
Üç Ülkeden Stratejik Boğazlar İçin Ortak Bildiri
Singapur, Malezya ve Endonezya; uluslararası deniz taşımacılığının en yoğun güzergâhlarından Malakka ve Singapur boğazlarında seyrüsefer serbestliğini koruma taahhütlerini yineledi.
Orta Doğu’daki çatışmalar, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, gemi trafiğini kontrol etme girişimleri ve transit geçiş ücreti talepleri; ticari gemilerin kullandığı su yolları ile stratejik geçiş noktalarının güvenli ve açık tutulmasını yeniden gündeme taşıdı.
Malakka ve Singapur boğazları, dünyanın en yoğun deniz yolları arasında bulunuyor. Malezya Denizcilik Dairesinin Nippon Maritime Center tarafından derlenen verilerine göre boğazlardan geçen gemi sayısı geçen yıl 102 bin 525’e ulaşarak rekor kırdı. Bu güzergâhı kullanan gemiler, küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 25’ini ve dünya petrol ve doğal gaz arzının yaklaşık üçte birini taşıyor.
Malakka ve Singapur Boğazları 17’nci İşbirliği Forumu’nun açılışında konuşan Singapur Ulaştırma Bakanı ve Maliye İkinci Bakanı Jeffrey Siow, Orta Doğu’da 2026’da yaşanan gelişmelerin açık deniz yollarının güvence altında kabul edilemeyeceğini dünyaya yeniden hatırlattığını söyledi.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin çatışma öncesindeki seviyenin onda birinin altına gerilediğini ve gemilere yönelik saldırıların sürdüğünü belirten Siow, “Dünyanın bizim bölgemizde kalan bölümünde Malakka ve Singapur boğazlarını uluslararası deniz taşımacılığı için serbest, açık ve güvenli tutmaya çalışacağız.” dedi.
Endonezya Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Muhammad Masyhud adına yapılan konuşmada da Orta Doğu’daki mevcut durumun jeopolitik gerilimlerin uluslararası deniz taşımacılığını nasıl etkileyebileceğini gösterdiği ifade edildi.
Endonezya’nın Malakka ve Singapur boğazlarının uluslararası deniz taşımacılığına güvenli ve açık kalmasını güçlü biçimde desteklediği belirtilen açıklamada, seyrüsefer hakları ile serbestliklerine uluslararası hukuk doğrultusunda saygı gösterilmesi gerektiği vurgulandı.
Malezya Denizcilik Dairesi Genel Müdürü Datuk Haji Dickson bin Dollah ise Hürmüz Boğazı’nda ticari deniz taşımacılığının karşılaştığı ciddi kesintilere dikkati çekti. Dollah, Malakka ve Singapur boğazlarının yönetiminde İşbirliği Forumu’nun da parçası olduğu İşbirliği Mekanizmasının kritik rol oynadığını belirtti.
Malakka ve Singapur boğazlarının dünya ticaretinden Hürmüz’e kıyasla daha büyük pay aldığını kaydeden Dollah, bu nedenle söz konusu mekanizmanın öneminin göz ardı edilemeyeceğini söyledi.
Forumun açılışına video mesaj gönderen Uluslararası Denizcilik Örgütü Genel Sekreteri Arsenio Dominguez de transit geçiş hakkı dâhil olmak üzere seyrüsefer hakları ve serbestliklerinin istisnasız bütün devletler tarafından korunması gerektiğini ifade etti.
Dominguez, İşbirliği Mekanizmasının IMO’nun “Hayati Deniz Yollarının Korunması” girişimi kapsamında kıyıdaş devletler, kullanıcı devletler ve Malakka ile Singapur boğazlarındaki diğer paydaşlar arasında iş birliği ve iletişimi geliştirmek amacıyla 2007’de kurulduğunu hatırlattı.
Mekanizmanın yaklaşık 20 yıldır uygulamaya dönük ve yapıcı uluslararası iş birliğinin önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Dominguez; üç kıyıdaş devletin, kullanıcı ülkelerin, sektör temsilcilerinin, diğer paydaşların ve IMO’nun seyrüsefer güvenliğini artırmak ve deniz çevresinin korunmasını güçlendirmek için birlikte çalıştığını kaydetti.
Endonezya’nın 2001–2009 dönemindeki Dışişleri Bakanı ve Universitas Prasetiya Mulya Rektörü Dr. Hassan Wirajuda ise Güneydoğu Asya ile Orta Doğu arasındaki siyasi yapı farklılığına işaret etti.
Körfez bölgesinde Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’ne benzer kapsayıcı bir bölgesel güvenlik mimarisinin bulunmadığını belirten Wirajuda; bölgede ASEAN Şartı’nın, başlıca bölgesel aktörleri bağlayan Dostluk ve İşbirliği Antlaşması’nın ve sürekli istişareye dayanan benzer bir siyasi kültürün karşılığının olmadığını söyledi.











HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.