
AB, 2026’nın İlk Dokuz Ayında Rusya’dan Rekor Miktarda Arktik LNG İthal Etti
Alman çevre kuruluşu Urgewald’ın analizine göre Avrupa Birliği, 2026’nın ocak-eylül döneminde Rusya’nın Yamal LNG projesinden 12,18 milyon ton sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithal etti.
İthalatın tahmini değeri 7,88 milyar avroya ulaşırken, ABD’nin Rus enerji ticaretine yönelik yaptırım adımları Yamal’ın özel buz sınıfı tanker filosunun geleceğine ilişkin belirsizliği artırıyor.
Avrupa Birliği, Rusya’dan LNG ithalatını aşamalı olarak sonlandırma planına rağmen Arktik bölgesindeki Yamal LNG projesinden yaptığı alımları artırdı. Alman çevre kuruluşu Urgewald’ın Kpler gemi takip verileri üzerinden yaptığı analize göre, AB’nin 2026’nın ilk dokuz ayında gerçekleştirdiği ithalat miktarı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,5 artarak 12,18 milyon tona çıktı.
Söz konusu ithalatın tahmini maliyeti 7,88 milyar avro olarak hesaplandı. Buna karşılık Yamal LNG projesinin dünya genelindeki toplam teslimatları aynı dönemde yüzde 1,3 geriledi.
Urgewald verilerine göre Avrupa, bu dönemde 167 LNG kargosunu teslim aldı. Böylece AB, Yamal projesinin kaydedilen toplam sevkiyat hacminin yüzde 85’ini oluşturdu.
Üçüncü çeyrekte sevkiyatlar geriledi
Avrupa’nın Rusya’dan LNG alımları yılın ilk yarısında yüksek seyrederken, üçüncü çeyrekte düşüş görüldü.
AB’nin Yamal’dan gerçekleştirdiği ithalatın tahmini maliyeti ilk çeyrekte 2,88 milyar avro, ikinci çeyrekte 3,08 milyar avro ve üçüncü çeyrekte 1,92 milyar avro oldu.
Üçüncü çeyrekte teslim edilen LNG miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,6 azalarak 2,21 milyon tona geriledi. Ancak eylül ayında sevkiyatlar yeniden geçen yılın aynı ayındaki seviyenin hafif üzerine çıktı. Bu ayda 792 bin 440 ton LNG teslim edilirken, kargoların tahmini değeri 818 milyon avro olarak hesaplandı.
Veriler, AB’nin Rus LNG ithalatını sonlandırma yönündeki düzenlemeleri uygulamaya hazırladığı bir dönemde Avrupa pazarının Yamal projesi açısından önemini koruduğunu gösteriyor.
ABD yaptırımları tanker filosunu da etkileyebilir
Yamal LNG ticaretine ilişkin belirsizlik, ABD’nin Rusya ve İran’a yönelik yaptırım yetkilerini genişletebilecek düzenlemeleriyle de artıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın 18 Eylül’de imzaladığı Lindsey O. Graham’ın Rusya ve İran’a Yaptırım Yasası kapsamındaki hükümlerin uygulanmasına ilişkin 18 Ekim tarihi yaklaşırken, Washington yönetiminin yetkilerini ne ölçüde kullanacağı yakından izleniyor.
Söz konusu yasa, yaptırımları delerek Rus enerji ürünlerinin taşınmasına katılan bazı yabancı gemilere yaptırım uygulanmasına olanak tanıyor. Yamal LNG gibi Rus enerji projeleriyle bağlantılı kişilerin ve ABD yaptırımları kapsamındaki gemilere hizmet veren yabancı liman işletmecilerinin de düzenlemeden etkilenmesi mümkün.
Ancak ABD yönetiminin bu yetkileri hangi kapsamda uygulayacağı henüz netlik kazanmış değil.
Urgewald’ın yaptırımlar kampanyasında görev alan Sebastian Rötters, Avrupa’nın Rus LNG’si almaya devam etmesinin Moskova’ya yakın ve önemli bir pazar sağladığını, aynı zamanda Avrupa hükümetlerine bu ticaret üzerinde etkili olabilecekleri bir alan sunduğunu belirtti.
Rötters, kısa vadeli sözleşmelere yönelik yasağın ticareti önemli ölçüde aksatmadığını savunarak Rusya’nın LNG sektörüne ciddi baskı uygulanabilmesi için 2027’de yürürlüğe girmesi planlanan daha kapsamlı ithalat yasağının gerekli olduğunu ifade etti.
AB’nin Rus LNG yasağı aşamalı uygulanacak
Avrupa Birliği, Rus LNG ithalatını sözleşme türlerine göre aşamalı biçimde sınırlandırıyor.
Uygun kapsamda bulunan mevcut kısa vadeli sözleşmelere yönelik kısıtlamalar 25 Nisan’da yürürlüğe girdi. Mevcut uzun vadeli sözleşmeleri kapsayan daha geniş yasağın ise 1 Ocak 2027’de uygulanmaya başlaması planlanıyor.
Urgewald, eylül ayındaki teslimat verilerinde kısa vadeli sözleşmelere yönelik kısıtlamaların belirgin bir etkisinin henüz görülmediğini bildirdi.
Bu tablo, AB’nin Rus enerji kaynaklarına bağımlılığı azaltma hedefi ile mevcut tedarik akışlarının devam etmesi arasındaki geçiş sürecine işaret ediyor.
Yamal’ın Avrupa’ya lojistik bağımlılığı
Yamal LNG projesinin Avrupa pazarına yönelmesinde yalnızca talep ve ticari koşullar değil, deniz taşımacılığının teknik gereklilikleri de etkili oluyor.
Proje, Arktik koşullarında çalışmak üzere tasarlanmış, Arc7 buz sınıfına sahip sınırlı sayıdaki özel LNG tankerine dayanıyor. Bu gemiler, buzlu sularda seyrüsefer yapabilecek şekilde tasarlandı ve projenin üretim tesislerinden LNG taşınmasında kritik rol oynuyor.
Avrupa’daki LNG terminalleri ile gemi bakım ve onarım tesisleri, Yamal’a coğrafi açıdan yakın bir hizmet ağı sunuyor. Tankerler Avrupa’da yüklerini boşaltabiliyor, gerekli bakım işlemlerini yaptırabiliyor ve ardından yeniden Yamal’a dönebiliyor.
Bu hızlı sefer döngüsü, özellikle kış aylarında Asya’ya ulaşmak için Kuzey Deniz Rotası üzerinden doğuya yapılan seferlerin zorlaşması nedeniyle önem taşıyor.
ABD yaptırımlarının kapsamının genişlemesi durumunda, Yamal’ın özel tanker filosunun faaliyetleri ve bu gemilere hizmet veren limanlarla tersanelerin operasyonları da baskı altına girebilir. Böyle bir gelişmenin, Rus LNG’sinin Avrupa’ya ve diğer pazarlara taşınmasında yeni lojistik sorunlar doğurup doğurmayacağı ise Washington’ın uygulama kararlarına bağlı olacak.
Kaynak: gCaptain, Malte Humpert










HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.