
Karadeniz'den Küresel Piyasalara: Tamer Kıran Denizcilik Gündemini Değerlendirdi
İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, Temmuz Ayı Meclis Toplantısı'nda...
İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, Temmuz Ayı Meclis Toplantısı'nda Karadeniz'deki güvenlik risklerinden Gemi Acenteleri Yönetmeliği'ne, hurda teşvikinden gümrük uygulamalarına kadar denizcilik sektörünün gündemindeki önemli başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, Temmuz Ayı Meclis Toplantısı'nda yaptığı kapsamlı değerlendirmelerde, denizcilik sektörünü yakından ilgilendiren ulusal ve uluslararası gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Küresel ekonomide yaşanan gelişmelerden Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılara, Gemi Acenteleri Yönetmeliği'nde yürütülen çalışmalardan hurda teşvikine, gümrük uygulamalarından üyelere sunulan finansman imkânlarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Kıran, İMEAK Deniz Ticaret Odası'nın sektör adına yürüttüğü girişimler hakkında meclis üyelerini bilgilendirdi.
Temmuz ayı meclis toplantısında konuşmasının önemli bölümünü sektörün güncel sorunlarına ayıran Kıran, Karadeniz'de giderek artan güvenlik risklerinin Türk denizciliği açısından yakından takip edildiğini vurgularken, denizcilik sektörünü ilgilendiren mevzuat çalışmalarında da üyelerin taleplerini ilgili kamu kurumlarına taşımaya devam ettiklerini söyledi. Özellikle Gemi Acenteleri Yönetmeliği sürecinde yürütülen çalışmalar, hurda teşvikine ilişkin beklentiler, Gümrük Yönetmeliği'ndeki uygulama sorunlarının giderilmesi ve üyelerin finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni iş birliklerinin toplantının öne çıkan gündem maddeleri arasında yer aldı.

Küresel Ekonomi ve Denizcilik Piyasalarında Belirsizlik Sürüyor
Kıran, konuşmasının başında küresel ekonomi ve denizcilik piyasalarındaki son gelişmeleri değerlendirerek, jeopolitik risklerin dünya ticareti üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini söyledi. Özellikle Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin enerji fiyatlarından uluslararası ticarete, finansal piyasalardan deniz taşımacılığına kadar birçok alanda belirsizlikleri artırdığına dikkat çeken Kıran, küresel ekonominin temkinli bir döneme girdiğini ifade etti.
ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın bozulmasının ardından bölgede yeniden yükselen tansiyonun küresel ekonomiyi doğrudan etkilediğini belirten Kıran, bugün itibarıyla yoğun çatışmalar yaşanmasa da savaşın yeniden başlayabileceğine yönelik endişelerin piyasalarda güçlü şekilde hissedildiğini söyledi. Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin enflasyon baskısını artırdığını, bunun da başta gelişmiş ülkeler olmak üzere merkez bankalarını yeniden sıkı para politikalarına yönelttiğini ifade eden Kıran, faiz artışı beklentilerinin küresel finans piyasalarında yeni bir risk unsuru oluşturduğunu dile getirdi.
OECD'nin son ekonomik görünüm raporuna da değinen Kıran, yıl başında yüzde 3,1 olarak öngörülen 2026 yılı küresel büyüme tahmininin, jeopolitik gelişmelere rağmen sınırlı bir gerilemeyle yüzde 2,8 seviyesine revize edildiğini hatırlattı. Buna karşılık küresel enflasyon beklentisinin yüzde 2,8'den yüzde 4 seviyesine yükseldiğine işaret eden Kıran, büyümenin yavaşladığı, enflasyonun ise yüksek seyrettiği bu tablonun dünya ekonomisi açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir süreç olduğunu söyledi.
Küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin denizcilik sektörüne doğrudan yansıdığını belirten Kıran, temmuz ayında denizcilik piyasalarında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin ve küresel ticarete ilişkin belirsizliklerin belirleyici olmaya devam ettiğini ifade etti. Mart-Mayıs döneminde yaşanan daralmanın ardından haziran ayında kuru dökme yük ve konteyner taşımacılığındaki artış sayesinde sınırlı bir toparlanma görüldüğünü aktaran Kıran, buna rağmen piyasalardaki kırılganlığın sürdüğünü söyledi.
Özellikle Kızıldeniz'de yeniden artan güvenlik risklerinin uluslararası ticaret rotaları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çeken Kıran, gemilerin güvenlik gerekçesiyle alternatif rotalara yönelmesinin sefer mesafelerini uzattığını, bunun da başta tanker taşımacılığı olmak üzere navlun piyasalarında maliyet baskısı oluşturduğunu ifade etti. Küresel deniz taşımacılığına ilişkin mevcut tahminlerin 2026 yılında ton bazında sınırlı bir daralmaya işaret ettiğini belirten Kıran, ton-mil bazında ise yaklaşık yüzde 1,3'lük büyüme beklentisinin korunduğunu söyledi.
Önümüzdeki dönemde yalnızca Orta Doğu'daki gelişmelerin değil, ABD'nin ticaret ortaklarına yönelik gümrük tarifeleri ile küresel ticarette giderek güçlenen korumacı politikaların da denizcilik piyasalarının seyrini belirlemeye devam edeceğini vurgulayan Kıran, sektör temsilcilerinin bu süreci dikkatle takip etmesi gerektiğini ifade etti. Küresel ekonomide yaşanan her gelişmenin artık çok daha hızlı şekilde deniz taşımacılığına yansıdığına işaret eden Kıran, uluslararası ticaretin geleceğinin büyük ölçüde jeopolitik gelişmeler ve ekonomik politikalar tarafından şekillendirileceğini sözlerine ekledi.
Karadeniz'deki Güvenlik Riski Yakından Takip Ediliyor
Konuşmasının en önemli başlıklarından birini Karadeniz'de yaşanan gelişmeler oluşturan Kıran, haziran ayından itibaren artış gösteren ticari gemilere yönelik saldırıların temmuz ayında daha da yoğunlaştığını belirterek bölgedeki güvenlik ortamının ciddi şekilde kötüleştiğini söyledi.
Karadeniz ve Azak Denizi'nde sivil ticaret gemileri ile deniz unsurlarını hedef alan saldırıların belirgin biçimde arttığını ifade eden Kıran, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre bugüne kadar yaklaşık 180 ticari geminin çeşitli saldırılara maruz kaldığını, yalnızca temmuz ayında yaşanan saldırılarda ise 13 denizcinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda sivil denizcinin de yaralandığını belirtti.
Son olarak Karadeniz'de saldırıya uğrayan Türk bayraklı Reyhan Sarı isimli dökme yük gemisinde görev yapan bir Türk denizcisinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Kıran, yaşamını yitiren denizciye Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve şirketine başsağlığı diledi. Yaralanan denizcilere de acil şifalar temennisinde bulunan Kıran, sivil denizcilerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Yaşanan gelişmelerin ardından Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün Karadeniz'i en yüksek güvenlik riskini ifade eden Seviye 3 kategorisine yükselttiğini hatırlatan Kıran, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Kiev ziyareti sırasında yaptığı açıklamaları da son derece önemli bulduklarını söyledi. Limanların, gemilerin ve balıkçı teknelerinin hedef alınmasının hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini belirten açıklamaların Türkiye'nin konuya verdiği önemi ortaya koyduğunu ifade etti.
İMEAK Deniz Ticaret Odası olarak süreci ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyon içerisinde takip ettiklerini vurgulayan Kıran, Rusya ve Ukrayna'nın Ankara büyükelçiliklerine gönderilen mektuplarla Karadeniz ve Azak Denizi'nde ticari gemileri hedef alan saldırılara ilişkin duyulan endişenin resmi olarak iletildiğini açıkladı. Ayrıca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği aracılığıyla Ukrayna'daki muhataplara da sektörün tepkisinin yazılı ve sözlü olarak aktardıklarını belirtti.
Bölgedeki savaş ortamının kısa sürede sona ereceğine ilişkin güçlü işaretler bulunmadığını belirten Kıran, Karadeniz'de faaliyet gösteren armatör ve işletmecilere risk değerlendirmelerini titizlikle yapmaları, ilgili devlet kurumlarının uyarılarını yakından takip etmeleri ve seyir planlamalarında azami dikkat göstermeleri çağrısında bulundu. Kıran, Karadeniz'in en kısa sürede yeniden barışın, istikrarın ve güvenli deniz ticaretinin hâkim olduğu bir bölge haline gelmesini temenni ettiklerini ifade etti.

Gemi Acenteleri Yönetmeliğinde Süreç Nasıl Yürütüldü?
Temmuz Ayı Meclis Toplantısı'nda en kapsamlı değerlendirmelerden birini Gemi Acenteleri Yönetmeliği hakkında yapan İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, yönetmeliğin hazırlık sürecinde Oda'nın yürüttüğü çalışmaları ayrıntılarıyla anlatarak kamuoyunda oluşan bazı değerlendirmelere de açıklık getirdi. Yönetmeliğin hazırlanma aşamasından itibaren sektör ile Denizcilik Genel Müdürlüğü arasında koordinasyonu sağlayan temel kurum olarak görev üstlendiklerini belirten Kıran, üyelerden gelen hiçbir görüşün göz ardı edilmeden ilgili makamlara eksiksiz şekilde iletildiğini söyledi.
Kıran, 2018 yılında göreve talip olurken katılımcı ve şeffaf yönetim anlayışı sözü verdiklerini hatırlatarak, geçen sekiz yıllık süreç boyunca Oda'yı ilgilendiren tüm önemli konularda meclis üyeleri ve meslek komiteleriyle istişare içinde hareket ettiklerini ifade etti. Aynı yaklaşımın Gemi Acenteleri Yönetmeliği hazırlanırken de sürdürüldüğünü belirten Kıran, sürecin seçim tartışmalarına konu edilmesini ise doğru bulmadıklarını dile getirdi.
Sektörden Gelen Tüm Görüşler Bakanlığa Eksiksiz İletildi
Yönetmeliğin ilk taslağının 26 Şubat 2025 tarihinde Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından İMEAK Deniz Ticaret Odası'na gönderildiğini hatırlatan Kıran, taslağın ertesi gün yayımlanan sirkülerle tüm üyelere ve sektör paydaşlarına duyurulduğunu söyledi. Bu süreçte Oda'ya ulaşan tüm görüş, öneri ve değerlendirmelerin hiçbir ayrım yapılmaksızın derlenerek 21 Mart 2025 tarihinde Bakanlığa gönderildiğini belirten Kıran, Oda'nın bu süreçte yalnızca meslek komitelerinden değil, bireysel üyelerden gelen önerileri de sektör görüşü olarak ilgili idareye aktardığını ifade etti.
İlk taslakla ilgili olarak; mali yeterlilik kriterlerinin hafifletilmesi, kazanılmış hakların korunması, mevcut acentelerin yeni düzenlemeden muaf tutulması, acente personelinin mesleki tecrübesine dayalı müktesep haklarının korunması ve acente sorumlusu olabilmek için yalnızca denizcilik programlarından mezun olma şartının aranmaması yönündeki taleplerin açık şekilde Bakanlığa iletildiğini kaydeden Kıran, sektörün beklentilerinin ilk aşamadan itibaren resmi kayıt altına alındığını söyledi.
İkinci Taslakta da Yoğun İstişare Süreci Yürütüldü
Bakanlığın değerlendirmelerinin ardından revize edilen ikinci taslağın 1 Ağustos 2025 tarihinde Oda'ya ulaştığını belirten Kıran, aynı gün yayımlanan ikinci sirkülerle taslağın yeniden sektörün görüşüne açıldığını ifade etti. Bu aşamada gelen tüm görüşlerin de herhangi bir eleme yapılmaksızın 29 Ağustos 2025 tarihinde Denizcilik Genel Müdürlüğü'ne gönderildiğini belirten Kıran, özellikle müktesep hakların korunması ve B ile C sınıfı acentelerin ilave mali yük altına girmemesi yönündeki taleplerin güçlü şekilde dile getirildiğini söyledi.
Kıran, ayrıca denizcilik mezunu personel istihdamı şartının yalnızca A sınıfı acenteler için uygulanmasının daha doğru olacağı yönündeki değerlendirmelerin de Bakanlığa iletildiğini ifade ederek, sektörün sürdürülebilirliği açısından farklı ölçeklerde faaliyet gösteren acentelerin mevcut yapılarının korunmasının önemine dikkat çekti.
Birçok Talep Yönetmeliğe Yansıdı
Yürütülen istişarelerin önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Kıran, acente sahipleri ve ortaklarının ilave şart aranmaksızın acente sorumlusu olarak yetkilendirilebilmesi yönündeki taleplerin yönetmelikte karşılık bulduğunu, belge ücretlerinde öngörülen yüksek rakamların da daha makul seviyelere indirildiğini söyledi. Buna karşın karşılık bulmayan hususların ise yönetmeliğin yayımlanmasının ardından da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, Bakan Yardımcısı ve Denizcilik Genel Müdürü nezdinde yapılan görüşmelerle gündeme taşınmaya devam ettiğini ifade etti.
Yönetmeliğin yayımlanmasının ardından Oda'nın yeni bir çalışma daha gerçekleştirerek üyelerden gelen eleştirileri yeniden derlediğini belirten Kıran, özellikle B ve C sınıfı acentelerde denizcilik mezunu personel istihdamı şartının yeniden değerlendirilmesi, acente botu işletenlerden acente yetki belgesi istenmesine yönelik uygulamanın kaldırılması ve aynı ofiste birden fazla acentenin faaliyet göstermesine izin verilmemesine ilişkin düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi yönünde Bakanlığa kapsamlı talepler ilettiklerini söyledi.
14 Yeni Bölümün Eklenmesiyle 85 Bin Kişilik İnsan Kaynağı Havuzu Oluştu
Yönetmelik sürecinde elde edilen en önemli kazanımlardan birinin, denizcilikle ilgili eğitim programlarının kapsamının genişletilmesi olduğunu vurgulayan Kıran, Denizcilik Genel Müdürlüğü'nün YÖK Atlas verileri doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda Oda'nın önerdiği 22 bölümden 14'ünü kabul ettiğini açıkladı. Böylece denizcilik sektörü için önemli bir insan kaynağı kazanımı sağlandığını ifade eden Kıran, bu düzenlemeyle yaklaşık 42 bin 500 örgün öğretim ve 42 bin 500 açık öğretim öğrencisi olmak üzere toplam 85 bin kişinin sektöre kazandırılabilecek yeni aday havuzuna dahil edildiğini söyledi.
Bu gelişmenin yalnızca mevcut personel ihtiyacının karşılanması açısından değil, sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği bakımından da önemli bir adım olduğunu belirten Kıran, buna rağmen yönetmelikte uygulamada sorun oluşturabilecek bazı maddelerin revize edilmesi amacıyla Bakanlık nezdindeki girişimlerin sürdüğünü kaydetti. Ayrıca yönetmelikle ilgili açılan yürütmeyi durdurma ve iptal davalarının süreci hukuki zemine taşıdığını, buna rağmen İMEAK Deniz Ticaret Odası'nın sektörün taleplerini ilgili kurumlarla istişare içinde takip etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.
Hurda Teşvikinde Yeni Düzenleme Sektör İçin Yeterli Görülmüyor
İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran, temmuz ayında denizcilik sektörünü yakından ilgilendiren önemli mevzuat değişikliklerinden birinin de hurdaya ayrılan Türk bayraklı gemilerin yerine yeni gemi inşa edilmesini teşvik eden yönetmelikte yapılan düzenleme olduğunu belirtti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 16 Temmuz'da Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişikliklerin sektör açısından olumlu olmakla birlikte tek başına yeterli olmadığını ifade eden Kıran, teşvik mekanizmasının daha etkin hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Yapılan değişikliklerle birlikte hurda teşvikinden yararlanabilmek için geminin Türk bayrağında bulunma süresinin iki yıldan üç aya indirildiğini hatırlatan Kıran, ayrıca hurdaya ayrılan geminin tonajına göre yerine inşa edilecek yeni gemiler için yeni kriterler getirildiğini anlattı. Buna göre, 12 bin gros ton ve üzerindeki gemilerde yeni inşa edilecek geminin en az yarısı, 12 bin gros tonun altındaki gemilerde ise en az üçte biri tonajında olması şartı uygulanacak.
Söz konusu düzenlemelerin filo yenileme projelerine katkı sağlayacağını düşündüklerini belirten Kıran, sektörün ihtiyaç duyduğu dönüşümün istenilen ölçekte gerçekleşebilmesi için mevcut şartların günümüz piyasa koşulları dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlarla temasların sürdüğünü belirten Kıran, Türk deniz ticaret filosunun gençleştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması amacıyla çalışmalarına devam edeceklerini söyledi.
Gümrük Yönetmeliği'ndeki Belirsizlik Giderildi
Toplantıda sektörün gündemindeki bir diğer önemli başlığın Gümrük Yönetmeliği'nin 482'nci maddesinin uygulanmasına ilişkin yaşanan belirsizlik olduğunu belirten Kıran, üyelerden gelen geri bildirimler doğrultusunda sorunun çözümü için Ticaret Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduklarını açıkladı.
Kıran, bazı limanlarda söz konusu maddenin yabancı bayraklı gemilere de uygulanmaya başlandığı yönünde bildirimler aldıklarını belirterek, İMEAK Deniz Ticaret Odası'nın yaptığı değerlendirmede düzenlemenin esas itibarıyla dış sefer yapan Türk bayraklı gemileri kapsadığı görüşünün Gümrükler Genel Müdürlüğü'ne iletildiğini söyledi. Bunun üzerine Bakanlık tarafından yapılan inceleme sonucunda, üç aylık dış sefer süresine ilişkin hükmün yabancı bayraklı gemiler açısından uygulanamayacağının açık şekilde ortaya konulduğunu ifade etti.
Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün konuyla ilgili İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne gerekli talimatı verdiğini belirten Kıran, böylece sektör açısından önemli bir belirsizliğin ortadan kaldırıldığını söyledi. Sorunun kısa sürede çözüme kavuşturulmasına katkı sunan Ticaret Bakanlığı ile Gümrükler Genel Müdürlüğü'ne teşekkür eden Kıran, sektörün uygulamada karşılaştığı sorunların çözümü için kamu kurumlarıyla yakın diyalog içerisinde çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Üyelere Finansman Desteği İçin İş Bankası İş Birliği
Konuşmasının sonunda üyelerin finansmana erişimini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalara da değinen Tamer Kıran, geçtiğimiz ay Türkiye İş Bankası ile imzalanan iş birliği protokolünü hatırlatarak, Oda üyelerine özel olarak hazırlanan finansman paketlerinden yararlanılması çağrısında bulundu.
İmzalanan protokol kapsamında İMEAK Deniz Ticaret Odası üyelerine özel kredi paketleri, avantajlı bankacılık ürünleri ve sektörün ihtiyaçlarına uygun finansman imkânları sunulduğunu belirten Kıran, üyelerin bu hizmetlerden yararlanabilmek için İş Bankası şubeleriyle iletişime geçebileceklerini söyledi. Sürecin koordinasyonu için özellikle Kartal Şubesi'nin görevlendirildiğini ifade eden Kıran, farklı şubelere başvuran üyelerin de ilgili birime yönlendirileceğini kaydetti.
Mevcut yönetim kurulu olarak görev sürelerinin son anına kadar sektörü ilgilendiren her konuda üyelerin hak ve menfaatlerini gözeten yapıcı girişimleri kararlılıkla sürdüreceklerini, ilgili kamu kurumları ve sektör paydaşlarıyla iş birliği içerisinde gelişmeleri yakından takip ederek çalışmalarına aynı kararlılıkla devam edeceklerini belirten Tamer Kıran, “Bu konuda bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da herkesin müsterih olmasını, girmiş bulunduğumuz seçim ortamı nedeniyle uyum ve ahengimizi bozacak her türlü söylem ve eylemden kaçınılmasını özellikle rica ediyorum. Unutulmamalıdır ki seçimler gelir geçer. Baki olan dostluklar, yaşanmışlıklar ve yapılanlardır.” diye konuştu.
Ayrıca ağustos ayında İMEAK Deniz Ticaret Odası'nın 44. kuruluş yıl dönümünün kutlanacağını hatırlatan Kıran, bir sonraki meclis toplantısında yeniden bir araya gelmeyi temenni ederek konuşmasını tamamladı.

Toplantıda, gazeteci Metehan Demir, “Bölgedeki Bitmeyen Savaşların, Bitmeyen Risklerine Karşı Taktik Planlama ve Gelecek Analizi” konulu sunum yaptı.

Meclis toplantısının ardından da gazeteci Gökhan Karakaş ve Kaptan Ömer Asmalı, İMEAK Deniz Ticaret Odası’nın destekleriyle hazırlayıp yayımladıkları, “Türk Kabotajının 100. Yılı” isimli kitap için Tamer Kıran’a teşekkür ederek, plaket takdim etti.















HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.