Yazı Detayı
22 Temmuz 2020 - Çarşamba 22:18 Bu yazı 270 kez okundu
 
Piyasalar Normalleşiyor (mu?)
Engin KOÇAK
İstanbul Denizcilik Stratejileri ve Araştırma Enstitüsü A.Ş Araştırma Başkanı
 
 

Biz bu yaz navlun piyasalarının bu destek paketleri ve ülkelerin geri gelmesiyle beraber ciddi toparlanmalar gösterme potansiyeli olduğunu fakat bunun da sağ olsunlar küresel güçlerin gerek siyasi şov için gerekse küresel menfaatleri için kutuplaştırıcı şekilde “tepişmeleri” yüzünden büyük ihtimalle tam ortaya çıkamayacağını düşünüyoruz.


En son söyleyeceğimiz şeyi en başta söyleyelim… Hiç sanmıyoruz.

 

Normal bir piyasadan bahis, her şeyin yolunda gittiği, düne kıyasla değişen sadece belirli bir miktar (ekonomi diliyle “marjinal”) bir iyileşme ve kötüleşmenin olduğu, önemli trenlerin uzun vadede olduğu dönemlerdir.

 

Biz, normal süreçsel bir yıkım mı yaşadık ki normalleşelim? Nasıl ki marjinalin dışında ani ve beklenmedik bir yıkım görüldü, şimdi de her geçen gün normalin dışında bir toparlanma isteği ortaya çıkacaktır.

 

ABD’nin devasa bir paket açıklaması, Avrupa Birliği’nde milyarlarca avronun hibe bir o kadarının da destek kredisi olarak ortaya saçılması “normal” olmadığı gibi, bu sürecin de hiçbir şekilde normalleşmeye değil, bilakis ateşe ateşle karşılık vermeye yönelik olduğu görülecektir.

 

Yani piyasaların “normal” yani bizim buradaki tasvirimizle “sıkıcı” hale gelebilmesi seneler alacak. 

 

 

Şu anda normal bir şey yok.

Biz bu yaz navlun piyasalarının bu destek paketleri ve ülkelerin geri gelmesiyle beraber ciddi toparlanmalar gösterme potansiyeli olduğunu fakat bunun da sağ olsunlar küresel güçlerin gerek siyasi şov için gerekse küresel menfaatleri için kutuplaştırıcı şekilde “tepişmeleri” yüzünden büyük ihtimalle tam ortaya çıkamayacağını düşünüyoruz. 

 

Capesize piyasasında bunun emareleri görüldü ama son dönemde BDI beklendiği gibi Mayıs-Temmuz atağına kalkamadı. Hatta son 5 yılın en kötü mayıs ayı geçirilmekte.

 

Supra ve Handy’ler kafalarını suyun üzerinde tutabiliyorlar. Küçük tonaj ise tamamen suya gömülmüş durumda çünkü Karadeniz ve Akdeniz çanağı küresel olarak en ağır darbeleri alan bölge. AB’nin bu sene yüzde 8 civarı küçülmesi bekleniyor. Akdeniz ticaretinin önemli ülkeleri İtalya ve İspanya ortalama yüzde 9,5 küçülebilir. Hatta Fransa resmi olarak bu sene daralma beklentisini yüzde 11’e çıkartı.

 

Bu arada bu rakamlar, farkındaysanız özellikle son çeyrekte yaşanabilecek bir toparlanmaya “rağmen” açıklanan rakamlar. Yani yıl haziran ayı sonunda bitse, küçülmeler çok rahat çift haneli olabilirdi. 

 

Hasılı bu rakamlar enkazın büyüklüğünü tam ortaya koymuyor. 

 

Oyunun ikinci perdesinde enkazın kaldırılması ve birikmiş olan talebin, kalıcı zarara uğramış ekonomilerle mücadelesini göreceğiz. 

 

Yani ne demek istiyoruz? 

Çin’in yılın ilk yarısında kaçırdığı fırsatları hemen değerlendirme çabasına girdiğini görmekteyiz. Ayrıca Türkiye gibi ülkelerin ilk çeyrekte stoklara üretim yaparak büyüdükleri görülmekte. Türkiye’nin yüzde 4,5 büyümesi buna işaret. Burada ülkeler stok avantajlarını kullanmak ve tekrar üretime yönelmek için ellerinden geleni yapacaklardır.

 

Bunun karşısında da bu ülkelerin birinci-ikinci dereceden ticaret ortakları olan gelişmiş ülkelerdeki talep zayıflığı var. Çin tekrar fabrikalarının başına döndü… Döndü de kime satacak?

 

Türkiye de aynı durumda… Avrupa Birliği’nde sağlık krizi geçtikten sonra acaba o enkazın altından neler çıkacak? Başka finansal krizler çıkmasın diye açıklanan çok büyük paketler var, bunlar ne derece başarılı olacak? Yeni batıklar mı çıkacak? Bu batıklar sanayi tüketimi ve yarı mamul talebine nasıl yansıyacak? 

 

Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği’nin düzenlediği Koster piyasa sohbetlerinde piyasa oyuncuları da belirtmişlerdir ki şu anda piyasada gelirleri kontrol etmenin bir imkânı yoktur, fakat giderleri daha kontrollü bir hale getirmek için fırsat her zaman vardır. 

 

Brokerler yılın ikinci yarısı için umutlu konuşmuşlardır. Armatör tarafındaki brokerler ise senenin genel itibariyle beklentilerin altında kalacağını düşünmektedirler. 

 

İşletme tarafında ise armatörlerin ortaya çıkacak ekonomik baskıları, departmanlar arası diyaloglarla şirketin geneline yaymalarının gerektiğine, özellikle brokerlerin üzerindeki baskının büyüklüğüne dikkati çekmişlerdir.

 

Normalleşmeden de bu sebeple kısa vadede pek umutlu olunmamalıdır.

 
Etiketler: Piyasalar, Normalleşiyor, (mu?),
Yorumlar
Haber Yazılımı