
Karadeniz’de Tankerler Güvenlik Amacıyla Türk Kıyılarına Yakın Seyrediyor
Uluslararası denizcilik haber sitesi Maritime Executive, Karadeniz’de seyreden bazı tankerlerin güvenlik gerekçesiyle Türk kıyılarına yakın rotaları tercih ettiğini bildirdi.
Söz konusu eğilimin, Ukrayna’nın Rus petrol taşımacılığına yönelik hedefleme stratejileriyle doğrudan bağlantılı olduğu belirtiliyor.
Haberde yer alan değerlendirmelere göre, Rusya’ya zarar vermeyi amaçlayan Ukraynalı deniz istihbarat subayları için, Karadeniz’den Novorossiysk yakınlarındaki ham petrol yükleme terminallerine giden “gizli filo” tankerlerini ayırt etmek giderek daha karmaşık bir hal alıyor. Son günlerde incelenen AIS izleme verileri, bu karmaşıklığın sahadaki yansımalarını net biçimde ortaya koyuyor.
Novorossiysk-2 Deniz Terminali’ndeki üç Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu (CPC) iskelesine doğru kesintisiz ve yasal bir tanker trafiği bulunuyor. CPC üzerinden taşınan ham petrolün yaklaşık %85’i Kazakistan’ın Tengiz, Kashagan ve Karachaganak sahalarından geliyor ve bu hacim Kazakistan’ın toplam petrol ihracatının yaklaşık %80’ini oluşturuyor. Kalan üretimin bir bölümü ise CPC’nin doğu hattı üzerinden Alashankou yoluyla doğrudan Çin’e aktarılıyor.
Maritime Executive’in analizine göre, CPC hattı yalnızca bölgesel değil, küresel enerji dengeleri açısından da kritik bir rol oynuyor. Chevron, ExxonMobil, Shell ve BP gibi Batılı enerji devlerinin Kazak petrol sahalarındaki yüksek yatırımları, bu altyapının kesintisiz işlemesini tüm taraflar için zorunlu kılıyor. CPC üzerinden geçen petrolün, küresel ham petrol arzının yaklaşık %1’ine karşılık geldiği tahmin ediliyor.
Ancak CPC’den taşınan petrolün yaklaşık %15’lik kısmı Rus menşeli. Bu petrol hem doğuda Alashankou hattından hem de Novorossiysk üzerinden sevk ediliyor. Ayrıca Rusya, CPC’nin ortaklarından biri olarak Kazak petrolü üzerinden de transit gelir elde ediyor. Bu durum, Ukrayna’nın daha önce Novorossiysk’teki CPC tesislerini hedef almasının ve Kazakistan’ı Rusya dışındaki alternatif ihracat yollarına yönlendirme çabasının arka planını oluşturuyor.
Bu kapsamda Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in, Azerbaycan’la koordinasyon içinde Hazar Denizi üzerinden Bakü hattını güçlendirme politikası dikkat çekiyor. BAE ve Kazakistan kamu kuruluşlarının ortak girişimiyle inşa edilen, sığ draftlı Liwa ve Taraz tankerleri hâlihazırda Aktau–Bakü hattında çalışıyor ve buradan Kazak petrolü boru hattıyla Ceyhan’a ulaştırılıyor.
Maritime Executive’e göre Ukrayna, hedef seçiminde yüksek bir riskten kaçınma politikası izliyor. Kazakistan’a ait tankerler ile Novorossiysk’ten Rus petrolü taşıyan yaptırımlı “gizli filo” tankerleri arasında şimdiye kadar başarılı bir ayrım yapılmış durumda. Son günlerde Türk kıyı şeridinin koruması altında Karadeniz’den çıkan yaptırımlı Strateg tankeri teknik olarak meşru bir hedef olarak görülse de, Ukrayna’nın çevresel felaket riskleri nedeniyle yüklü tankerlere saldırmaktan kaçındığı vurgulanıyor.
Haberde, hafta sonu boyunca Energy Delos ve Delta Commander tankerlerinin de AIS sistemleri açık olmasına rağmen Türk kıyılarına yakın seyir izlediği aktarılıyor. Buna karşılık, kardeş gemi Delta Harmony’nin Novorossiysk’te yükleme beklerken 13 Ocak’ta Ukrayna’ya ait bir insansız hava aracı saldırısında hasar görmesi, Yunan armatör Delta Tankers’ın temkinli davranmasını anlaşılır kılıyor.
Maritime Executive, hedefleme sürecinin son derece karmaşık olduğunun altını çiziyor. Zira Karadeniz’deki tüm trafik Türk kıyılarına yönelmiyor; birçok gemi AIS sistemlerini kapatarak doğrudan rota izliyor. Son örneklerde, Rus bayraklı Fedor dökme yük gemisinin Kerç Boğazı üzerinden Lübnan’a, yaptırımlı Severniy Proect genel kargo gemisinin ise Sevastopol’dan Suriye’nin Lazkiye limanına doğrudan seyrettiği hatırlatılıyor.

















HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.