
CMA CGM’nin Geri Adımı, Kızıldeniz’de Belirsizliği Yeniden Alevlendirdi
Küresel deniz taşımacılığında istikrar umutları kısa sürdü. CMA CGM’nin Süveyş Kanalı planlarını tersine çevirmesi, tedarik zincirlerinde öngörülebilirlik tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Küresel deniz taşımacılığı, Kızıldeniz’de normale dönüş sinyalleri alındığı bir dönemde yeni bir belirsizlikle karşı karşıya kaldı. Nakliye devi Maersk’in iki yılı aşkın bir aradan sonra Süveyş Kanalı üzerinden yapısal dönüşünü duyurmasından sadece günler sonra, Fransız taşımacılık şirketi CMA CGM, Kızıldeniz planlarını ani bir kararla askıya aldı. Şirket, Asya–Avrupa hattındaki FAL1, FAL3 ve MEX seferlerini yeniden Ümit Burnu üzerinden yönlendirdi.
CMA CGM, kararın gerekçesi olarak “karmaşık ve belirsiz uluslararası bağlamı” gösterdi. Ancak bu adım, daha önce Kızıldeniz’e dönüş konusunda en istekli büyük taşıyıcılardan biri olan şirketin geri çekilmesi olarak yorumlandı. Sektör analistlerine göre bu durum, Kızıldeniz’deki istikrarın kalıcı mı yoksa geçici bir yanılsama mı olduğu sorusunu yeniden gündeme getirdi.
Maersk ile Keskin Tezat
CMA CGM’nin kararı, rakibi Maersk’in tutumuyla keskin bir tezat oluşturuyor. Maersk, geçtiğimiz hafta Orta Doğu–Hindistan–ABD Doğu Kıyısı (MECL) hattındaki seferlerin Süveyş Kanalı üzerinden kalıcı olarak yeniden başlatılacağını açıklamıştı. Başarılı deneme seferlerinin ardından gelen bu karar, yaklaşık iki yıldır süren yönlendirmelerin ardından olası bir dönüm noktası olarak değerlendirilmişti.
“Öngörülemezlik Tedarik Zincirleri İçin Zehir”
Piyasa araştırma şirketi Xeneta’nın Kıdemli Piyasa Analisti Destine Özuygur, CMA CGM’nin ani geri adımının sektörün en büyük sorununu açıkça ortaya koyduğunu belirtiyor: öngörülemezlik.
“Göndericiler tedarik zincirlerinde kesinlik ister,” diyen Özuygur, taşıyıcıların Kızıldeniz’e dönüp ardından bu karardan vazgeçmesinin, güvenlik gerekçeleri olsa dahi, program güvenilirliğine zarar verdiğini vurguladı.
“Öngörülemezlik tedarik zincirleri için zehirleyicidir. Göndericiler, transit süreleri daha uzun olsa bile konteynerlerinin ne zaman varacağını bilmek ister.”
Xeneta verilerine göre, CMA CGM’nin FAL1 hattında Çin ve Singapur’dan Avrupa’ya transit süreleri, Süveyş Kanalı’na dönüşle 105 günden 98 güne düşmüştü. Yeni yönlendirmeyle bu kazanımların tersine dönmesi bekleniyor.
Diğer Hatlara da Sıçrayabilir
Belirsizlik yalnızca yönü değiştirilen üç hatla sınırlı değil. Hindistan–ABD hattındaki INDAMEX hizmetinin Süveyş Kanalı’ndan geçmeye devam edeceği planlansa da, göndericiler bu planın geçerliliğini sorgulamaya başladı. Karaçi’deki Port Qasim’den New York’a transit süresi, ocak ayında Süveyş’e dönüşle 40 günden 36 güne düşmüştü. Ancak CMA CGM’den bu hatla ilgili net bir açıklama gelmemesi, planlama yapan şirketler için yeni bir risk unsuru oluşturuyor.
Krizin Arka Planı
Kızıldeniz krizi, 19 Kasım 2023’te İran destekli Husilerin Yemen açıklarında Galaxy Leader gemisini ele geçirmesiyle başladı. Gazze Savaşı’nın ardından artan saldırılarda 100’den fazla ticaret gemisi hedef alındı; dört gemi batırıldı, bir gemi ele geçirildi ve en az sekiz denizci hayatını kaybetti. Bu süreçte Kızıldeniz trafiği yaklaşık %60 azaldı.
Saldırılar öncesinde Süveyş Kanalı, küresel deniz ticaretinin yaklaşık %12’sini taşıyor ve haftada ortalama 80 konteyner gemisine hizmet veriyordu. Ekim 2025’te Gazze’de sağlanan ateşkes ve saldırıların azalması, trafiğin normale dönebileceği umutlarını artırmıştı. Ancak Ocak ortasında kanaldan geçen 26 konteyner gemisi, hâlâ tarihsel ortalamaların oldukça altında kaldı.
Piyasa Üzerindeki Etki
Kriz, konteyner taşımacılığı ekonomisi açısından kritik bir döneme denk geliyor. Ümit Burnu çevresindeki yönlendirmeler, küresel kapasitenin yaklaşık 2 milyon TEU’sunu absorbe ederken, kriz toplam kapasiteyi tahminen %8 azaltmış durumda.
Uzak Doğu’dan Kuzey Avrupa, Akdeniz ve ABD Doğu Kıyısı’na spot navlun fiyatları, 2025 başından bu yana %50’den fazla düştü. Xeneta’dan Peter Sand, navlun oranlarının 2026’da küresel ölçekte %25’e kadar gerileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Sektör Bölünmüş Durumda
Şimdilik taşıyıcılar arasında ortak bir yol haritası yok. Maersk temkinli bir dönüş izlerken, çoğu şirket riskleri azaltmak için Ümit Burnu rotasını tercih etmeyi sürdürüyor. Denizcilik danışmanlık şirketi Drewry’ye göre, Süveyş’ten 26 geçişin olduğu haftada Ümit Burnu çevresindeki sefer sayısı 203’e yükseldi.
Uzmanlara göre, Kızıldeniz’in gerçekten yeniden açılıp açılmadığı sorusu hâlâ net değil. Her yeni geçiş, bu sorunun cevabını gerçek zamanlı olarak test etmeye devam ediyor.

















HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.