19 Eylül 2019 Perşembe
  • DOLAR
  • EURO
  • BIST
Parçalı Bulutlu
26°C

Türk Armatörler Birliği Başkanı Ahmet Bedri İnce’nin Kabotaj Bayramı hakkındaki görüşleri

Türk Armatörler Birliği Başkanı Ahmet Bedri İnce’nin Kabotaj Bayramı hakkındaki görüşleri
GÜNCEL - 9 Eylül 2019

Ahmet Bedri İNCE
Türk Armatörler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı

Osmanlı döneminde kapitülasyonlarla yaklaşık 10 ülkeye tanınan ayrıcalıklar ile deniz ticaretimiz neredeyse tamamıyla yabancıların tekeline geçmişti. Osmanlının son dönemlerinde elle sayılacak kadar gemimiz kalmış idi. Kurtuluş savaşı esnasında bile bazı taşımacılık işleri yabancı tebaaya ait gemiler ile yapılıyordu. Şunu da belirtmek gerekir ki 1923 yılında ne devlet ne de armatörlerimiz dış pazarlardan yeni bir gemi alacak mali kudrette bulunmuyorlardı.

Deniz taşımacılığımızdaki bütün bu olumsuzluklar 1923’te imzalanan Lozan Anlaşması ile kapitülasyonların kaldırılması sonrasında 19 Nisan 1926 tarihinde ve “Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dâhilinde İcrayı Sanat ve Ticaret Hakkındaki Kanun” başlığıyla yürürlüğe giren Kabotaj Kanunun 1 Temmuz 1926’da yayımlanmasıyla son bulmuştur.

Bu vesileyle bir kere ülke limanları arasındaki taşımacılığımız rekabete kapatılmış ve bu da deniz taşımacılığımızın geliştirilmesini zorunlu hale getirmiş, öncesinde devlet eliyle büyütülme ve oluşturulma gayreti içine girilen filomuz sonrasında devletinde destekleri ile bizler tarafından geliştirilmeye başlanmıştır. O dönemlerde mavnalar ve kosterlerle başlayan deniz taşımacılığımız yıllar içerisinde gelişerek bugün dünyanın 15. Büyük deniz ticaret filosu haline gelmiştir.

Bugün buradaysak bunun en önemli yaratanı Kabotaj kanunudur. Bir de şunu ifade etmek isterim. Bu önemli durum muvacehesinde ilk kez 1 Temmuz 1935’te “Denizcilik Bayramı” olarak kutlanmaya başlayan bu bayramımız 1 Temmuz 1939’dan itibaren “Kabotaj ve Denizcilik Bayramı” olarak kutlanmaya başlamıştır.

Tabi zaman içerisinde gelişen şartlarla filomuz artık sınırları dışına çıkmış ve dünya çapında deniz taşımacılığı işine yönelmiştir. Bugün dünya denizlerinde dolaşan ve ülkemiz sularına bir sene içerisinde neredeyse hiç uğramayan 600-700 adet gemimiz bulunmaktadır. Bir o kadar da kendi limanlarımız arasında veya Akdeniz Karadeniz çanağı içinde deniz taşımacılığı yapan gemilerimiz bulunmaktadır.

Küreselleşen dünya doğal olarak ticareti de küresel hale getirmiş, birçok ülke birbirine mal satar hale gelmiş ve bu da ticaretin kolaylaştırılmasını zorunlu hale getirmiştir. Şu an 12 ülke Kabotajı çok sıkı, 25 ülke ise bazı istisnalarla uygulamaktadır. Örneğin ABD kendi sularında taşımacılık yapan gemilerin sadece kendi bayrağında olmasına değil, aynı zamanda kendi ülkesinde de inşa edilmiş olmasına bakıyor. Ve hatta biraz daha ileri giderek gemi inşasında kullanılacak sacın %90’nının kendi ülkesi imalatı olmasını şart koşuyor.

Evet dünya değişiyor, ticaret değişiyor, ama benim kişisel kanıma ve yılların verdiği tecrübeye göre kabotajın esnetilmemesi gerekiyor. Aynen başlangıçta sınırlı başlayan ve sonrasında sürekli uygulama haline gelen kapitülasyonlarda olduğu gibi bu konu esnetilmeye başlandığında sonrasında sürekli olan bir boyuta geçebilir. Ancak kabotaj kanunu esnetmezken gelişen ticaretin ortaya çıkardığı deniz taşımacılığı ihtiyaçlarını da karşılamamız gerekiyor. Örneğin feeder gemilerin sayılarını artırarak, koster gemilerini yenileyip ve sayılarını artırarak, idari prosedürleri daha pratik hale getirerek, teknolojiyle liman imkânlarını daha da genişleterek bu ihtiyaçları karşılayabileceğimizi düşünüyorum.

Nadiren de olsa ihtiyacımıza bağlı olarak şu olabilir. Stratejik önemi haiz yüksek yatırımlı projeler ile kamu projelerinde kullanım gerekliliği dikkate alınarak, Türk Bayraklı eşdeğer bir gemi bulunmaması halinde özel maksatlı bazı yabancı bayraklı gemilere devlet nezdinde süreli izin verilebilir, verilmektedir de. Ancak bunların sürekli ihtiyaç olacağı değerlendiriliyorsa bu durumda bu gemilerden edinilebilir.

Bütün bu bahsettiğim konuları göz önüne aldığımızda gelişen ticaret ve ihtiyaçlarla birlikte kabotaj kanununun uygulanmasına devam edilmesi özellikle bu dönemde limanlarımız arasında taşınan mal miktarını artıracak, bu da gemilerimizin artırılması sonucunu ortaya çıkaracaktır. Bundan bahisle koster projesinin behemehâl başlatılması, sadece yenileme değil, aynı zamanda sayılarının da artırılması, feeder gemiler için de benzer bir çalışmanın yapılması, limanlarımızdaki idari prosedürler ile yükleme boşaltma sürelerini daha da kısaltacak teknolojiler üzerinde çalışılması önem arz etmektedir. Bununla birlikte filomuzun geliştirilmesi adına finansmana ulaşımın hem ülkemiz ve hem de uluslararası boyutta kolaylaştırılması çalışmalarını yapılması bizler için önem arz etmektedir.

Tüm bunlardan hareketle kabotaj uygulamasının kazandırdıklarının burada anlatılamayacak kadar fazla olduğunu vurgulayarak, sektörümüzün ve ülkemizin 1 Temmuz Kabotaj ve Denizcilik bayramını kutlar, sözlerimi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz bir sözüyle sonlandırmak isterim.

“En güzel coğrafi vaziyette ve üç tarafı denizle çevrili olan Türkiye; endüstrisi, ticareti ve sporu ile en ileri denizci millet yetiştirmek kabiliyetindedir. Bu kabiliyetten istifadeyi bilmeliyiz; Denizciliği Türk’ün büyük ülküsü olarak düşünmeli ve onu az zamanda başarmalıyız.”

deniz bülten

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.