Teslim Alınmayan ve Terk Edilen Deniz Yüklerinin Hukuki...
Teslim Alınmayan ve Terk Edilen Deniz Yüklerinin Hukuki Rejimi: Donatan ve Taşıyan Bakımından Riskler ve Başvuru Yolları
Teslim alınmayan yük, tek başına bir ardiye veya konteyner demurajı meselesi değildir. Özel hukukta teslim ve hapis hakkı, kamu hukukunda gümrük gözetimi, sigorta hukukunda ise zararı azaltma külfeti aynı dosyada kesişir. Gönderilenin ‘yükü istemiyoruz’ beyanı bu düğümü çözmediği gibi, taşıyana eşya üzerinde sınırsız tasarruf yetkisi de vermez.
Sorunun Hukuki Niteliği: Ekonomik Terk, Aynî Terk Değildir
Teslim alınmayan yüklerin ortak bir sebebi yoktur. Gönderilenin ödeme güçlüğüne düşmesi, satış sözleşmesindeki ayıp tartışması, ithalat izninin alınamaması, yaptırım veya döviz transferi engeli, orijinal konişmentonun bankada kalması ve nihayet ardiye ile konteyner giderlerinin malın değerini aşması aynı görünümü doğurabilir. Sektörde ‘abandoned cargo’ diye anılan bu görünüm çoğu kez ekonomik bir vazgeçiştir; aynî hukuk anlamında mülkiyetin terki değildir.
Gönderilenin cevap vermemesi veya bir terk mektubu düzenlemesi, eşyanın mülkiyetini taşıyana geçirmez; konişmento ibrazının, gümrüğe terk işleminin ya da navlun borcunun sona ermesinin de yerine geçmez. TTK m.1228'deki ibraz karşılığı teslim ilkesi devam eder. Bu sebeple konişmento hamili, finansman bankası, satıcı, sigortacı ve gümrük idaresinin konumu görülmeden yapılan satış, teslim veya imha işlemi, taşıyanı yanlış teslim ve haksız tasarruf iddialarıyla karşı karşıya bırakabilir.
Başlıkta denizcilik dilindeki yaygın kullanıma uygun olarak ‘donatan’ denilmiştir. Bununla birlikte teslim, yüke özen, tevdi ve hapis hakkına ilişkin TTK hükümlerinin doğrudan muhatabı taşıyandır. Gemi maliki, zaman çartereri, sözleşmesel taşıyan, fiilî taşıyan ve NVOCC'nin aynı taşıma zincirinde yer aldığı işlerde bu ayrım biçimsel değildir: kimin bildirim yapacağı, kimin masrafı üstleneceği ve talebin kime yöneltileceği buna göre belirlenir. Donatanın, sırf gemi maliki olduğu için TTK m.1201'deki hapis hakkını kendiliğinden kullanabileceği varsayılamaz.
Emsal Attorney-General of Ceylon v A.D. Silva davası kararında, gümrük sahasında uzun süre kalan çelik levhaların ‘unclaimed cargo’ olarak nitelendirilmesi ve malikin ilgisizliği, mülkiyetin sona ermesi için yeterli görülmemiştir. Türk hukukuna doğrudan uygulanmayan bu kararın bugün de anlamlı olan yönü şudur: idari veya ticari bir etiket, açık kanuni dayanak bulunmaksızın tasarruf yetkisi yaratmaz.
Boşaltma, Teslim ve Sorumluluk Döneminin Sonu
Yükün rıhtıma veya terminal sahasına çıkarılmış olması, teslimin gerçekleştiği anlamına gelmez. TTK m.1178 uyarınca eşya; gönderilene teslim edildiği, teslimden kaçınma hâlinde sözleşme, kanun veya boşaltma limanı teamülüne uygun biçimde gönderilenin emrine hazır tutulduğu yahut zorunlu olarak yetkili makam veya üçüncü kişiye verildiği ana kadar taşıyanın hâkimiyetinde sayılır. Boşaltma, zilyetliğin devri ve sorumluluk döneminin sona ermesi aynı anda gerçekleşmeyebilir.
Bunun pratik sonucu ispat yükünde görülür. Varış ihbarı, teslim emri, terminal EIR kayıtları, mühür numarası, tartım ve fotoğraflar, survey raporu, reefer sıcaklık dökümleri ve günlük masraf hesapları tek dosyada tutulmalıdır. Terminal kaydı ile konişmento şartları çelişiyorsa, ‘yük terminale bırakıldı’ savunması tek başına yeterli olmayabilir. Taşıyanın özen borcunun hangi tarihte sona erdiği, ancak bu kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde gösterilebilir.
TTK M.1174 Mekanizması: Bildirim, Tevdi ve Satış
TTK m.1174, gönderilenin yükü süresinde teslim almaması hâlini özel olarak düzenler. Gönderilen teslim almaya hazır olduğunu bildirdiği hâlde boşaltma ve kararlaştırılmışsa sürastarya süresi içinde yükü çekmezse, taşıyan haber verdikten sonra TBK m.107-109'daki imkânlara başvurabilir. Gönderilen yükü reddeder, hazır olup olmadığını bildirmez veya bulunamazsa aynı yol izlenir; ayrıca taşıtan bilgilendirilir. Kırkambar taşımalarında gönderilenin tanınmaması hâlinde yerel teamüle uygun ilan gündeme gelebilir.
Bu atfın ayrıntısı önemlidir. TBK m.107, ticari malın hâkim kararı olmaksızın bir ardiyeye tevdiine imkân verir; fakat gümrük gözetimindeki yükün taşıyanın seçtiği herhangi bir depoya çıkarılmasına izin vermez. Depo, yükün fiziksel niteliğine, gümrük statüsüne, sigorta şartlarına ve liman kurallarına uygun olmalıdır. Satış ise başka bir aşamadır. Eşyanın tevdiye elverişli olmaması, hızla bozulması veya muhafazasının önemli gider doğurması hâlinde TBK m.108 uyarınca kural olarak ön ihtar ve hâkim izni gerekir; satış bedeli de hak sahipleri hesabına tevdi edilir.
Uygulamada ‘satış’ sözcüğü altında üç farklı yol birbirine karıştırılmaktadır. TBK m.108'deki satış, alacaklı temerrüdü karşısında borçlunun ifa yükünden kurtulmasına hizmet eder. TTK m.1201'deki hapis hakkının paraya çevrilmesi, navlun sözleşmesinden doğan alacağın teminatına yöneliktir. GK m.177-180 kapsamındaki satış ve diğer tasfiye yöntemleri ise kamu hukuku kaynaklı idari işlemlerdir. Hâkimden TBK m.108 uyarınca izin alınması gümrük statüsünü ortadan kaldırmadığı gibi, gümrük idaresinin tasfiyesi de taşıyanın bütün alacaklarının satış bedelinden öncelikle ödeneceği anlamına gelmez.
Masraf cetvelinde kavramların ayrıştırılması gerekir. Ardiye, terminal veya antreponun muhafaza hizmetine ilişkin bedeldir. Gemi sürastaryası, kararlaştırılan boşaltma süresinin aşılmasına bağlanan ayrı bir navlun hukuku kalemidir. Konteyner demurajı ve detention ise hattın tarifesi ile sözleşmesine göre ekipmanın terminal içinde veya dışında geç iadesine ilişkin ücretlerdir; kullanım biçimleri taşıyıcıdan taşıyıcıya değişebilir. Her kalemin borçlusu, serbest süresi, başlangıç tarihi ve sözleşmesel dayanağı ayrı gösterilmezse toplam faturanın önemli kısmı tahsil edilemez hâle gelebilir. TTK m.1174/3 sürastarya süresinden sonraki gecikme zararını isteme imkânı verse de illiyet, gereklilik ve makullük ispatlanmalıdır.
Hapis Hakkı ve Borcun Doğru Kişiye Yöneltilmesi
TTK m.1201, taşıyana navlun sözleşmesinden doğan alacakları için eşya üzerinde hapis hakkı tanır. Hak, kural olarak zilyetlik sürdükçe ve yalnız ilgili yolculuktan doğan alacaklar için kullanılabilir; ayrıca alacağı güvenceye almaya yetecek miktarı aşmamalıdır. Teslimden sonra da otuz gün içinde mahkemeye başvurulması ve eşyanın hâlen gönderilenin zilyetliğinde bulunması şartıyla hapis hakkından doğan yetkiler kullanılabilir. Çekişmeli tutarın mahkemece belirlenen yere yatırılması hâlinde ise eşyanın teslimi gerekir.
Gönderilen teslimi istediğinde TTK m.1203 kapsamındaki navlun ve giderlerden sorumlu olur. Taşıyan bu alacakları tahsil etmeden teslim yaparsa, TTK m.1205 gereğince bunları kural olarak yeniden taşıtandan isteyemez. Hapis hakkının paraya çevrilmesi alacağı karşılamazsa kalan sözleşmesel alacak TTK m.1206 uyarınca taşıtandan istenebilir. Gönderilen teslim hakkını hiç kullanmazsa da TTK m.1207 devreye girer. Uygulamadaki kritik ayrım şudur: gönderilenin ‘yükü istemiyorum’ beyanı, taşıtanı borçtan kurtaran bir ibra değildir.
Gümrük, Terminal ve Konteyner: Üç Ayrı Menfaat Alanı
Taşıyanın özel hukuktan doğan yetkileri, gümrük gözetimini bertaraf etmez. Gümrük Kanunu m.46 uyarınca özet beyan kapsamındaki denizyolu eşyası için genel süre 45 gün; diğer taşıma yollarında 20 gündür ve şartları varsa uzatma mümkündür. Bu sürelerde gümrükçe onaylanmış işlem veya kullanım tayini için gerekli işlemlere başlanmayan eşya, GK m.50 ile m.177/1-b bağlantısında tasfiyelik hâle gelebilir. Mal sahibinin e-postayla ‘gümrüğe terk’ beyanı da yeterli değildir. GK m.164'ün lafzıyla, serbest dolaşımda olmayan eşyanın Hazineye hiçbir masraf getirmeyecek şekilde, gümrük idaresinin gözetiminde imhası veya gümrüğe terk edilmesi mümkündür.
TBK m.108'e göre satış izni alınmış olması, gümrük statüsünü kendiliğinden çözmez. Terminalin ardiye, elleçleme ve muhafaza alacakları da taşıyanın navlun alacağından ayrı bir hukuki ilişkiye dayanır. Üstelik konteynerli taşımada iki malvarlığı unsuru vardır: yük ilgilisine ait emtia ile taşıyana ait ekipman. Yükün tasfiye sürecinde aylarca beklemesi, konteynerin seferden çekilmesine ve emtia değerini aşabilen bir ekipman kaybına yol açabilir. Bu nedenle gümrük ve terminal onayıyla unstuffing ve uygun tevdi seçeneği erken safhada araştırılmalıdır.
Tehlikeli yükte bekleme serbestisi daha da dardır. TTK m.1148, gemiyi veya diğer eşyayı tehlikeye sokan yükün çıkarılması, imhası ya da zararsız hâle getirilmesi için özel bir yetki öngörür; ancak hüküm, ticari sebeple reddedilen her yük için genel bir bertaraf ruhsatı değildir. IMDG sınıfı, SDS, numune ve survey bulguları korunmalı; liman, gümrük ve çevre makamlarıyla alınan kararlar yazılı hâle getirilmelidir.
Sektörel uygulamada tipik dosyalar
Aşağıdaki örnekler, sektörde tekrar eden dosya tiplerinden hareketle oluşturulmuş temsili vakalardır. Her olayda konişmento şartları, yükün gümrük statüsü, liman uygulaması ve uygulanacak hukuk ayrıca incelenmelidir.
- Reefer konteynerde ithalat engeli. Bir Akdeniz limanına ulaşan dondurulmuş gıda yükü, ithalat iznindeki eksiklik nedeniyle gönderilen tarafından çekilmez. Elektrik, gözetim ve ardiye giderleri artarken yükün ekonomik değeri günbegün düşer. Taşıyanın yalnız bir ret e-postasına dayanarak soğutmayı kesmesi, TTK m.1178'deki özen borcunu ve hasarın sebebini tartışmalı hâle getirir. Sağlıklı yol; set-point ve sıcaklık kayıtlarının bağımsız survey ile alınması, taşıtan ile gönderilene kısa ve kesin süreli ihtar, gıda ve gümrük makamlarıyla eş zamanlı temas ve somut duruma göre yargısal satış yahut yetkili makam gözetiminde imha seçeneğinin gecikmeden değerlendirilmesidir.
- Düşük değerli emtia, yüksek ekipman maliyeti. On adet 40' konteynerdeki düşük değerli seramik yükünün altı hafta çekilmediği düşünülsün. Terminal ardiyesi ile konteyner demurajı kısa sürede emtianın tasfiye değerine yaklaşabilir. Burada ‘demuraj’ adı altında tek toplam çıkarmak yerine terminal hizmeti, konteyner kullanım kaybı, aktarma ve muhafaza giderleri ayrıştırılmalıdır. Gümrük ve terminalden unstuffing/tevdi koşulları yazılı olarak alınmalı, hapis hakkı saklı tutulmalı ve satış bedelinin açığı karşılamaması ihtimaline karşı taşıtana yöneltilecek sözleşmesel talep ayrıca hazırlanmalıdır.
- Master ve house konişmentoda farklı gönderilenler. Deniz yolu taşıyanının düzenlediği master konişmentoda yerel forwarder, NVOCC'nin house konişmentosunda ise ithalatçı gönderilen olarak yazılmış olabilir. İthalatçının iflası üzerine yalnız ona gönderilen ihtar, deniz yolu taşıyanının kendi sözleşme ilişkisinde yeterli olmayabilir. Master ve house ilişkileri ayrı ayrı çözülmeli; her kademedeki taşıyan, taşıtan ve teslim hakkı sahibi belirlenmelidir. Aksi hâlde hat yanlış teslim riskiyle, NVOCC ise terminal ve konteyner bedellerini müşterisine yansıtamama riskiyle karşılaşır.
- Orijinal konişmento bankada, yük limanda. Akreditif bedeli ödenmediği için orijinal konişmentolar bankada kalırken gönderilen yükü reddedebilir; yükleten ise yeni alıcıya bir LOI karşılığında teslim talimatı verebilir. Böyle bir LOI, düzenleyene karşı sözleşmesel rücu imkânı sağlayabilse de gerçek hamilin yanlış teslim iddiasını ortadan kaldırmaz. Teslimden önce ciro zinciri, bankanın rehin veya finansman hakkı ve talimat verenin tasarruf yetkisi doğrulanmalıdır. Tereddüt giderilemiyorsa, ekonomik baskıya rağmen konişmentosuz teslim yerine güvenli tevdi tercih edilmelidir.
Karşılaştırmalı Hukuk ve P&I Pratiği
Emsal Trafigura Beheer BV v Golden Stavraetos Maritime Inc (The Sonia) davası kararında, Lagos'ta spesifikasyon gerekçesiyle reddedilen akaryakıt aynı gemiyle Abidjan üzerinden Yunanistan'a taşınmış ve orada teslim edilmiştir. İngiliz Temyiz Mahkemesi, sonraki teslimi bütünüyle bağımsız bir işlem olarak değil, değişikliğe uğramış taşıma ilişkisi içinde değerlendirmiştir. Kararın bu çalışma bakımından önemi şudur: ilk varma limanındaki ret, teslim ilişkisini zorunlu olarak sona erdirmez; sonradan verilen talimatların ve sözleşme değişikliklerinin niteliği, hem teslim anını hem de süreleri etkileyebilir.
Yürürlüğe girmemiş Rotterdam Kuralları'nın 48 ve 49'uncu maddeleri bağlayıcı hukuk değildir; buna rağmen çağdaş bir çözüm modeli sunar. Makul bildirim sonrasında depolama, konteynerden çıkarma, yer hukukuna göre satış veya imha ile gider ve alacaklar düşüldükten sonra kalan bakiyenin hak sahibi hesabına tutulmasını birlikte ele alır. m.49 yeni bir hapis hakkı yaratmaz; sözleşme veya uygulanacak hukuktan doğan alıkoyma hakkını saklı tutar.
P&I bakımından da erken bildirim belirleyicidir. West of England P&I Kulübü'nün 2026 Kuralları, yük sahibinin teslimi reddetmesi nedeniyle doğan ek boşaltma, depolama ve bertaraf giderlerini ancak başka bir taraftan, yük satışından veya müşterek avaryadan tahsil edilemediği ölçüde teminat konusu yapar. Zarar azaltma, kulübe derhâl ihbar, survey imkânı ve harcama öncesinde onay alınması dosyanın kaderini etkiler. P&I teminatı, ticari olarak kaçınılabilir biçimde birikmiş ardiye ve demurajın otomatik ödeme kaynağı değildir.
Teslim alınmayan yük rizikosu, yalnız olay çıktıktan sonra yönetilecek bir hasar değildir. Çarterparti, booking note ve konişmentoda bildirim adresleri; yükün ne zaman çekilmemiş sayılacağı; emredici hukuka tabi olmak üzere depolama, unstuffing, geri taşıma, satış ve bertaraf yetkileri; ardiye, demuraj, detention, reefer elektriği, survey, gümrük ve imha giderlerinin borçlusu açıkça gösterilmelidir. Bununla birlikte geniş bir ‘abandoned cargo’ klozu, zorunlu gümrük ve çevre kurallarının veya gerçek hamilin haklarının yerine geçmez.
Dosyanın ilk kırk sekiz saatinde yapılacak iş, standart bir ihtar göndermekten ibaret değildir. Konişmento ve çarter zinciriyle hak sahipleri belirlenmeli; yükün gümrük ve fiziksel durumu bağımsız biçimde tespit edilmeli; terminalden günlük gider ve unstuffing seçenekleri alınmalı; gönderilen ile taşıtana ispatlanabilir, sonuçları açık bir bildirim yapılmalı; P&I kulübü ve ilgili sorumluluk sigortacıları bilgilendirilmelidir. Ardından tevdi, hapis, satış, yeniden ihraç veya bertaraf seçenekleri maliyet ve süre bakımından karşılaştırılmalıdır.
Dosya yönetiminde tek bir ‘toplam masraf’ tablosu yeterli olmaz. Navlun, sürastarya, terminal ardiyesi, konteyner kullanım kaybı ve kamu giderleri hukuki dayanaklarıyla ayrı izlenmelidir. Böyle bir kayıt düzeni, hem satış veya tasfiye bedelinin dağıtımında hem taşıtana karşı açılacak alacak takibinde hem de P&I incelemesinde taşıyanın elini belirgin biçimde güçlendirir.
Sonuç
Teslim alınmayan yükte en pahalı tercih çoğu zaman kararsızlıktır; en tehlikeli tercih ise ekonomik baskıyla yetkisiz tasarrufta bulunmaktır. Hukuken sürdürülebilir çözüm, doğru muhataba zamanında bildirim, kesintisiz delil ve masraf kaydı, gümrük rejimine uygun tevdi, gerektiğinde yargısal denetimli satış ve ölçülü hapis hakkı kullanımının birlikte yürütülmesidir. Bu disiplin, yalnız yükten kurtulmayı değil; gemi ile konteynerin ticarete dönmesini, alacağın gerçek borçluya yöneltilmesini ve sigorta teminatının korunmasını sağlar.
Kaynak ve Yüksek Mahkeme Kararları:
1. Attorney-General of Ceylon v A.D. Silva, 54 NLR 529 (PC, 1953);
2. The Sonia [2003] EWCA Civ 664;
3. West P&I Rules 2026, 2/16(B), 23-24;
4. SOCAR Trading SA v City Trade and Investment SA — [2026] EWHC 1240 (Comm)
5. Gunvor SA v Sky Oil & Gas Ltd — [2018] EWHC 1189 (Comm)
6. Trafigura Beheer BV v Golden Stavraetos Maritime Inc (The Sonia) — [2003] EWCA Civ 664
7. Alegrow S.A. v Yayla Agro Gıda San. ve Nak. A.Ş. — [2020] EWHC 1845 (Comm)










YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.