Aytuğlu Banner- Başlangıç 13 Eylül 2021 ( 1 Yıl )
Yazı Detayı
24 Kasım 2021 - Çarşamba 16:02 Bu yazı 104 kez okundu
 
Başımıza Bir Şey Gelmesin…
Engin KOÇAK
Navis Yönetim Danışmanlık Denizcilik Koordinatörü
 
 

Denizciler bence her zaman biraz da ekonomiden anlamalı ve bazı sinyalleri okuyabilmeli. Sektör olarak küresel ekonomiyle ilişkisi bu kadar yakın olan denizciliğin içinde ekonomiden anlayan, en azından ekonomik konuları kendisine göre yorumlayanların ve uygulayanların artması kaçınılmaz.


Efendim, biz de bu artışa katkıda bulunmaya devam ediyoruz. Buradaki yorumlar da aynen yukarıda temenni ettiğimiz gibi kendi analizini yapmak isteyeceklere yol göstermesi için derlenmiştir.


Yorumlara kosterlerden başlarsak koster navlunları sene başından beri 3,9 kat artmış durumda. Bu artış hem ekonomik aktiviteden, gecikmiş talepten hem de konteyner talebinin kostere yansımasından kaynaklı.


Baltık Kuruyük Endeksi (BDI) 5500 puan seviyelerinde ki bu 2008’den bu yana görülen en yüksek seviye. Fakat bu yükseliş tonajların senkronize biçimde yükselmesi sayesinde olmuyor, bilakis sadece capesize navlunları ile gidiyor. Burada belirleyici unsur kömüre hücum. 


Diğer tonajlar capesize tonajı gibi olmasa da buralarda da navlunlar yüzleri güldürüyor.


Varlıkların kendini amorti etme oranlarında da çarpıcı durumlar söz konusu. 36 milyon dolara satılan 2012 yapısı bir capesize, 1-2 yılda, 17 milyon dolara satılan  bir handysize ise 1.5 yılda parasını çıkarmakta. Bu durum gemilerin hızla piyasadan eksilmesini beraberinde getiriyor.


Buradan nereye gideriz? 
Kısa vadede kesinlikle pozitif bir seyir söz konusu. Sene sonuna kadar koster navlunlarının tırmanışı sürebilir. Mevsimsel olarak bakıldığında büyük tonajın hız kesmesi söz konusu ama sert düşüşler görülmeyecektir.


Ama şahsi düşüncem öncelikle şu anda bir emtia super döngüsünden (supercycle) bahsedemeyeceğimiz şeklinde. Öncelikle nüfusu 1.4 milyar üzerinde olup merkezi bir yönetimle senede çift hane büyüyen bir dev “şu aralar” yok. Ayrıca Koronavirüs pandemisi sonrası herşeyin güzel olacağını düşünmek için de bence erken. Çünkü virüsten hemen önce aslında dünya ticaret savaşlarından ötürü kabuğuna çekilmeye başlamıştı ve sıkılaşmadan bahsediliyordu.


Kriz kahini Roubini’ye katılıyor veya katılmıyor olabilirsiniz, kahin olduğunu düşünmüyor da olabilirsiniz… Ama uyarıları önemli. Roubini kriz yangınının üzerine para atılmasının aslında aşırı ısınmaya sebep olması ve enflasyonun önlenememesini beraberinde getirmesini bekliyor. Bunun da üzerine Fed’in faizi arttırması  küreselleşmenin geriye sarması, korumacılık ve henüz ne olacağı belirsiz Çin-ABD gerginlikleri yeni durgunluklar yaratabilir, diyor Roubini.


Aşırı ısınma ilk başta biz denizcilerin işine yarar ve navlunlarda yükseliş anlamına gelir. Sonrası ise Koronavirüs’ten bir kaç ay öncesine dönüşü fısıldıyor.


Tamam haydi çok uzağa gitmeyelim… Kendi ekonomistlerimiz ve bilim insanlarımız da yeter. Piri Reis Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oral Erdoğan bir gazetede önümüzdeki 1-1,5 yıl içinde daha ciddi bir üretim dalgası geleceğini ama sonrasında Amerika Birleşik Devletleri kaynaklı (ve biraz da bilinçli) sarsıntılar olacağını söyledi. Erdoğan emtialarda geri gelişler olabileceğini, dünyaya bakmayı bilenlerin bunu göreceğini söyledi. 


Yine aynı kurumdan Prof. Dr. Erhan Arslanoğlu da aynı dönem için iyimser ama sonrasında faizin artacağını Koster Armatörleri Derneği toplantısında söyledi. Arslanoğlu armatörlere tüyolar vererek bakır fiyatlarına bakmalarını tavsiye etti. Siz de hocanın dediğini yapın ve bir bakın bakalım bakır duraklama emareleri gösteriyor mu? 


Aslında denklem basit. Koronavirüs öncesi dünyada konuştuğumuz ticaret savaşları ve sıkılaşma, Koronavirüs tıbbi ve ekonomik mücadelesi esnasında ikinci planda kaldı. Şimdi Koronavirüs sonrası toparlanma da bir şeylerin üzerini örtüyor, bir müddet daha öretecek. Ama sonra tekrar eski dertlerimiz ortaya çıkacak… Çünkü bilançolar şişkin ve yeni borçlar eskileriyle beraber hala defterlerde.


İyimser olmakta bir beis yok, fakat eldekileri korumak ve yukarıda belirtilen risklerin her zaman iş açabileceğini bilmek şart. 

 
Etiketler: Başımıza, Bir, Şey, Gelmesin…,
Yorumlar
Haber Yazılımı