1. HABERLER

  2. GEMİ İNŞA

  3. Denizcilik Sektöründe Ezberleri Bozabilecek Gemi İnşa Projesi
Denizcilik Sektöründe Ezberleri Bozabilecek Gemi İnşa Projesi

Denizcilik Sektöründe Ezberleri Bozabilecek Gemi İnşa Projesi

Çin, 40 yıl boyunca yakıt ikmali gerektirmeden çalışabilecek, toryum yakıtlı reaktörle donatılmış 25 bin TEU kapasiteli dev bir konteyner gemisi tasarlıyor.

A+A-

Hayata geçirilmesi halinde dünyanın en büyük nükleer ticaret gemisi olacak proje, küresel deniz taşımacılığında karbon emisyonlarını sıfırlayabilecek bir dönüşümün kapısını aralayabilir.

Çin Tarihin En Büyük Nükleer Gemisini Tasarlıyor
Çin, yakıt ikmali yapmadan 40 yıl boyunca faaliyet gösterebilecek toryum reaktörlü bir konteyner gemisi tasarlıyor. Jiangnan Shipyard tarafından geliştirilen ve 25 bin konteyner taşıma kapasitesine sahip olacak dev gemi, yılda yaklaşık 300 milyon ton yakıt tüketen küresel deniz taşımacılığı sektöründe karbon emisyonu oluşturmadan okyanusları aşmayı hedefliyor.

Interesting Engineering'in haberine göre, Jiangnan Shipyard Başkan Yardımcısı Lin Qingshan, Şanghay'da düzenlenen Marintec China konferansında devlet kontrolündeki tersanenin nükleer enerjiyle çalışan 25 bin TEU kapasiteli bir konteyner gemisi tasarladığını açıkladı. Söz konusu gemi, şimdiye kadar tasarlanan en büyük ticari nükleer gemi olma özelliğini taşıyacak.

Geminin güç sistemi, 200 megavat gücünde dördüncü nesil erimiş tuz toryum reaktöründen oluşacak. Reaktörün yaklaşık 40 yıl boyunca yakıt değişimi gerektirmeden çalışması planlanıyor. Lin Qingshan, South China Morning Post'a yaptığı açıklamada, "Bu alanda öncü olmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Tasarım çalışmalarının 2026 yılında tamamlanması beklenirken, geminin inşasına on yılın sonlarına doğru China State Shipbuilding Corporation (CSSC) bünyesindeki tersanelerden birinde başlanabileceği belirtiliyor. CSSC, Jiangnan Shipyard'ı da kontrol eden devlet şirketi konumunda bulunuyor.

Projenin temelleri 2023'te atıldı
Bu proje aniden ortaya çıkmış bir fikir değil. Jiangnan Shipyard, Aralık 2023'te gerçekleştirilen Marintec fuarında, erimiş tuz reaktörüne sahip 24 bin TEU kapasiteli KUN-24AP tasarımını tanıtmıştı. Söz konusu tasarım, dünyanın en saygın klas kuruluşlarından biri olan Norveç merkezli DNV'den "Prensip Onayı" almayı başarmıştı.

Aralık 2025'te duyurulan 25 bin TEU'luk yeni proje ise bu yol haritasını daha da ileri taşıyor.

Küresel deniz taşımacılığı sektörü her yıl yaklaşık 300 milyon ton yakıt tüketiyor. Bunun büyük bölümünü, petrol türevleri arasında en kirletici yakıtlardan biri kabul edilen ağır fuel-oil oluşturuyor. Sektör aynı zamanda dünya genelindeki karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 3'ünden sorumlu.

Bu nedenle 40 yıl boyunca yakıt ikmali gerektirmeyen ve işletme sırasında karbon emisyonu oluşturmayan bir gemi, yalnızca teknik bir yenilik değil, aynı zamanda 19. yüzyılda yelkenli gemilerin yerini buharlı gemilerin almasından bu yana sektörün dayandığı ekonomik ve çevresel modelin değişmesi anlamına geliyor.

Toryum nedir ve Çin neden yatırım yapıyor?
Toryum, kurşundan biraz daha ağır, doğal olarak radyoaktif bir metal olarak biliniyor ve yerkabuğunda oldukça bol miktarda bulunuyor.

Uzmanlara göre bir ton toryum, yaklaşık 3,5 milyon ton kömürle eşdeğer enerji üretebiliyor. Bu miktar, geleneksel nükleer santrallerde kullanılan zenginleştirilmiş uranyumun ağırlık başına ürettiği enerjinin yaklaşık 200 katına denk geliyor.

Çin, önemli miktarda toryum rezervine sahip ülkeler arasında yer alıyor. Ülkede endüstriyel ölçekte çıkarılan nadir toprak elementleri cevherlerinin işlenmesi sırasında toryum yan ürün olarak elde ediliyor.

Birçok ülke için atık olarak görülen bu malzeme, Çin açısından yeni nesil nükleer yakıt için bol ve düşük maliyetli bir kaynak niteliği taşıyor.

Erimiş tuz reaktörlerini farklı kılan ne?
Erimiş tuz reaktörleri (MSR), günümüzde elektrik üretiminde yaygın olarak kullanılan basınçlı su reaktörlerinden oldukça farklı çalışıyor.

Geleneksel reaktörlerde katı nükleer yakıt, çok yüksek sıcaklık ve basınç altında bulunan su içerisinde yer alıyor. Soğutma sisteminin arızalanması halinde su buharlaşıyor, basınç yükseliyor ve yakıtın erimesi riski ortaya çıkıyor. Fukushima ve Çernobil kazalarındaki temel senaryolar da bu tür süreçlere dayanıyordu.

Bu nedenle geleneksel reaktörlerde acil durum soğutma sistemleri, yüksek basınca dayanıklı koruma yapıları ve tahliye prosedürleri gerekiyor.

Erimiş tuz reaktörlerinde ise yakıt, sıvı haldeki tuz içerisinde çözünmüş durumda bulunuyor ve aynı tuz soğutucu görevi de görüyor.

Bu sistem yüksek sıcaklıklarda ancak düşük basınç altında çalışıyor. Böylece geleneksel reaktörlerde görülen yüksek sıcaklık ve yüksek basınç kombinasyonundan kaynaklanan riskler büyük ölçüde ortadan kalkıyor.

CSSC, daha önce KUN-24AP tasarımını tanıtırken Çin'in sosyal medya platformu Weibo üzerinden yaptığı açıklamada, "Bu tip gemiler yüksek güvenlik seviyesine sahiptir. Reaktör yüksek sıcaklıkta ancak düşük basınçta çalıştığı için teorik olarak çekirdek erimesi riskini önleyebilir" ifadelerine yer vermişti.

Sistemin en dikkat çekici özelliği ise olası bir arıza durumunda ortaya çıkıyor. Yakıt olarak kullanılan erimiş tuz, oda sıcaklığında katılaşıyor. Herhangi bir sistem arızasında tuz akışı duruyor, reaksiyon sona eriyor ve yakıt kendiliğinden donuyor.

Bu nedenle acil durum pompalarına, su enjeksiyon sistemlerine veya operatör müdahalesine gerek kalmadan reaktör kendi kendini kapatabiliyor.

toryum-yakitli-gemi.jpg

Dünyanın en büyük konteyner gemilerinden biri olacak
1956 yılında New York ile Houston arasında sefer yapan ilk modern konteyner gemisi yalnızca 58 konteyner taşıyabiliyordu.

1988 yılında dünyanın en büyük konteyner gemileri yaklaşık 4 bin TEU kapasiteye sahipti. Bu rakam 2006 yılında 10 bin TEU seviyesine ulaştı.

Bugün hizmet veren MSC Irina sınıfı ve benzeri en büyük konteyner gemileri ise yaklaşık 24 bin ila 24 bin 300 TEU taşıyabiliyor.

Bu nedenle 25 bin TEU kapasiteli yeni tasarımın hayata geçirilmesi durumunda dünyanın şimdiye kadar inşa edilmiş en büyük konteyner gemisi ortaya çıkmış olacak.

Bu büyüklükteki gemiler seyir hızında günlük yaklaşık 250 ila 350 ton ağır fuel-oil tüketiyor. Bu yakıtın içerdiği kükürt ve kirletici oranları, kara taşımacılığında kullanılan dizel yakıttan çok daha yüksek seviyelerde bulunuyor.

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), 2020 yılında denizcilik yakıtlarında izin verilen kükürt oranını yüzde 3,5'ten yüzde 0,5'e düşürmüş olmasına rağmen büyük gemiler hâlâ milyonlarca otomobile eşdeğer seviyelerde sülfür oksit (SOx), azot oksit (NOx) ve ince partikül emisyonu üretiyor.

40 yıl ömürlü 200 megavatlık toryum reaktörü ise bu yakıt tüketimini tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Gemide erimiş tuz dışında herhangi bir yakıt bulunmayacak ve işletme sırasında karbon, kükürt veya azot emisyonu oluşmayacak.

En büyük engel teknoloji değil, mevzuat
Lin Qingshan'a göre projenin önündeki en büyük engel teknik değil.

Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO), ticari amaçla faaliyet gösterecek büyük nükleer yük gemilerine yönelik net ve kapsamlı bir düzenleme sistemi henüz bulunmuyor.

Bu durum, gemi başarıyla inşa edilip test edilse bile Avrupa Birliği, ABD veya Japonya gibi ülkelerin limanlarına giriş için uzun ve karmaşık izin süreçlerinin gerekebileceği anlamına geliyor.

Lin, "Nükleer enerjiyle çalışan bir geminin inşasını hangi devlet kurumunun onaylayacağı hâlâ net değil" değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca limanlar, hangi gemilerin yanaşabileceğine ilişkin kararları bağımsız olarak verebiliyor. Bu nedenle sigorta süreçleri, olası kazalarda sorumluluk paylaşımı, acil durum planları ve kamuoyu algısı gibi konular önemli belirsizlikler yaratıyor.

DNV'nin KUN-24AP için verdiği prensip onayı önemli bir teknik kilometre taşı olarak görülse de bu onay, geminin ticari olarak işletilebileceği anlamına gelmiyor.

Çin neden önce tersane kuruyor?
Lin Qingshan'ın Marintec China'daki açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur ise nükleer gemilere özel tersane yatırımı oldu.

Lin, "Nükleer gemilerin inşasına yönelik tersanelerin kurulmasına da yatırım yapacağız" dedi.

Henüz ilk gemi için nihai inşa onayı alınmadan özel tersane altyapısına yatırım yapılması, Çin'in projeyi yalnızca araştırma çalışması olarak görmediğini ortaya koyuyor.

CSSC Başkan Yardımcısı Ma Yunxiang da yaptığı açıklamada, nükleer gemilerin, lüks kruvaziyer gemileri ve derin deniz sondaj gemileriyle birlikte Çin'in yüksek katma değerli gemi üretim stratejisinin önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı.

2025 yılının ilk dokuz ayında küresel gemi inşa siparişlerinin tonaj bazında yaklaşık yüzde 65'i Çin tersaneleri tarafından alındı. Ancak bu siparişlerin büyük kısmını dökme yük gemileri, tankerler ve orta ölçekli konteyner gemileri oluşturuyor.

25 bin TEU kapasiteli nükleer bir konteyner gemisi ise dünyanın herhangi bir tersanesinin teslim edebileceği en yüksek katma değerli ürünlerden biri olarak görülüyor.

Tasarım çalışmalarının 2026 yılında tamamlanması bekleniyor. İnşaatın ise on yılın sonlarına doğru başlaması planlanıyor.

Eğer proje başarıyla hayata geçirilir ve 25 bin konteyner taşıma kapasiteli ilk ticari nükleer gemi Şanghay'dan denize açılırsa, yılda 300 milyon ton yakıt tüketen küresel denizcilik sektörü tarihinde ilk kez bu yakıtların hiçbirine ihtiyaç duymayan bir gemiyle tanışmış olacak.
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.