilir.

Türkiye açısından gelişme hem risk hem fırsat taşıyor. Avrupa’ya yakınlığı, yenilenebilir enerji kapasitesi, liman altyapısı ve tersane tecrübesi Türkiye’nin yeşil yakıt üretimi, depolaması ve bunker ikmalinde bölgesel merkez olmasına imkân verebilir.

Ancak bu potansiyelin kullanılabilmesi için üreticiler, armatörler, limanlar ve kamu otoriteleri arasında uzun vadeli talep ve yatırım modeli oluşturulması gerekiyor. Çin’in hızlı ilerleyişi, alternatif yakıt pazarında erken hareket eden ülkelerin stratejik avantaj sağlayacağını gösteriyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.