5. Türkiye Denizcilik Zirvesi kapsamında düzenlenen "Denizcilik Duayenlerine Saygı" oturumunda konuşan Türk denizcilik sektörünün duayen isimlerinden Cengiz Kaptanoğlu, Kabotaj Kanunu'nun ikinci yüzyılına girilirken Türk denizciliğinin önemli bir gelişim kaydettiğini ancak yeni dönemde daha güçlü kurumsal yapılanma, daha fazla Türk bayraklı gemi ve ortak akılla yönetilen bir denizcilik vizyonuna ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Konuşmasının başında zirveyi düzenleyenlere teşekkür eden Kaptanoğlu, uluslararası denizcilik gündeminden ziyade Türk denizciliğinin kendi geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunacağını belirtti. Kabotaj Kanunu'nun 100. yılının önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Kaptanoğlu, bugüne kadar elde edilen başarıların gurur verici olduğunu ancak ikinci yüzyıla yeni hedeflerle girilmesi gerektiğini vurguladı.
"Türk tersaneleri dünya çapında başarıya ulaştı"
Türk gemi inşa sanayisinin son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını belirten Kaptanoğlu, özellikle askeri gemi inşasında ulaşılan seviyenin gurur kaynağı olduğunu söyledi. Yeşil dönüşüm süreciyle birlikte çevreci gemi inşasında da Türk tersanelerinin dünyanın dikkatini çeken projelere imza attığını belirten Kaptanoğlu, sektörün teknoloji ve kalite bakımından uluslararası ölçekte önemli bir konuma yükseldiğini ifade etti.
Türkiye'nin coğrafi avantajının denizcilik açısından çok büyük fırsatlar sunduğunu dile getiren Kaptanoğlu, buna rağmen özellikle gemi bakım-onarım alanında çok daha büyük bir potansiyele sahip olunduğunu belirterek, "Denizcilik, Türkiye'nin en temiz döviz kazandıran sektörlerinden biridir. Küresel rekabet giderek zorlaşıyor, özellikle Uzak Doğu ile rekabet kolay değil. Ancak ülkemizin bu alandaki potansiyelini daha da büyütmesi gerekiyor." dedi.
"Denizcilik artık çok daha güçlü bir ekosisteme sahip"
Türk armatörlerinin bugün geçmişe kıyasla çok daha büyük filolar yönettiğini ifade eden Kaptanoğlu, 25, 30 hatta 50 gemilik filolara sahip şirketlerin ortaya çıkmasının sektör adına önemli bir başarı olduğunu söyledi.
Geçmişte armatörlerin yalnızca gemi işletmeciliği yaptığını hatırlatan Kaptanoğlu, bugün ise aynı yatırımcıların tersanecilikten liman işletmeciliğine, lojistikten gemi bakım-onarımına, deniz turizminden diğer denizcilik hizmetlerine kadar birçok alanda faaliyet gösterdiğini belirtti.
Türk limancılığının, deniz turizminin ve balıkçılık sektörünün de önemli gelişim gösterdiğini ifade eden Kaptanoğlu, "Bütün bunlarla gurur duyuyoruz ancak bunlar yeterli değil. Kabotaj Kanunu'nun ikinci yüzyılında çok daha büyük hedefler ortaya koymalıyız." diye konuştu.
"Denizcilikte güçlü bir kurumsal yapı oluşturulmalı"
Konuşmasının önemli bölümünü denizcilikte kurumsal yapılanmaya ayıran Kaptanoğlu, sektörün farklı kurumlar arasında dağılmış bir yapı içerisinde yönetildiğini belirterek bunun önemli bir eksiklik olduğunu söyledi.
İMEAK Deniz Ticaret Odası'nın kamu ile sektör arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini belirten Kaptanoğlu, geçmişte Denizcilik Müsteşarlığı döneminde ve denizciliği yakından bilen yöneticilerin görev yaptığı süreçlerde sektörün önemli mesafeler katettiğini hatırlattı.
Bugün Denizcilik Başkanlığı'nın çok daha güçlü bir yapıya kavuşturulması gerektiğini dile getiren Kaptanoğlu, bu yapının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösterebileceğini ancak denizciliğin tüm alt sektörlerini tek merkezden koordine eden güçlü bir organizasyon haline gelmesi gerektiğini söyledi.
"Denizciliğin farklı kurumlar tarafından yönetildiği bir yapı yerine, tüm sektörün ortak akılla yönlendirildiği güçlü bir organizasyona ihtiyaç var." diyen Kaptanoğlu, denizciliğin tek elden planlanmasının sektörün gelişimini hızlandıracağını ifade etti.
"Türk bayrağı daha fazla gemide dalgalanmalı"
Konuşmasında Türk bayraklı gemilerin artırılmasının önemine de değinen Kaptanoğlu, yaklaşık 30 yıl önce Deniz Ticaret Odası öncülüğünde Norveç'te Uluslararası Gemi Sicili uygulamalarını incelediklerini hatırlattı.
O dönemde amaçlarının Türk bayrağının yabancı bayraklarla rekabet edebilmesini sağlamak olduğunu belirten Kaptanoğlu, aradan geçen yıllar içerisinde şartların değiştiğini ancak Türk bayrağının daha rekabetçi hale getirilmesi için yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
Vergi, sigorta ve benzeri alanlarda yapılacak iyileştirmelerle Türk bayraklı gemi sayısının artırılabileceğini ifade eden Kaptanoğlu, "Yıllardır denizcilik camiasında en büyük gurur kaynaklarımdan biri Türk bayraklı gemilerimizin sayısının artması oldu. Dünya filosu büyüyor, bizim filomuz da büyüyor. Ancak neden daha fazla Türk bayraklı gemimiz olmasın? Bunun ülkemize ekonomik, ticari ve stratejik katkısı çok büyük olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kabotaj Bayramı dolayısıyla yaptığı, "Türk bayrağını denizlerimizde ve dünyanın farklı bölgelerinde gururla dalgalandıran tüm denizcilerimizin 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nı tebrik ediyorum." sözlerini hatırlatan Kaptanoğlu, bu mesajın Türk denizciliği açısından büyük anlam taşıdığını ifade etti.
"İstanbul'da deniz ulaşımı daha etkin kullanılmalı"
Konuşmasının sonunda şehir içi deniz ulaşımına da değinen Kaptanoğlu, İstanbul'un artan kara trafiği karşısında deniz ulaşımının çok daha etkin kullanılmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Yeni iskelelerin hizmete alınması, Boğaz ve kıyı hatlarının güçlendirilmesi, can ve mal güvenliğinin en üst seviyede sağlanmasıyla daha fazla yolcu gemisi ve deniz ulaşım aracının hizmet vermesi gerektiğini belirten Kaptanoğlu, böylece İstanbul trafiğinin de önemli ölçüde rahatlayacağını ifade etti.
Konuşmasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Denizciliği Türk'ün büyük milli ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız." sözünü hatırlatarak tamamlayan Kaptanoğlu, Kabotaj Kanunu'nun ikinci yüzyılında Türkiye'nin gerçek anlamda denizci bir ülke ve denizci bir millet olma hedefi doğrultusunda ortak akılla hareket etmesi gerektiğini söyledi.