19 Eylül 2019 Perşembe
  • DOLAR
  • EURO
  • BIST
Parçalı Bulutlu
26°C

Türk Loydu Vakfı Başkanı Cem Melikoğlu’nun Kabotaj Bayramı hakkındaki görüşleri

Türk Loydu Vakfı Başkanı Cem Melikoğlu’nun Kabotaj Bayramı hakkındaki görüşleri
GÜNCEL - 10 Eylül 2019

Cem MELİKOĞLU
Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı

Kabotaj Kanunu’nun Türk denizcilik sektörüne katkıları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Tamamen milli bir kuruluşumuz olan Türk Loydu Türk Denizciliğinin geliştirilmesi ve ilerlemesi konusunda son derece hassastır. Denizlerine hâkim olamayan ticarette gelişemez. Bu nedenle özellikle kendi karasularımızda uzun mücadelelerden sonra elde etmiş olduğumuz Kabotaj haklarımızı biraz incelemekte ve detayına inmekte fayda var.

Ülkemizde, 20 Nisan 1926 Tarihinde kabul edilmiş olan kabotaj Kanunu, 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe girmiş ve bu Kanun, “Türkiye Limanları ve sahilleri arasında yük ve yolcu taşınması ile kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri, Türk Vatandaşları ve Türk Bayrağı taşıyan gemilerce yapılır” hükmünü getirerek daha önceden yabancılara açık olan bu faaliyetleri bundan böyle sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yapabileceğini belirtmiştir. Bu nedenle her yıl 1 Temmuz gününü “Denizcilik ve Kabotaj Bayramı” olarak kutluyoruz.

Kabotaj Yasası ile amaçlanan Türk denizciliğinin gelişmesidir. Daha önceden kapitülasyonlarla yabancılara verilen haklar böylelikle denizde kendi vatandaşlarımız adına geri alınmaktadır. 8000 kilometreyi aşkın sahil şeridimiz ve üç yanının denizlerle çevrili olması açısından ülkemiz, en ucuz ve en çevre dostu taşımacılık türü olan deniz taşımacılığını geliştirmek için her türlü avantaja sahiptir. 

Bu günkü gençler, kabotaj hakkının bir ülke için ne kadar önemli olduğunu kavramakta belki zorlanabilirler. Güncel benzetmelerle ifade edersek; kabotaj hakkınızın olmaması demek, kullandığınız akıllı telefonun tam olarak hiçbir zaman size ait olamaması demektir. Bir gün bir akıllı telefon edinebilseniz bile kullanmak için birilerinden izin almanızın gerekmesidir. Kullanım ücretinin başka ülkelerce, yabancılarca belirlenmesi ve tahsil edilmesidir, kabotajınızın olmaması. Kendi evinizde kiracı durumuna gelirsiniz kabotaj haklarınıza sahip çıkamazsanız.

Kabotaj Kanunu ile kazandığımız bu önemli avantaj, her fırsatta, her şekilde denizcilik sektörümüzün tüm alanlarında kullanılmalıdır. Şüphesiz hem yük hem yolcu taşımacılığında denizyollarını kullanmada şu andakinden çok daha iyi, çok daha verimli hareket edebiliriz.

“Denizcilik ve Kabotaj Bayramı” olarak kutladığımız bu önemli günde doğru denizcilik stratejileriyle, iyi planlanmış kısa ve uzun vadeli ama ayağı yere basan denizcilik politikalarıyla kabotaj taşımacılığını canlandırmanın yollarını hep birlikte aramalıyız.

Globalleşen dünyanın, uygulanmakta olan kabotaj şartlarını ne şekilde etkilediğini düşünüyorsunuz?

Globalleşen dünyada uygulanan neo-liberal ekonomik politikaları ve küreselleşme altında kapitülasyonları aratmayan uygulamalar sonucunda, ülkelerin kabotaj hakkı her yönü ile zarar görmektedir. Limanların özelleştirilmeleri ve Uluslararası Gemi Sicil kurumları ile yabancı uyruklu denizci çalıştırma yolunun açılması bu uygulamalara örnek teşkil etmektedir.

Ancak kabotaj hakkına en büyük darbe, yurt içi ulaşımda kara yolunun yüksek payından ileri gelmektedir. Kara ulaştırmasına verilen ağırlık, kabotaj hakkının kullanımını bile sorgulatmaktadır. Yurt içi yüklerimizin sadece %4’ünü deniz yoluyla taşınmaktadır. Bugün için ülkemizde yurt içi yüklerin ulaştırılması için 700 bin kamyon, 2,7 milyon kamyonet kullanılıyor. Yurt içi yük taşınmasında karayolunun payı, %90 iken AB ülkelerinde bu pay %40’tır. Deniz yolunun kardeşi demiryolunun yurt içi yük taşımadaki payı da maalesef %5 seviyesinde kalmaktadır.

Yurt içi yük ulaştırmasındaki kara yolu taşımacılığı, petrolü %90 ithal yolu ile elde eden bir devlet olarak sürdürülebilir bir durum değildir. Sadece enerji faturası olarak senede harcanan tutarın önemli bir bölümü kara ulaştırması için kullanılmaktadır. Halbuki deniz ulaştırması karadan çok daha ucuzdur. O halde yurt içi ulaştırmada deniz yolu ve entegre demiryolu kullanılsa bu fatura ciddi oranda aşağıya çekilebilecektir. İstanbul’da günde 14 milyon yolcu hareketi söz konusudur. Bunun sadece %2,5’i denizi kullanmaktadır.

Türkiye’nin 21’inci yüzyılda iç ulaştırmasını deniz ve demiryolu ağırlıklı yapması jeopolitik zorunluluktur. Ulusal sürdürülebilir bir lojistik sentezi sağlayabilmek kabotaj hakkının kazanılmasının 93.ncü yıldönümünde bu toprakların ve mavi vatanın en büyük beklentisidir.

Devletin, kabotaj yükümlülükleri dışında hangi konularda sektöre katkı vermesini bekliyorsunuz?

Denizcilik sektörü için son derece önemli olan Koster Yenileme Projesi için yıllardır çalışmalar yürütülüyor. Devlet ve özel sektör ortaklığıyla gerçekleşecek olan Koster Yenileme Projesi ile gemi arzını artırmadan ve navlun piyasasını bozmadan hurdaya gemi vermek amaçlanıyor. Türk sahipli gemi filosu, yaklaşık 30 milyon DWT kapasiteyle dünyada 15. sıradadır. Aynı zamanda kosterler yaşlandığı için çoğu hurdaya gitmiş bulunmaktadır. Hurdaya gitmeyenler ise günümüz şartlarını sağlayamamakta veya başka bölgelerde ticarete devam etmeye çalışıyorlar.

Koster Yenileme Projesi sayesinde yepyeni bir iş hacmi ve 30 binin üzerinde aileye istihdam sağlanacağı düşünülüyor. Sürdürülebilir bir modelle devlet katkısının misliyle geri ödeneceği ve güncellenen tasarımlarla bu yapıyı bölgenin en büyük gemi operatörlerinden biri haline getirilmesi amaçlanıyor. Önemle altını çizmek isterim ki bu ölçekte bir filo oluştururken elinizde büyük kuvvet oluşur. Bu kuvvet ile yerli sanayinizi geliştirebilir, gemi inşa sanayisinde yerli katkı oranını artırabilirsiniz. Adetler arttıkça denizcilikle ilgili Türk yan sanayisi de gelişecektir. Devlet tarafından desteklenecek Koster Filosu Yenilenme Projesi ile yerli ve milli sanayi hedefinin çok önemli halkalarından biri gerçekleştirilecektir.

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.