1. HABERLER

  2. GEMİ İNŞA

  3. ABD Donanması Süper Savaş Gemisi Dönemini Başlatıyor
ABD Donanması Süper Savaş Gemisi Dönemini Başlatıyor

ABD Donanması Süper Savaş Gemisi Dönemini Başlatıyor

ABD Donanması, 2027 mali yılı gemi inşa planı kapsamında BBG(X) adı verilen yeni nesil nükleer tahrikli savaş gemisi programını resmen başlattı.

A+A-

Program, yalnızca yeni bir savaş gemisi projesi değil, aynı zamanda ABD’nin deniz harp doktrininde köklü bir dönüşümün işareti olarak değerlendiriliyor.

Uzun yıllardır geliştirilen DDG(X) destroyer programının iptal edilmesinin ardından ABD Donanması, rotasını çok daha büyük, yüksek enerji üretim kapasitesine sahip ve uzun süreli füze savaşlarına uygun ağır suüstü savaş gemilerine çevirdi. Programın toplam yaşam döngüsü maliyetinin 2090 yılına kadar 700 milyar dolara ulaşabileceği belirtiliyor.

2027 mali yılı kapsamında hazırlanan 30 yıllık gemi inşa planına dahil edilen BBG(X), ABD Donanması’nın yeni “üst düzey suüstü savaş gemisi” olarak tanımlanıyor. Plan kapsamında 2055 yılına kadar toplam 15 adet nükleer tahrikli savaş gemisinin hizmete alınması hedefleniyor.

Yeni platformun; uzun menzilli taarruz, filo seviyesinde komuta-kontrol, füze savunması ve iletişim altyapısının baskı altında olduğu Hint-Pasifik senaryolarında uzun süreli görev icrası için optimize edildiği ifade ediliyor.

ABD Donanması değerlendirmelerine göre mevcut Arleigh Burke sınıfı muhripler; enerji üretimi, iç hacim, soğutma altyapısı ve geleceğin silah sistemleri için gerekli büyüme kapasitesi açısından artık yetersiz kalıyor. BBG(X) programının temel çıkış noktalarından birini de bu ihtiyaç oluşturuyor.

41 Bin Tonluk Dev Platform
BBG(X) savaş gemilerinin 35 bin ila 41 bin ton deplasmana sahip olması bekleniyor. Bu değer, Arleigh Burke Flight III muhriplerinin yaklaşık üç ila dört katı büyüklüğe işaret ederken, Zumwalt sınıfı destroyerlerin de yaklaşık iki katı boyutunda bir platform anlamına geliyor.

Gemilerin yaklaşık 271 metre uzunluğa, 32 metre genişliğe ve 10 metre su çekimine sahip olacağı değerlendiriliyor.

Yeni nesil savaş gemilerinin; hipersonik füzeler, yüksek kapasiteli dikey atım lançer sistemleri, elektromanyetik ray topları, yüksek güçlü lazer sistemleri, gelişmiş radar paketleri ve elektronik harp unsurlarıyla donatılması planlanıyor.

BBG(X) aynı zamanda filo seviyesinde komuta merkezi görevi üstlenecek. ABD Donanması’nın yeni konsepti; haberleşme altyapısının baskılandığı, uyduların devre dışı bırakıldığı ve yoğun füze salvolarının yaşandığı çatışma ortamlarında görev yapabilecek “hayatta kalabilir komuta düğümleri” oluşturmayı amaçlıyor.

Özellikle Çin’in erişim engelleme ve alan hakimiyeti (A2/AD) kabiliyetlerine karşı yürütülen Hint-Pasifik harp simülasyonlarının, bu ölçekte büyük ve dayanıklı platform ihtiyacını hızlandırdığı belirtiliyor.

Nükleer Tahrike Geri Dönüş
Programın en dikkat çeken unsurlarından biri ise nükleer tahrik sistemine geçiş oldu. Daha önce hibrit tahrik seçeneği değerlendirilirken, Donanma yönetiminin; hipersonik silahlar, yönlendirilmiş enerji sistemleri ve büyük sensör ağlarının ihtiyaç duyduğu sürekli enerji üretiminin ancak nükleer tahrikle sağlanabileceği sonucuna vardığı ifade ediliyor.

Böylece BBG(X), USS Long Beach, USS Bainbridge ve Virginia sınıfı nükleer kruvazörlerin emekliye ayrılmasının ardından ABD’nin geliştirdiği ilk nükleer suüstü savaş gemisi olacak.

Takvim ve Maliyet Netleşiyor
Programın 2027 yılında 1 milyar dolarlık ön tedarik bütçesiyle başlaması planlanıyor. İlk BBG(X) gemisi için 2028 mali yılında yaklaşık 17 milyar dolarlık kaynak ayrılması öngörülürken, ikinci gemi için 2030’da 13 milyar dolar, üçüncü gemi için ise 2031’de 11 milyar dolarlık bütçe planlanıyor.

İlk platform için sözleşmenin Nisan 2028’de imzalanması, inşanın Ağustos 2028’de başlaması ve teslimatın Ağustos 2036’da gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Sonraki gemilerin ise iki yılda bir üretileceği belirtiliyor.

ABD Donanması’nın hesaplamalarına göre yalnızca 15 gemilik filonun tedarik maliyeti yaklaşık 217,6 milyar dolara ulaşabilir. Ancak geçmiş deniz programlarında yaşanan maliyet artışları, nükleer bakım süreçleri, modernizasyon faaliyetleri, füze stokları ve altyapı yatırımları dikkate alındığında toplam yaşam döngüsü maliyetinin 700 milyar dolar seviyesine çıkabileceği değerlendiriliyor.

Kaynak: savunmasanayist

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.