1. HABERLER

  2. DENİZ TİCARETİ

  3. Küresel Petrol Tankeri Krizi Derinleşiyor
Küresel Petrol Tankeri Krizi Derinleşiyor

Küresel Petrol Tankeri Krizi Derinleşiyor

Bloomberg’in haberine göre, Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar, İran savaşı ve uzayan deniz rotaları küresel tanker kapasitesini zorluyor.

A+A-

ABD’den Çin’e petrol taşıma maliyeti 80 milyon dolara ulaşırken, navlun artışı petrol piyasalarını ve rafineri kârlılığını baskılıyor.

Küresel petrol tanker piyasasında yaşanan kapasite sıkıntısı giderek derinleşiyor. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar, değişen petrol ticareti rotaları ve gemilerin daha uzun seferler yapmak zorunda kalması, tanker navlunlarını tarihi seviyelere taşıdı.

Gemi acentesi Gibson’ın verilerine göre, ABD’den Çin’e bir süper tankerle petrol taşımanın maliyeti yaklaşık 80 milyon dolara ulaştı. Bu tutar, standart bir SpaceX Falcon 9 roketinin fırlatma maliyeti olarak belirtilen 74 milyon doları aşarken, yılın başlarında benzer özelliklerde bir tankerin satın alınabileceği seviyeye karşılık geliyor.

Sektörün önde gelen aracı kurumlarından SSY, enflasyondan arındırıldığında dahi tanker navlunlarının 1960’larda süper tankerlerin kullanılmaya başlanmasından bu yana en yüksek seviyelere çıktığını belirtiyor. Mevcut oranlar, 1980’lerde İran-Irak Savaşı sırasında yaşanan tanker savaşları dönemindeki seviyeleri de geride bırakmış durumda.

Dünyanın en büyük bağımsız petrol ticaret şirketi Vitol Group’un Üst Yöneticisi (CEO) Russell Hardy, sektördeki kapasite yetersizliğine dikkat çekerek herkese yetecek sayıda gemi bulunmadığını ve fiyatların son dönemde çok hızlı yükseldiğini söyledi.

Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar kapasiteyi daraltıyor
Tanker piyasasındaki krizin temelinde, mevcut gemi filosunun taşınması gereken petrol miktarını verimli biçimde karşılayamaması bulunuyor. İran savaşıyla birlikte Orta Doğu’daki petrol ticareti rotalarının değişmesi, gemilerin kullanım sürelerini uzatıyor.

Bölgedeki üreticilerin petrolü Hürmüz Boğazı üzerinden doğrudan sevk etmek yerine farklı gemilere aktarmaya daha fazla ihtiyaç duyması, bazı seferlere yaklaşık bir haftalık ek süre getiriyor. Sektör yöneticilerine göre, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 80’ine ulaşması da tanker talebini artırıyor.

Boğazdaki trafiğin sert biçimde gerilediği dönemde çok sayıda tanker, yeni yük bulmak amacıyla Orta Doğu’dan dünyanın diğer bölgelerine boş olarak hareket etti. Sevkiyatların yeniden toparlanmasıyla bu gemilerin uygun bölgelere dönmesi gerekiyor. Ancak yeniden konumlanma süreci haftalar alabiliyor.

İran’ın Çin’e petrol ihracatındaki fiilî duraklama da piyasadaki baskıyı artıran unsurlar arasında yer alıyor. Çinli alıcıların alternatif kaynaklara yönelmesi, uluslararası piyasada faaliyet gösteren tankerlerin talep gördüğü diğer rotalardaki rekabeti yoğunlaştırıyor.

İran’ın gemilere yönelik saldırılarının bazı tankerleri onarım nedeniyle hizmet dışı bırakması da kullanılabilir kapasiteyi azaltıyor. Öte yandan bazı gemilerin Husi saldırılarından kaçınmak için Afrika kıtasının çevresinden dolaşması, sefer mesafelerini ve taşıma sürelerini uzatıyor.

MJLF & Associates’in iş zekâsı başkanı Lauren Gallinari, geçmişte de olağanüstü navlun piyasaları görüldüğünü ancak mevcut yükselişin hızı, büyüklüğü ve kapsamının dikkat çekici olduğunu belirtti.

Taşıma maliyeti petrol fiyatlarının yüzde 45’ine ulaştı
Navlun artışının boyutu, petrolün varil fiyatıyla karşılaştırıldığında daha net ortaya çıkıyor. Habere göre, bu hafta ABD’den yapılan bir taşıma için varil başına yaklaşık 41 dolarlık navlun maliyetine karşılık gelen bir fiyat oluştu. Aynı rotada geçen yıl ortalama taşıma maliyeti varil başına 4,50 dolar seviyesindeydi.

Böylece nakliye maliyeti, cuma günü varil başına 91 dolara yakın işlem gören Batı Teksas türü ham petrol (WTI) vadeli işlemlerinin fiyatının yaklaşık yüzde 45’ine ulaştı.

Yükselen navlun, tanker sahipleri için önemli gelir fırsatları yaratırken petrol ticareti yapan şirketlerin maliyetlerini artırıyor. Clarksons Securities analistleri, ek gemi kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle navlun fiyatlarının giderek kiracıların ödeme gücüne bağlı hale geldiğine dikkat çekiyor.

Vitol CEO’su Hardy de fiyatlardaki aşırı oynaklığın, tüccarların taşıma maliyetlerini varil başına birkaç dolarlık farkla dahi tahmin etmesini zorlaştırdığını ifade etti.

Sektör alternatif taşıma yöntemlerine yöneliyor
Tanker piyasasındaki sıkışıklık, petrol ticaretinde yeni yöntemlerin devreye alınmasına yol açıyor. Normal şartlarda süper tankerlerle taşınan Batı Afrika ve Güney Amerika kaynaklı bazı petrol yükleri, daha küçük kapasiteli iki Suezmax tipi gemiye bölünerek taşınıyor.

Petrol üreticileri de navlun fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı gemi satın alma veya uzun vadeli kiralama sözleşmeleri yapma yoluna gidiyor. Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt gibi Orta Doğu ülkelerinin son haftalarda tanker satın alma piyasasında yer aldığı belirtiliyor.

Bu alternatifler piyasadaki baskıyı kısmen dağıtsa da maliyetlerdeki yükselişi durdurmuş değil. Suezmax tipi tankerlerin ortalama günlük kazançları 680 bin doların üzerine çıkarak ay başındaki seviyesinin yaklaşık beş katına ulaştı. Propan gibi gazları taşıyan gemilerin navlun ücretleri de rekor seviyelere yaklaştı ve geçen yılın sonundan bu yana üç kattan fazla arttı.

Tanker satın almak da giderek pahalılaşıyor. Clarkson Research Services verilerine göre, ikinci el piyasasında bir petrol tankerinin değeri 240 milyon dolara kadar yükselerek rekor kırdı. Bu rakam, geçen yılın sonundaki seviyenin yüzde 60’tan fazla üzerinde bulunuyor.

Yüksek navlun petrol ticaretinin yönünü değiştiriyor
Artan taşıma maliyetleri, petrol üreticilerinin hangi pazarlara rekabetçi fiyatlarla satış yapabileceğini de etkiliyor.

Özellikle ihracatçıların Çin’deki rafinerilere uzun mesafeli sevkiyatlara bağımlı olduğu Batı Afrika’da, yüksek navlun maliyetlerini dengelemek isteyen satıcıların ham petrol fiyatlarında indirim yaptığı belirtiliyor. Bu durum, taşıma giderlerinin yalnızca alıcıların maliyetlerini değil, üreticilerin elde ettiği geliri de etkilediğini gösteriyor.

Enerji şirketleri de yükselen maliyetlerin etkisini hissetmeye başladı. Shell, üçüncü çeyrek sonuçlarının bir bölümünün mevcut makroekonomik koşullarda uzun vadeli gemi kiralama sözleşmelerinin değişken maliyet unsurlarındaki artıştan etkileneceğini açıkladı. Şirket, yılın başında da benzer bir uyarıda bulunmuştu.

Buna karşılık, dünyanın en büyük halka açık deniz taşımacılığı şirketlerinin toplam piyasa değerinin 70 milyar doları aşarak rekor seviyeye ulaştığı bildirildi.

Rafineri kârları üzerindeki baskı artıyor
Tanker navlunlarındaki yükseliş, ham petrolün taşınmasından yakıt üretimine kadar uzanan tedarik zincirinin tamamını etkiliyor. Başlangıçta petrol ve yakıt fiyatlarındaki yükselişle dengelenebilen taşıma maliyetleri, artık rafinerilerin kârlılığını da aşındırmaya başladı.

Dizel piyasasındaki sıkışıklık, rafinerilerin ürün satışından elde ettiği marjları yüksek tutsa da nakliye giderlerindeki artış bu avantajı azaltıyor. Avrupa merkezli Repsol, üçüncü çeyrekte varil başına 36 dolarlık rafineri marjı bildirirken RBC analistleri, bu marjın ekim ayında kısmen yükselen tanker maliyetlerinin etkisiyle yaklaşık 15 dolara gerilediğini belirtiyor.

Navlun fiyatlarının yükselmeye devam etmesi halinde rafinerilerin ham petrol işleme miktarlarını azaltması gündeme gelebilir. Bu durum, yakıt arzındaki sıkışıklığı daha da artırabilecek yeni bir risk oluşturuyor.

Nakliye tüccarlığı geçmişi bulunan Svelland Capital’in kurucusu Tor Svelland, taşıma maliyetlerinin bir petrol yükünün değerinin yüzde 5’inden yüzde 50’sine yükselmesi halinde ticaret akışlarının sürdürülemez hale gelebileceği uyarısında bulundu.

Küresel tanker piyasasında bundan sonraki süreç, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların seyrine, gemilerin yeniden konumlandırılma hızına ve petrol üreticilerinin alternatif taşıma kapasitesi oluşturabilmesine bağlı olacak. Navlun maliyetlerindeki yükselişin sürmesi ise ham petrol ticaretini, rafineri üretimini ve küresel enerji fiyatlarını daha fazla baskı altına alabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.