Aytuğlu Banner- Başlangıç 13 Eylül 2021 ( 1 Yıl )
Yazı Detayı
01 Mayıs 2021 - Cumartesi 21:09 Bu yazı 817 kez okundu
 
Türkiye - Mısır İlişkileri Ne Durumda?
Umur UĞURLU
Deniz Lojistiği Yöneticisi / Uzakyol Kaptanı
 
 

Hatırlanacağı gibi Mısır ordusunun ülkedeki ilk demokratik seçimle gelen Muhammed Mursi’yi devirdiği 2013’ten beri Türkiye-Mısır ilişkileri donma noktasına gelmişti.

 


2013 yılından beri Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkiler maslahatgüzar düzeyinde devam etmektedir. Mısır’ın Ankara Büyükelçiliği ve İstanbul Başkonsolosluğu faaliyetlerine devam ederken, Türkiye’nin Kahire Büyükelçiliği ve İskenderiye Başkonsolosluğu da çalışmalarını kesintisiz olarak sürdürmektedir. 


Ancak son zamanlarda her iki ülke tarafından yapılan açıklamalar ve karşılıklı gelişmeler her iki ülkenin de ilişkileri olumlu anlamda geliştirmek adına hareket etme istekliliğini göstermektedir. Zira Mısır'ın Doğu Akdeniz'de hidrokarbon faaliyetleri için çıktığı ihalede ilan ettiği alanı 28. meridyenin doğusunda, yani Türkiye'nin 2019'da Birleşmiş Milletler'e bildirdiği Türk Kıta Sahanlığının güney sınırında sınırlandırması Türkiye tezlerine ve ticari olarak da kendi çıkarlarının gerçekliğine üstü kapalı onay vermek anlamına gelmektedir. Bunun üzerine Dışişleri Bakanlığımızın “Doğu Akdeniz'de en uzun karası ve kıyıları olan iki ülke olarak ilişkilerimizin seyrine göre biz de yarın deniz yetki alanları konusunu Mısır'la müzakere edebiliriz, kendi aramızda da ileride bir anlaşma imzalayabiliriz" demesi her iki ülkenin avantajına olacak şekilde ilişkilerin ivmelenmesi için önemli bir mesajdır.

 

Mısır'ın Türkiye'nin Kıta Sahanlığına saygı gösteriyor olması olumludur. Kahire'nin bu tavrı geçen sene Yunanistan ile imzaladığı deniz yetkilendirme anlaşması sırasında da göstermiştir. Hatırlayacak olursak Yunanistan ve Mısır, Doğu Akdeniz'de deniz sınırlarını belirlemiş ancak Kahire yönetimi Atina'nın girişimlerine karşın sınır çiziminin Meis Adası'ndan başlatılmasına karşı çıkmıştı. Yunanistan da böylece adaların otomatik olarak kıta sahanlığı yarattığı tezinden geri adım atmış olmuştu. 


Bu arada Yunanistan’ın telaşı da ilgi çekicidir. Türkiye ile Mısır ilişkilerinde söylem bazında da olsa yaşanan bu gelişmeler, Yunanistan’da adeta bir panik havası yaratmış, Yunan Dışişleri Bakanı ve Başbakanı arka arkaya Mısırlı muhataplarını telefonla arayarak endişelerini dile getirmiştir. Yunanistan bunlarla da yetinmeyerek Dışişleri Bakanını apar topar Kahire’ye göndermiştir. Bakanın verdiği beyanatlarda, Mısır’ın açtığı ihaledeki parsel sorununun tümüyle teknik nedenlerden kaynakladığını, Yunanistan’ın bu meseleyi çözülmüş saydığını ifade etmiştir. Yunan basınında da Mısır’ın ihale için yeni harita yayınladığına ilişkin haberler yer aldı. Oysa Mısır Dışişleri sözcüsünün resmi açıklamasında, deniz yetki alanları konusuna hiç girilmeyerek yatırım ve turizm alanlarında işbirliğinin öne çıkarıldığı dikkati çekmektedir. Dolayısıyla Yunanistan’ın istediğini alamadığını düşünmek yanlış olmaz.


Tüm bu gelişmeler ışığında Mısır kamuoyunda da Türkiye ile ilişkilerin olumlulaştırılması, ticaretin artması genel beklentidir.


Afrika Odalar Birliği Başkanlığı’nı da yürüten Al Wakeel, Sisi darbesi sonrası Mısır’ın yeni anayasasını hazırlayan 50 kişi arasında yer alan güçlü bir isim olarak şunu belirtmektedir ki Mısır’daki Türk yatırımları birkaç milyar doları bulmuş; ilişkilerimiz 2007’de kurulan Türk Endüstri Bölgesi ile taçlanmıştır. Bununla birlikte Mısır, Türkiye için Afrika’ya, Türkiye de Mısır için Avrupa’ya açılan kapıdır. 

 

 

Şu anda Türk şirketleri Mısır’a 2 milyar dolarlık yatırım yaptı. 70 bin kişiye iş kapısı açmıştır. İkili ticaret hacmimizin 5 milyarı doları gördüğü dönemler olmuş; ancak sonrasında Mısır’ın bazı korumacı politikalar uygulamaya başlamasıyla Mısır’la ticaret hacmimiz 4 milyar dolara inmiştir.


Bu da görülmektedir ki Mısır ile ticari ilişkilerin gelişmesini istemeyen bir grup da maalesef ülkemiz aleyhine orada aktif politikalar üretmektedir.  Türkiye’nin şu anda 20 farklı ülke ile serbest ticaret anlaşması (STA) bulunuyor. Güney Kore’den Şili’ye geniş bir coğrafyaya yayılan STA’lara dahil ülkeler arasında İsrail ve Mısır da vardır. 16 yıl önce Hüsnü Mübarek döneminde imzalanan anlaşmanın Mısır ürünlerine zarar verdiğini ve yerel pazarın zor durumda kaldığını dile getiren gruplar, Mısır Ticaret ve Sanayi Bakanlığı'na başvurarak ülkede bazı şirketlerin çok zor durumda kaldığını belirtmektedirler. 

 

En son şubat ayı içinde Mısır meclis oturumunda Mısır ile Türkiye arasındaki serbest ticaret anlaşmasının yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulunmuştur; “Türk malı 'sıfır gümrük' anlaşması gereği Mısır'a giriyor. Türk ihracatçılarına, Mısır pazarına üretim maliyetinden daha düşük fiyatlarla ürün ihraç etmek amacıyla Türkiye'den yaklaşık yüzde 19 oranında ihracat sübvansiyonu verilmektedir, bu da Mısır endüstrisini rekabet gücü açısından etkiliyor ”denilmiştir.

 

Aslında bu STA ile iki ülke arasında serbest ticaret bölgesi kurulması hedeflendiğini düşünürsek anlaşmada, diğer maddelerin yanı sıra, iki taraf arasındaki ekonomik işbirliğinin artırılması ve güçlendirilmesi, emtia ticaretindeki engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması ve Türk yatırımcıların Mısır ekonomisi, onları ve Türk iş adamlarını yatırımlarını Mısır'a yönlendirmeye teşvik edilmektedir. Ayrıca anlaşma Mısır mallarının Türkiye ve Avrupa pazarlarına girmesine izin vermektedir. Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden bu yana, iki ülke arasındaki mal ticaretine getirilen tüm gümrük vergisi kısıtlamaları iptal edilmiştir.

 

Mısır Ticaret çevrelerinde şu bilinmektedir ki iki ülke arasındaki ticaret dengesi açıkça anlaşmadan Mısır'dan daha fazla yararlanan Türkiye lehine eğilmiş durumdadır. Bunun nedeni Mısır'ın yerel sanayisinin Türk malları ile rekabet edememesidir. Örneğin Mısır’ın Türkiye’den ithal ettiği ev aletleri pazarında bu açıkça görülmektedir. 

 

Tüm bunlara rağmen ilişkilerin geliştirilmesinin her iki ülkenin çıkarına olduğu açıktır. Bulunduğumuz ortak coğrafyada, Türkiye ve Mısır'ın işbirliği, her iki ülke açısından da stratejik önem taşımaktadır. Mısır'da, 40'ı büyük ölçekli olmak üzere yaklaşık 200 Türk firmasının faaliyet göstermekte ve tekstilin yanı sıra otomotiv, bankacılık, cam sanayi, soda külü, inşaat, enerji, işlenmiş yiyecek ve ev aletleri gibi diğer sektörlerde de Türk yatırımların bulunmaktadır. Türk müteahhitlik firmaları Mısır'da bugüne kadar 1 milyar ABD doları değerinde 26 projeye imza atmıştır.

 

Mesela bir Türk - Mısır Üniversitesi’nin kurulması; daha önce gündeme geldiği gibi yeniden sadece Ticari değil; kültürel ilişkilerin de canlandırılması için önemli bir kilometer taşı olabilir. Sporda bazı Mısır’lı ülke çapındaki sporcuların Türk takımlarında oynamasının getirdiği psikolojik fayda halklar nezdinde yeniden turistik faaliyetleri de canlandırabilecek bir fırsattır. Korona virus olumsuz sonuçlarından biri de yolcu gemiler turizminin (Cruise Sektörü) zor duruma girmesi olsa da özellikle bu krizden faydalanarak popülerliği ve fiyatları düşen yolcu gemilerinin sisteme alınarak Türkiye ve Mısır limanlarını esas tutan seferlerinin canlandırılması düşülülmesi gerekendir.

 

Zaten Türkiye’de de en üst seviyede dile getirilen yorum ilişkilerimizi daha güçlü devam ettirmek; diplomatik ve siyasi görüşmeler netice verici olduktan sonra bunu daha ileri taşımaktır. Mısır halkıyla Türk milletinin ayrı olması söz konusu değildir.

 

Tüm Denizcilere Allah Selamet Versin.


Kaynaklar:
1- AL Monitor / Hagar Hosny February 2021

 
Etiketler: Türkiye, -, Mısır, İlişkileri, Ne, Durumda?,
Yorumlar
Haber Yazılımı