1. HABERLER

  2. ŞİRKET HABERLERİ

  3. Alfa Laval OceanGlide ile Sürdürülebilir Denizcilikte Yeni Bir Dönem
Alfa Laval OceanGlide ile Sürdürülebilir Denizcilikte Yeni Bir Dönem

Alfa Laval OceanGlide ile Sürdürülebilir Denizcilikte Yeni Bir Dönem

IMO tarafından 2013'ten bu yana resmi olarak Kategori B-1 'Yenilikçi Enerji Verimliliği Çözümü'...

A+A-

Sabri YAZGAN - Alfa Laval Denizcilik Bölüm Müdürü

IMO tarafından 2013'ten bu yana resmi olarak Kategori B-1 'Yenilikçi Enerji Verimliliği Çözümü' (MEPC. 1/Circ. 815) olarak sınıflandırılan “Air Lubrication System” (ALS) teknolojisi, temelinde gemilerin CII derecelerini düzeltmek konusunda fayda sağlarken, armatörlerin ilgisini gün geçtikçe daha çok çekmektedir.

DNV'nin Haziran 2023’te yayımladığı “Maritime Forecast Report”ta belirtildiğine göre, toplam 347 gemiye ALS kurulumu tamamlanmış veya sipariş edilmiş durumda iken, önümüzdeki on yıl içerisinde  kurulum sayısının binleri bulması beklenmektedir.

O dönem sektörde bulunan birkaç firmanın aktif olarak faaliyet gösterdiği söylenebilirdi. Ancak Alfa Laval firmasının Rotterdam merkezli MPS (Marine Performance System) şirketininin 2021 yılında azınlık hissesini, daha sonra Mart 2023’te tamamını satın almasıyla birlikte, OceanGlide markası ortaya çıkmış oldu ve Alfa Laval çok güçlü bir şekide sektöre giriş yaptı. 

OceanGlide’ın en dikkat çekici yönünü belirtirsek ”Fluidic Air Lubrication” yani Akışkan Hava Yağlama Sistemi teknolojisi diyebiliriz. 

Yeni nesil ALS olarak nitelendirilen OceanGlide’ın halihazırda Koster, Newcastle tip Dökme Yük Gemisi, LR2 ve MR2 Tanker, Product Tanker, RoRo ve LPG Tankeri’nde bitmiş veya devam eden kurulumları da bulunmaktadır. Süregelen anlaşmalar düşünüldüğünde yakın gelecekte de birçok farklı firmada OceanGlide’ı görmeyi bekleyebiliriz. İmzalanan dikkat çekici anlaşmalar arasında Singapur firması Kumiai Navigation ile LPG Tanker için, Odfjell firmasıyla Kimyasal Tanker için yapılan iş birliklerini örnekleyebiliriz.

“Fluidic Air Lubrication” bir diğer adıyla akışkan hava yağlama teknolojisinin endüstrideki birçok çözümden farklı özelliklere sahip olduğunu da vurgulayalım.

Sektördeki diğer firmaların, sıvı yoğunluğunu azaltmak amacıyla küçük veya mikro boyutlu hava kabarcıklarını kullanan ve böylece yüzey sürtünmesini teorik olarak 80% civarında azaltan BDR (Bubble Drag Reduction) teknolojisini kullandığını görüyoruz. 

Büyük klas kurumlarından ABS, 2019’da hazırladığı bir teknik dökümanda (White Paper) bu mikro kabarcıkların, koşullar gerçek ölçeklere getirildiğinde üretiminin zorlaştığını, ayrıca düşük hızlarda kaldırma kuvveti nedeniyle etkinliğin azaldığı belirtilmiştir. Ayrıca kabarcıklar büyüdükçe, turbulanslı akışta küresel şekillerini koruyabilmeleri de daha zor hale gelmektedir.

Buna karşın OceanGlide, akışkanın basınç ve debisini, çok düzgün bir şekilde oluşturulmuş kanallar vasıtasıyla, herhangi bir hareketli parça olmadan kontrol altına alabilen akıllı akışkan entgerasyonu konseptini kullanan yegâne bir üründür.  Hava tabakasıyla direncin azaltılmasında çok daha etkin bir şekilde kullanmakta ve geleneksel BDR teknolojisine göre yarattığı hava tabakasıyla daha etkin bir kaplama yapmaktadır. 

alfa-laval-ocean-glide.jpg

OceanGlide’ın başlıca avantajlarına bakacak olursak;

1) OceanGlide, yüksek verimlilikte pürüzsüz ve devingen bir hava katmanı üretmekte olup, “Fluidics” kanallarda anında birleşen tek tip hava kabarcıkları oluşturur. Bu, az sayıda kompresörle homojen bir hava katmanı üretir. Az sayıda kompressör kullanmak önemlidir çünkü çok sayıda olsaydı, “Air Lubrication” sisteminden sağlanan tüm tasarrufu ek giderlere harcamak gerekirdi ve istenen fayda sağlanamamış olurdu.  

2) OceanGlide'ın hava katmanı, geminin düzlem tabanının neredeyse tamamını kaplar. Böylece havayla kaplı alanda sürtünme direnci azaltılır. Geminin altındaki düz alanda biribirine paralel dağıtım bantları monte edilir. Her bir bantın arasında biribirinden ayrık bir hava tabakası oluşmaktadır.

3) OceanGlide bu hava katmanının optimize edilmesine de olanak sağlamaktadır. Hava dağıtım bantlarının arasında oluşturulan hava tabaka bölümlerinin her biri, ayrı ayrı kontrol edilebilmektedir. Seyir boyunca tutarlı düzeyde tasarruf sağlamak için hava katmanının tam kontrolü çok önemlidir.

4) OceanGlide, diğer geleneksel sistemlerde olduğu gibi büyük bir kinistin alanına veya ayrı bir kompresör odasına ihtiyaç duymaz. Büyük kinistin alanlarına ihtiyaç duyulması, kurulum anında çok maliyetli ve uzun süren inşa faaliyetlerine neden olabilir. Oysaki OceanGlide herhangi bir yüzer veya kuru havuzda, örneğin planlı havuzlamada yapılabilecek, oldukça basit bir işlemdir.

Sonuç olarak OceanGlide sürtünmeyi %50-75 düzeylerinde azaltarak, gerçek kullanımda %12 civarında yakıt tasarrufu elde edilmesini ve bunun sonucunda CO2'in azaltılmasını sağlarken EEDI, EEXI ve CII puanlarını da düzelttiğini söyleyebiliriz.

Görüyoruz ki ALS teknolojisi şu anda sektörde ön saflarda bir yer edinme aşamasında ve gün geçtikçe daha çok ilgi çekmeye devam ediyor. Teknolojiler ve faydalara bakıldığında OceanGlide’ın bu alanda bayrağı en önde taşırken, sektör önderi olarak öne çıkması pek mümkün.  

ALS teknolojisi sürtünme azaltıcı kaplama boyalarıyla birlikte kullanılırken, özellikle hava tabakasını uzun mesafelerde ve akıntıya karşı seyirde de stabil bir şekilde idame ettirmeye odaklanacaktır. Ayrıca ALS kontrol sistemlerinin draft, trim ve dalga koşullarını kontrol edip, buna göre uyumlu çalışabilir olması, bu teknolojiden elde edilecek kazanımları artırmada önemli bir faktör olacaktır.

Gerek ALS teknolojisi için gerekse OceanGlide için gelişme potansiyeli olan teknolojiler olduğunu söylemek mümkün.  

Alfa Laval’ın sektöre OceanGlide ile girmesiyle birlikte, ALS'nin süregelen evriminde önemli bir rol oynayacağını şu an hissetmekteyiz. Her ne kadar ABD Donanması savaş sonrası yıllarda bu teknolojiyi (gemilerin radar tarafından daha az tespit edilmesini sağlayan bir gürültü bastırma aracı olarak) geliştirmekle anılsa da sürtünme direncini azaltmak için hava kabarcıklarının kullanımını ilk deneyenler kesinlikle onlar değildi.

1883 yılında Alfa Laval'ın kurucusu Gustaf de Laval, hızı artırmanın bir yöntemi olarak geminin bordasındaki bir dizi bölmeden havanın püskürtüleceği bir sistem için ABD’de patent başvurusunda bulunmuştu. O zamanlar bu fikir, belkide 140 yıl kadar erken olduğu için hiçbir zaman çok geliştirilmedi fakat bugün OceanGlide’ın pazardaki giderek artan popülerliği Alfa Laval’ın günümüzde de sektör liderliğini bırakmadığının bir kanıtı niteliğinde. 

alfa-laval-1.jpg

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.