1. HABERLER

  2. ENERJİ

  3. Petrol Piyasasında Yeni Sorun Arz Değil, Lojistik
Petrol Piyasasında Yeni Sorun Arz Değil, Lojistik

Petrol Piyasasında Yeni Sorun Arz Değil, Lojistik

Orta Doğu'dan petrol sevkiyatının yeniden artmasına rağmen Brent petrolün varil fiyatının 100 doların üzerinde kalması, piyasadaki temel sorunun arzdan çok lojistik olduğunu gösteriyor.

A+A-

Reuters yazarı Ron Bousso'ya göre yüksek tanker ve sigorta maliyetleri ile rafineri kapasitesindeki kayıplar petrol fiyatları üzerindeki baskıyı sürdürüyor.

Orta Doğu'dan petrol ihracatı, İran savaşı başladığından bu yana en yüksek seviyelerinden birine çıkarken, petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi dikkat çekiyor.

Reuters köşe yazarı Ron Bousso'nun analizine göre, Körfez ülkelerinden petrol sevkiyatının yeniden artmasına rağmen Brent petrolün varil fiyatının 100 doların üzerinde kalmasının temel nedenlerinden biri, küresel petrol ticaretinde yaşanan lojistik sorunlar.

Analitik şirketi Kpler'in verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrol miktarı, 26 Eylül'de sona eren yedi günlük dönemde günlük ortalama 14,2 milyon varile ulaştı. Bu rakam savaş öncesindeki seviyenin yaklaşık yüzde 80'ine karşılık geliyor.

Gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçerken ve geçiş sonrasındaki günlerde uydu takip sistemlerini kapatabilmesi nedeniyle gerçek sevkiyat miktarının daha yüksek olabileceği belirtiliyor.

Petrol akışı arttı, fiyatlar neden düşmedi?
Bousso'ya göre petrolün Hürmüz Boğazı'ndan geçişindeki toparlanma, küresel petrol açığını azaltıyor. Energy Aspects'in tahminine göre piyasadaki günlük petrol açığı, mayıs ayındaki yaklaşık 4 milyon varillik seviyeden 1,6 milyon varile kadar geriledi.

Buna rağmen Brent petrol 100 doların üzerinde işlem görmeye devam ediyor.

Reuters analizinde bunun nedenlerinden biri olarak tanker taşımacılığı ve sigorta maliyetlerindeki olağanüstü artış gösteriliyor. Orta Doğu ile Asya arasındaki petrol taşımacılığında kullanılan çok büyük ham petrol tankerlerinin (VLCC) günlük taşıma maliyetinin 1,2 milyon doların üzerine çıktığı belirtiliyor. Bu rakam ocak ayında yaklaşık 30 bin dolar seviyesindeydi.

Böylece petrolün nihai teslimat fiyatı içindeki navlun maliyetinin savaş öncesinde yaklaşık yüzde 3 olan payı, yaklaşık yüzde 27'ye yükselmiş durumda.

Hürmüz'deki taşımacılık sistemi maliyetleri artırıyor
Bölgedeki mevcut taşımacılık sistemi de maliyetleri artırıyor.

Bazı petrol tankerleri ham petrolü Hürmüz Boğazı üzerinden Umman Körfezi'ne taşıyor, burada yükler daha küçük gemilere aktarılıyor ve ardından Asya'daki alıcılara ulaştırılıyor.

Bu sistem çok sayıda tankerin uzun süre boyunca meşgul olmasına neden olurken, küresel tanker arzını da daraltıyor.

Bunun yanında Asya'daki alıcıların giderek daha fazla Atlantik havzasından petrol tedarik etmeye başlaması, daha uzun deniz rotalarını ve dolayısıyla tanker ihtiyacını artırıyor.

Reuters analizine göre, Hürmüz Boğazı'ndan petrol sevkiyatının daha da artması kısa vadede navlun piyasasındaki baskıyı azaltmak yerine artırabilir. Çünkü daha fazla petrolün güvenli biçimde taşınabilmesi için mevcut karmaşık tanker ve aktarma sistemlerine yönelik talep de yükselebilir.

Suudi Arabistan'ın rotası değişti
Savaşın başlamasının ardından Körfez ülkeleri petrol ihracatı için alternatif güzergahlara yöneldi.

Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri olarak, ham petrolünün önemli bölümünü Doğu-Batı Boru Hattı üzerinden Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na yönlendirdi. Bu güzergah bir dönem küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 4'ünü taşıdı.

Ancak eylül ayının başında boru hattının İran destekli Iraklı milislerin saldırısına uğramasının ardından Suudi Arabistan petrol ihracatının bir bölümünü yeniden Hürmüz Boğazı'na yönlendirdi.

Kpler verilerine göre Suudi Arabistan'ın Hürmüz üzerinden gerçekleştirdiği petrol ihracatı eylülde günlük ortalama 3 milyon varile ulaştı. Bu, savaşın başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek seviye oldu.

Rafineri kapasitesindeki kayıp da fiyatları etkiliyor
Petrol piyasasındaki baskının bir diğer nedeni ise rafineri kapasitesindeki kayıplar.

Orta Doğu ve Rusya'daki bazı rafinerilerin devre dışı kalması, özellikle motorin arzında sıkıntıya yol açıyor. Rusya'daki rafinerilerin bir bölümünün Ukrayna'nın insansız hava aracı saldırılarından etkilenmesi de küresel rafineri kapasitesindeki kaybı artırıyor.

Motorin fiyatlarındaki yükseliş, özellikle ABD'de tarım, sanayi ve taşımacılık sektörleri açısından önem taşıyor.

G7 ülkelerinin stratejik rezervlerden motorin piyasaya sürme kararının ise rafineri kapasitesindeki kaybı doğrudan telafi etmediği için daha çok geçici bir rahatlama sağlaması bekleniyor.

Petrol fiyatlarını artık sadece arz belirlemiyor
Reuters analizine göre rafinerilerin motorin üretiminde daha yüksek verim sağlayan orta yoğunlukta ve kükürt oranı yüksek ham petrole olan talebi de artıyor.

Bu tür petrolün önemli bölümü Orta Doğu ve Rusya'dan geliyor. Ancak aynı bölgeler, savaş nedeniyle lojistik ve üretim sorunlarının en fazla yaşandığı merkezler arasında bulunuyor.

Bu durum bir döngü oluşturuyor: Rafineri kapasitesindeki daralma motorin fiyatlarını yükseltiyor, yüksek motorin fiyatları motorin üretimine uygun ham petrole olan talebi artırıyor, artan ham petrol talebi ise petrol fiyatlarını destekliyor.

Reuters köşe yazarı Ron Bousso'ya göre bu nedenle petrol piyasasında fiyatların belirlenmesinde artık yalnızca arz miktarı değil, petrolün taşınabilmesi ve rafine edilebilmesi de belirleyici hale geliyor.

Bu lojistik sorunların, petrol ticaretinin savaş öncesindeki normal rotalarına dönmesine kadar aylar, hatta yıllar boyunca etkisini sürdürmesi mümkün.

Kaynak: Reuters – Ron Bousso

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.