
Balıkesir, enerji üretiminde yüzünü denizlere dönebilir mi?
Türkiye'nin yenilenebilir enerji üretiminde önemli bir konumda olan Balıkesir, rüzgar türbinleri ve güneş tarlalarından sonra yüzünü denizlere dönebilir mi? İki denize kıyısı olan şehrin "Mavi Enerji" potansiyeli ne durumda?
Türkiye'nin enerji haritasına bakıldığında Balıkesir, kurulu rüzgar enerjisi santralleri ve güneş enerjisi santralleri ile önemli bir konumunda. Ancak coğrafi olarak hem Marmara hem de Ege Denizi'ne kıyısı olan bu stratejik şehrin, henüz kullanılmayan bir potansiyeli daha olabilir; Dalga Enerjisi.
Dünya genelinde fosil yakıtlardan kaçış hızlanırken, Balıkesir kıyılarında dalga enerjisinin uygulanabilirliği üzerine yapılan teknik analizler, fırsatları ve zorlukları gözler önüne seriyor.
İki Deniz, İki Farklı Potansiyel
Balıkesir'in coğrafi konumu, enerji üretimi açısından iki farklı karakteristikte denizi işletmeye açma imkanı sunuyor. Ancak uzmanlara göre bu potansiyel, okyanus kıyısındaki ülkelerle kıyaslandığında daha mütevazı seviyelerde.
Ege Kıyıları (Ayvalık, Edremit, Burhaniye): Ege Denizi, rüzgar potansiyeli bakımından oldukça zengin olsa da, dalga enerjisi için gereken "yüksek ve uzun salınımlı" dalgalar (swell) bakımından Karadeniz kadar verimli değil. Ancak açık deniz rüzgar santralleri ile entegre edilebilecek hibrit sistemler için uygun bir zemin oluşturabilir.
Marmara Kıyıları (Bandırma, Erdek): Bir iç deniz olan Marmara, dalga yüksekliği açısından enerji üretimi için sınırlı bir kapasiteye sahip. Ancak burada "dalga" yerine, boğaz akıntılarına benzer "akıntı enerjisi" potansiyeli daha uygulanabilir bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Neden Henüz Yaygınlaşmadı?
Rüzgar ve güneş enerjisi teknolojileri son 20 yılda maliyetlerini hızla düşürerek ticari olarak rekabetçi hale geldi. Ancak dalga enerjisi teknolojisi, küresel ölçekte henüz "gelişme aşamasında" kabul ediliyor. Balıkesir özelinde bu teknolojinin önündeki temel engeller şunlar:
Maliyet/Verim Dengesi: Mevcut teknolojilerle Balıkesir kıyılarında dalgadan üretilecek 1 birim elektriğin maliyeti, şehirde halihazırda kurulu olan rüzgar türbinlerinin maliyetinden daha yüksek.
Deniz Trafiği ve Turizm: Özellikle Bandırma tarafındaki yoğun deniz ticareti ve Ayvalık bölgesindeki turizm faaliyetleri, kıyıya yakın kurulumları zorlaştırıyor.
Korozyon ve Bakım: Tuzlu suyun yıpratıcı etkisi, hareketli parçalara sahip dalga tribünlerinin işletme maliyetlerini artırıyor.
Geleceğin Çözümü: "Hibrit Deniz Santralleri"
Enerji uzmanları, Balıkesir için en mantıklı senaryonun "Hibrit Offshore Sistemler" olduğu görüşünde birleşiyor. Türkiye'nin Denizüstü Rüzgar Enerjisi hedefleri kapsamında, Bandırma açıklarına kurulması muhtemel rüzgar türbinlerinin ayaklarına dalga sönümleyiciler entegre edilmesi planlanabilir.
Bu sistem sayesinde; aynı platform üzerinde hem rüzgardan hem de dalgadan enerji elde edilerek, iletim hattı maliyetleri tek bir kalemde çözülebilir.
İmkansız Değil, Stratejik
Balıkesir, rüzgarın şiddetli estiği coğrafyasıyla aslında dalga enerjisinin hammaddesine sahip. Şehirdeki üniversite ve sanayi iş birlikleriyle yapılacak AR-GE çalışmaları, özellikle limanların kendi enerjisini üretmesi veya deniz fenerleri gibi izole sistemlerin beslenmesi için dalga enerjisini Balıkesir'de bir gerçekliğe dönüştürebilir.
Şimdilik rüzgar ve güneş kadar büyük bir paya sahip olmasa da, Balıkesir'in enerji portföyünde "Mavi Enerji"nin yer alması, şehrin Yenilenebilir Enerji Başkenti ünvanını sahiplenmesini sağlayabilecektir.
Kaynak: HaberciGazetesi

















HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.