Onursan Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Onur, 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında düzenlenen "Denizcilik Duayenlerine Saygı" oturumunda yaptığı konuşmada, 50 yılı geride bırakan denizcilik kariyerini anlatarak, genç denizcilere önemli tavsiyelerde bulundu. Denizciliğin yalnızca ticaret değil; bilgi, teknoloji, güvenlik ve ülkeye hizmet anlamına geldiğini vurgulayan Onur, "İnsanlar makamlarıyla değil, geriye bıraktıkları eserlerle hatırlanırlar." dedi.
“50 yıllık denizcilik yolculuğunda alın teri ve mücadele var”
Konuşmasına kendisini programa davet eden Denizcilik Genel Müdürü Ünal Baylan ile İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran’a teşekkür ederek başlayan Yılmaz Onur, geriye dönüp baktığında tam 50 yıllık bir denizcilik yolculuğu gördüğünü söyledi.
Bu yarım asırlık meslek hayatının alın teri, emek, mücadele, fırtınalar ve başarılarla geçtiğini ifade eden Onur, bütün bu sürecin temelinde ise denize duyduğu büyük sevginin bulunduğunu dile getirdi.
Denizden karaya uzanan meslek hayatı
1975 yılında, dönemin Yüksek Denizcilik Okulu Makine Bölümü’nden mezun olduğunu hatırlatan Onur, o günlerde kendisini nasıl bir hayatın beklediğini bilmediğini ancak denizciliğin bir meslekten öte bir yaşam biçimi olduğunun farkında olduğunu söyledi.
Mezuniyetinin ardından sekiz yıl boyunca Denizcilik Bankası Deniz Nakliyatı gemilerinde görev yaptığını belirten Onur, makine dairesinin zorlu çalışma koşullarını, vardiyaların yorgunluğunu, okyanusların sessizliğini ve fırtınaların gücünü bizzat yaşayarak öğrendiğini anlattı.
“Gerçek başarı, bir denizcinin hayatını kurtarabilmektir”
Denizin kendisine disiplin, sabır, ekip ruhu ve en önemlisi insan hayatının her şeyden daha değerli olduğunu öğrettiğini ifade eden Onur, denizde kazandığı bu tecrübeleri daha sonra karaya taşıyarak Onursan’ı kurduklarını söyledi.
Şirketi kurarken amaçlarının yalnızca ticaret yapmak olmadığını belirten Onur, gemilerde çalışan insanların can güvenliğine katkı sağlayacak ürünler geliştirmeyi, Türk mühendisliğini dünyaya tanıtmayı ve Türkiye’yi uluslararası alanda en iyi şekilde temsil etmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Bugün dünyanın birçok ülkesinde Türk mühendisliğiyle üretilen güvenlik ekipmanlarının kullanılmasının kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu söyleyen Onur, her kurtarma ekipmanı ve her güvenlik sisteminin bir gün bir denizcinin hayatını kurtarabilecek olmasının gerçek başarı olduğunu vurguladı.
“Denizcilik sadece gemi işletmek değildir”
Konuşmasında denizciliğin kendisi için yalnızca ticaret yapmak veya şirket sahibi olmak anlamına gelmediğini de belirten Onur, mesleğe karşı sorumluluk üstlenmenin de en az ticari başarı kadar önemli olduğunu dile getirdi.
Bu anlayış doğrultusunda uzun yıllar Deniz Ticaret Odasında görev yaptığını, meclis üyeliğinde bulunduğunu ve sektörün sorunlarının çözümü için çalıştığını ifade eden Onur, Türk Loydu’nda da görev alarak Türkiye’nin klas kuruluşunun gelişimine katkı sunmaya gayret ettiğini söyledi.
Denizcilikle ilgili her kritik konuda fikir üretmeye, çözüm geliştirmeye ve sektörün daha ileriye taşınması için çalışmaya devam ettiğini belirten Onur, “Denizcilik sadece gemi işletmek değildir. Denizcilik; bilgi üretmektir, eğitimdir, teknolojidir, güvenliktir, çevreye saygıdır ve ülkesine hizmet etmektir.” ifadelerini kullandı.
Genç denizcilere tavsiyeler
Dünya denizciliğinin dijitalleşme, yapay zekâ, çevreci yakıtlar ve sürdürülebilirlik ekseninde büyük bir dönüşüm yaşadığına dikkat çeken Onur, genç denizcilerin bu değişime ayak uydurması gerektiğini söyledi. Bununla birlikte dürüstlük, disiplin, çalışkanlık ve meslek ahlakı gibi temel değerlerin hiçbir zaman değişmeyeceğini vurguladı.
Elli yıllık meslek hayatından çıkardığı en önemli dersin, insanların makamlarıyla değil geride bıraktıkları eserlerle hatırlanması olduğunu ifade eden Onur, geriye baktığında en büyük mutluluğunun kazandığı maddi başarılar değil; yetişmesine katkıda bulunduğu insanlar, güvenle çalışan gemiler ve ülkesine sağlayabildiği faydalar olduğunu dile getirdi.
Genç denizcilere de seslenen Onur, hiçbir başarının kısa yolu olmadığını belirterek çok çalışmaları, kendilerini sürekli geliştirmeleri, yabancı dil öğrenmeleri ve dünyayı yakından takip etmeleri tavsiyesinde bulundu. Hangi makama gelirlerse gelsinler denizcilik kültüründen, meslek ahlakından ve insan sevgisinden hiçbir zaman vazgeçmemelerini isteyen Onur, 50 yıl önce büyüklerinden devraldığı bayrağı elinden geldiğince taşımaya çalıştığını, bundan sonra o bayrağı daha yükseğe taşıyacak olanların ise genç nesiller olduğunu söyledi.
“Deniz, vatanımızın mavi geleceğidir”
Konuşmasının sonunda ailesine, birlikte görev yaptığı çalışma arkadaşlarına, kaptanlara, makinecilere ve denizcilik sektöründe birlikte hizmet ettiği tüm dostlarına teşekkür eden Yılmaz Onur, “Rabb’im bizlere sağlık içerisinde daha uzun yıllar denizciliğe hizmet etmeyi nasip etsin. Çünkü bizler için deniz sadece bir ekmek kapısı değildir. Deniz, vatanımızın mavi geleceğidir.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.