“Teknoloji süreci hızlandırır ama insan faktörü denizciliğin kalbidir.”

QSM Global’in Kurucu Ortağı Ebru Kasap, denizcilik sektöründe güvenilir bir iş modelinin yalnızca teknik...

Ebru KASAP 
QSM GLOBAL – Kurucu Ortağı

QSM Global’in Kurucu Ortağı Ebru Kasap, denizcilik sektöründe güvenilir bir iş modelinin yalnızca teknik yeterliliklerle kurulamayacağını, kara operasyonlarının disiplinini gemi üzerindeki gerçek hayatla buluşturan bütüncül bir tecrübe gerektirdiğini vurguluyor. Kasap’a göre sektördeki asıl sermaye “insan ve güven” ve bu güven de ancak doğru denizciyi doğru kültüre yerleştirmeyi mümkün kılan şeffaf, çok katmanlı ve insan odaklı bir yönetim anlayışıyla inşa edilebilir.

QSM Global olarak küresel denizcilik endüstrisinde güvenilir bir ortak olma yolculuğunuzu ve bu güveni nasıl inşa ettiğinizi anlatır mısınız? 
QSM Global’i kurarken hedefimiz, denizcilik sektöründe yıllardır eksikliği hissedilen; güvene dayalı, şeffaf, hızlı ve uluslararası standartlarla tam uyumlu bir gemiinsanı yönetim yaklaşımı geliştirmekti. Bu yapıyı iki kurucu ortak olarak birlikte inşa ettik; ancak QSM Global’i gerçek anlamda güçlü kılan unsur, ikimizin çok farklı ama birbirini tamamlayan tecrübelerinin aynı yerde birleşmiş olmasıdır.

Kariyerim boyunca dünyanın önde gelen denizcilik şirketleriyle çalışarak uluslararası operasyonlara liderlik ettim. Bu süreçte, binlerce denizcinin kariyer yolculuğunu takip ederken, global filo yönetiminin nasıl işlediğini, büyük ölçekli şirketlerin beklenti ve kültürlerini, kriz anlarında doğru iletişimin ve hızlı karar almanın nasıl kritik olduğunu birebir deneyimledim. Tüm bunlar bana çok net bir gerçek gösterdi: Bu sektörde en değerli sermaye, insan ve güvendir.

Kurucu ortaklarımızdan Kaptan Orhan Kasap’ın uzun yıllara dayanan kaptanlık ve aktif deniz tecrübesi ise bu vizyonu tamamlayan en önemli unsurlardan biridir. Orhan Kaptan, gemi üzerindeki hayatı, ekip dinamiklerini, zorlu çalışma koşullarını, liderlik gereksinimlerini ve çok milletli mürettebatın gerçek ihtiyaçlarını sahada yaşayarak öğrenmiş biri. Bu nedenle denizcinin psikolojisini, dayanıklılığını, iletişim tarzını ve gemi üzerindeki gerçek operasyonel talepleri bütün derinliğiyle anlayan bir bakış açısı sunuyor.

Kara tarafındaki operasyon tecrübesi ile gemi üzerindeki saha gerçeklerini aynı potada birleştiren bu iki perspektif, QSM Global’in temel gücüdür. Bizim başarı modelimizi benzersiz kılan; yalnızca deneyimimizin çokluğu değil, bu iki farklı uzmanlık alanının birbirini mükemmel şekilde dengelemesidir.

Bugün QSM Global’in Dünyanın en büyük global şirketleri ile çalışmasının ve onlar tarafından güvenilir bir ortak olarak görülmesinin nedeni; disiplinli operasyon yaklaşımımız, uluslararası regülasyonlara tam uyum kültürümüz ve hem müşterilerimiz hem de denizcilerimizle kurduğumuz şeffaf, sürdürülebilir güven ilişkisidir.

Küresel denizcilik sektörünün taleplerini karşılayacak "yüksek vasıflı ve uyumlu denizciler" sağlıyorsunuz. Gemiinsanı işe alım süreçlerinizde hangi yetkinlik ve yeterlilik standartlarını esas alıyorsunuz? Uluslararası standartlara uygunluğu nasıl garanti ediyorsunuz?
QSM Global’de gemiinsanı seçimi, klasik anlamda bir işe alım sürecinden çok daha fazlasıdır. Bizim için doğru denizci, yalnızca teknik yetkinlikleri güçlü olan kişi değildir; aynı zamanda uzun yolculuklarda ekiple uyum içinde çalışabilen, kültürlerarası ortamlara adapte olabilen, güvenli operasyonu sürdürebilecek disipline sahip ve bulunduğu ekibe değer katan kişidir. Bu nedenle değerlendirmelerimizi yalnızca belgeler üzerinden değil, adayın davranışsal özelliklerini ve profesyonel duruşunu da içeren bütüncül bir çerçevede yapıyoruz.

Bu yaklaşım aslında iki kurucu ortağın tamamlayıcı uzmanlık alanlarından doğan güçlü bir bakış açısının sonucudur. Ben yıllar boyunca dünyanın önde gelen denizcilik şirketleriyle çalışarak uluslararası operasyonlara liderlik ederken, gemi yönetimindeki beklentileri, şirket kültürlerini ve global standartların pratikte nasıl işletildiğini birebir deneyimledim. Aynı şekilde Orhan Kaptanın uzun yıllara dayanan kaptanlık ve aktif deniz hizmeti, gemiinsanının gerçek ihtiyaçlarını, ekip psikolojisini, iletişim tarzlarını ve gemi üzerindeki günlük operasyonların dinamiklerini çok iyi anlamamızı sağladı. Bu iki farklı pencere, yani kara operasyon tecrübesi ile saha deneyimi birleştiğinde, bir denizcinin yalnızca niteliklerini değil, gemideki hayata nasıl uyum sağlayacağını da doğru şekilde değerlendirebiliyoruz.

Adayların teknik altyapısı, Uluslararası standartlarla tam uyumu, gemi tipi tecrübesi ve geçmiş performans referansları titizlikle doğrulanırken; aynı zamanda iletişim becerileri, çok uluslu ortamlarda çalışabilme kapasiteleri, görev ve sorumluluk bilinci, stres anındaki karar verme becerileri ve ekip uyumu da dikkatle analiz edilir. Çünkü denizcilik, insanların aynı yaşam alanını paylaştığı, birlikte karar aldığı ve zorlu koşullarla ekip halinde başa çıktığı bir çalışma düzenidir. Bu nedenle karakter, profesyonel duruş ve kültürel uyum, teknik yetkinlik kadar önem taşır.

Bu bütünsel yaklaşım sayesinde iş ortaklarımızla sadece yetkin değil, aynı zamanda temsil ettiği şirketin değerlerine yakışan, ekibe katkı sağlayabilen ve uluslararası standartları eksiksiz karşılayan bir gemiinsanı kaynağı sunuyoruz. Bizim için doğru seçim, doğru belgeden fazlasıdır; doğru insanı, doğru gemiye ve doğru kültüre yerleştirmekle ilgilidir.

Denizcilik sektörü için dijitalleşme ve yeni teknolojiler büyük bir önem taşıyor. Dijitalleşme ve otomasyonun mürettebat yönetimine etkisi nedir? 
Dijitalleşme bugün denizcilik sektörünün yalnızca modernleşme adımı değil, operasyonların sürdürülebilirliği için vazgeçilmez bir gerekliliktir. Ancak biz QSM Global olarak teknolojiyi, insanı ikinci plana atan bir unsur olarak değil; doğru karar verme süreçlerini güçlendiren, hızlandıran ve daha şeffaf hale getiren stratejik bir araç olarak görüyoruz.

Gemiinsanı yönetiminde belge geçerlilik sürelerinin, sertifikasyon verilerinin, performans kayıtlarının, sağlık raporlarının ve iletişim akışının dijital ortamda kesintisiz takip edilmesi hem ofis tarafı hem de gemi tarafı için büyük bir operasyonel rahatlık sağlıyor. Bu sayede iş ortaklarımız her an güncel bilgiye erişebiliyor, süreçler proaktif şekilde yönetilebiliyor ve olası risklerin çok erkenden önüne geçilebiliyor. Bu şeffaf yapı, bizim güven temelli çalışma modelimizin de en önemli parçası.

Gemilerde artan otomasyon ve yeni nesil sistemler ise gemiinsanı seçimini çok daha farklı bir boyuta taşıyor. Bugün denizcilerin yalnızca teknik yeterliliğe değil, dijital altyapıya hızla uyum sağlayabilecek bir çalışma disiplinine sahip olması gerekiyor.

Bu noktada iki kurucu ortağın sahip olduğu farklı tecrübeler bize benzersiz bir perspektif kazandırıyor:

Ben global filolarla çalışırken dijital yönetim sistemlerinin, güvenlik yazılımlarının ve büyük şirketlerin teknoloji taleplerinin operasyonel beklentileri nasıl şekillendirdiğini birebir deneyimledim. Orhan Kaptan ise teknolojinin gemi üzerindeki pratiğini, otomasyon sistemlerinin günlük operasyonlara nasıl entegre edildiğini ve gemiinsanımızın bu yapıya nasıl hazırlanması gerektiğini sahada yaşayarak tecrübe edindi. Bu nedenle teknolojiye uyum sağlamış, sistemleri doğru kullanan ve otomasyonun gerektirdiği güvenlik kültürünü benimseyen denizcileri çok daha doğru analiz edebiliyoruz.

Tüm bunların yanında dijitalleşme yalnızca verimlilik değil, aynı zamanda daha emniyetli bir operasyon anlamına geliyor. Hatasız belge yönetimi, hızlı iletişim, düzenli raporlama, doğru gemiye doğru insan eşleşmesi, erken risk tespiti… Hepsi dijital altyapılar sayesinde güçleniyor.

Ancak bizim için önemli bir gerçek değişmiyor:

Teknoloji süreci hızlandırır; ama insan faktörü denizciliğin kalbidir.

Biz QSM Global olarak dijitalleşmeyi insanın yerine değil, insanın doğru kararlar almasını kolaylaştıran bir güç olarak konumlandırıyoruz. Bu dengeyi koruduğumuz sürece, teknoloji hem geminsanı yönetimini hem de gemi üzerindeki operasyonların emniyetini çok daha ileri bir noktaya taşıyor.

‘Sorunsuz Mürettebat Yerleştirme’ vurgunuz dikkat çekici. Doğru gemiinsanı doğru gemiye yerleştirme sürecinizde kullandığınız yöntemler ve teknolojiler nelerdir? Müşteri ve denizci memnuniyetini nasıl ölçümlüyorsunuz?
QSM Global’de Gemiinsanı yerleştirme süreci, yalnızca belgelerin doğrulandığı teknik bir eşleştirme değildir. Biz bu süreci; geminin operasyonel ihtiyaçlarını, iş ortaklarımızın beklentilerini, ekibin kültürünü ve adayın profesyonel duruşunu aynı anda değerlendirmemiz gereken çok boyutlu bir uyum süreci olarak ele alıyoruz. Her geminin kendine özgü bir ritmi, çalışma düzeni ve ekip dinamizmi vardır; aynı şekilde her denizcinin iletişim tarzı, tecrübe seviyesi, görev bilinci ve çok uluslu ortamlarda çalışma yaklaşımı birbirinden farklıdır. Bizim görevimiz, bu iki tarafı aynı denge noktası üzerinde buluşturabilmektir.

Bu yaklaşım, QSM Global’in iki kurucu ortağının tamamlayıcı tecrübeleriyle güçleniyor. Ben yıllarca global şirketlerin operasyonlarını yönetirken, doğru gemiye doğru insan seçiminin ne kadar kritik olduğunu, bir tek hatalı eşleşmenin bile operasyonel verimliliği nasıl etkileyebileceğini yakından gördüm. Orhan Kaptan ise yıllarca gemi üzerinde ekip yönetmiş biri olarak; bir denizcinin yalnızca teknik yeterliliğiyle değil, karakteriyle, iletişim tarzıyla ve zor koşullarda gösterdiği duruşla gemi kültürüne katkı sağladığını çok iyi bilir. Bu iki perspektif birleştiğinde, biz doğru gemiinsanını doğru gemiye yerleştirirken hem operasyonel gereklilikleri hem de insan faktörünü aynı anda okuyabilen benzersiz bir denge oluşturuyoruz.

Teknolojik altyapımız ise bu süreci hızlandıran ve şeffaflaştıran bir araç olarak hizmet veriyor. Tüm belgeler, sertifika geçerlilik tarihleri, performans notları, önceki değerlendirmeler ve iletişim kayıtları dijital ortamda düzenli olarak takip ediliyor. Bu yapı hem bizim hem de müşterilerimizin süreçleri daha öngörülebilir şekilde yönetmesini sağlıyor; ancak nihai kararlarımızda teknolojiye değil, insanın bütünsel değerlendirilmesine güveniyoruz.

Memnuniyet ölçümü ise yerleştirme sürecinin en stratejik aşamasıdır. Her atama sonrasında müşteri tarafıyla düzenli olarak görüşmeler yaparak operasyonun akışı, iletişim hızı, adayın uyumu ve genel performans hakkında detaylı geri bildirim alıyoruz. Aynı şekilde, denizcilerimizle de gemiye katılımlarından kısa süre sonra birebir temas kurarak çalışma ortamı, ekip ilişkileri, güvenlik kültürü ve adaptasyon süreçlerini değerlendiriyoruz. Bu geri bildirimleri yalnızca raporlamakla yetinmiyor; sistemimizi geliştirmek, süreçlerimizi iyileştirmek ve hizmet kalitemizi sürekli yükseltmek için aktif olarak kullanıyoruz.

Ve tüm bu yapının merkezinde çok önemli bir gerçek duruyor:

Biz iş ortaklarımızın memnuniyetine önem verdiğimiz kadar, denizcilerimizin refahına, güvenliğine ve mutluluğuna da aynı titizlikle bağlıyız.

Denizcilerimiz bizim için yalnızca bir “aday” değil; uzun yolculukların, zorlu çalışma koşullarının ve sorumlulukların ortak paylaşıldığı büyük bir ailenin üyeleridir. Mutlu ve desteklenen bir denizci, gemiye güç katar; iyi bir ekip kültürü ise doğrudan operasyonun başarısını yükseltir. Bu nedenle biz QSM Global’de hem iş ortaklarımızı hem de gemiinsanlarımızı aynı dengede tutan sürdürülebilir bir modelle çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki doğru yerleştirilen, doğru desteklenen ve doğru değerlendirilen her denizci, sonuç olarak mutlu bir müşteri ve sorunsuz bir operasyon demektir.

Önümüzdeki yıllarda mürettebat yönetiminin sektörün nasıl bir dönüşüm yaşayacağını öngörüyorsunuz? QSM Global nasıl bir rol oynamayı hedefliyor?
Önümüzdeki yıllar, gemiinsanı yönetiminde hem kültürel hem teknolojik hem de operasyonel açıdan çok daha büyük bir dönüşüme tanıklık edeceğimiz bir dönem olacak. Dünya denizciliği artık tek bir ülkeden ya da en fazla iki ülkeden, milliyetten kaynak sağlanan geleneksel modelleri geride bırakıyor; yerine çok daha esnek, çok uluslu, dijitalleşmiş ve sürdürülebilir insan kaynağı stratejilerini koyuyor. Artan otomasyon, yeni nesil dijital sistemler, daha karmaşık filo yapıları ve global rekabet hem gemi sahiplerini hem de bizler gibi gemiinsanı istihdamını sağlayan Crew Manning / Management şirketlerini daha ileri bir bakış açısına mecbur bırakıyor.

Bu değişim sürecinde, QSM Global olarak kendimizi yalnızca gemiinsanı temin eden bir firma değil, müşterilerimizin uzun vadeli insan kaynakları stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyoruz. Türk denizcilerinin güçlü global itibarını ısrarlı bir şekilde korurken; diğer milliyetlerden oluşan geniş uluslararası havuzlarla da stratejik bağlar kuruyor, müşterilerimize esnek, çok yönlü ve kesintisiz bir mürettebat tedarik modeli üzerine çalışıyoruz.  Bu yaklaşım yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamıyor; aynı zamanda geleceğin çok kültürlü ve yüksek teknoloji gerektiren yeni operasyonlarına hazırlık anlamına geliyor.

Bu vizyonu inşa ederken iki kurucu ortağın tamamlayıcı deneyimi bize büyük bir güç katıyor. Ben yıllar boyunca global şirketlerin dönüşüm süreçlerinde yer alırken, bu yeni dönemin yalnızca operasyonel değil, stratejik bir insan yönetimi ihtiyacı doğurduğunu çok net gördüm. Orhan Kaptan’ın sahadaki tecrübesi ise dijitalleşen gemi operasyonlarında insan faktörünün nasıl korunması gerektiğini, farklı milletlerden oluşan ekiplerin aynı gemide nasıl uyum içinde çalıştırılacağını ve liderlik gereksinimlerinin nasıl evrildiğini doğal bir içgörüyle ortaya koyuyor.

Gelecekte başarıyı belirleyecek asıl unsur; teknolojiyle uyumlu, davranışsal açıdan güçlü, iletişimi kuvvetli, çok kültürlü ekiplerle çalışabilen, kendini sürekli geliştirmeye açık denizciler olacak. Biz de tam olarak bu değişime liderlik etmeyi hedefliyoruz. Aday seçiminde yalnızca teknik yeterliliklere değil, adaptasyon kabiliyetine, dijital farkındalığa ve ekip uyumuna verdiğimiz önem bu nedenle gelecekle birebir örtüşüyor.

QSM Global’in hedefi, sektördeki dönüşümü uzaktan izleyen değil, dönüşümün yönünü belirleyen bir yapı olmak.

İş ortaklarımıza sürdürülebilir mürettebat politikaları sunarken, denizcilerimize de uzun vadeli kariyer planlaması, kesintisiz iletişim, güvenli çalışma ortamı ve aidiyet hissi kazandırmak istiyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki; mutlu denizci, güçlü gemi operasyonu demektir. Güçlü gemi operasyonu ise yüksek memnuniyet içeren iş ortaklığı ve sürdürülebilir ticari başarı demektir.

Gelecek çok uluslu, dijitalleşmiş ve esnek yapılarla şekillenecek; QSM Global olarak bizim rolümüz ise bu yeni düzenin güvenilir, stratejik ve insan odaklı partneri olmak.

7/24 iletişim hattınızla kesintisiz hizmet veriyorsunuz. Denizcilik sektöründe acil durumlar ve hızlı müdahale gerektiren senaryolarda en unutulmaz deneyimlerinizden birini paylaşır mısınız?
Denizcilik sektöründe 7/24 kesintisiz destek, işimizin doğal bir parçası. Elbette geçmişte sağlıkla ilgili çok sayıda beklenmedik ve hassas durumla karşılaştık; ancak bu örnekler genellikle ağır, duygusal ve zorlu süreçler içerdiği için, böylesine pozitif bir röportajın ritmini ve tonunu değiştirmemek adına sağlık ve kayıp gibi vakalarından bahsetmek özellikle kaçınmak isterim Bunun yerine, sektörün dinamizmini ve hızlı aksiyon gereksinimini çok iyi yansıtan daha yapıcı bir örnekle anlatmak isterim:

Geçmişte, dünyanın 30’dan fazla ülkesinde 60’a yakın ofisi bulunan çok uluslu bir şirkette çalışırken Romanya’da bir kimyasal tankerimize farklı bir milliyetten bir Baş Mühendis katılımı planlanıyordu. Planlanan aday son anda karar değiştirince, yurtdışındaki ekip arkadaşlarımızdan bir cuma akşamı beklenmedik bir destek çağrısı aldım. Gemi ertesi gün limandan kalkacaktı ve bir Baş Mühendisin mutlaka Romanya’ya gönderilmesi gerekiyordu.

Hızlıca devreye girerek hızlıca katılım sağlayabilecek, daha önce sistemimizde olan, bizlerle bir süredir çalışan, fakat tatiline devam eden adaylarımızdan birini ikna ettik, hazırlıklarını tamamladık ve uçuş organizasyonunu yaptık. Ancak gece yarısından hemen sonra aday telefonunu kapattı ve saatlerce kendisine ulaşılamadı. Cumartesi gece yarısından önce mutlaka gemiye bir Baş Mühendis göndermemiz gerektiğini biliyorduk; aksi hâlde geminin kalkışı mümkün olmayacaktı.

Sabaha karşı, sektörde 7/24 çalışmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen bir çalışma arkadaşım benimle daha önce uzun süre çalıştığı ve o an yeniden planlamakta zorlandığı ve acilen gemiye çıkması gereken başka bir Baş Mühendis bilgisini paylaştı. Hiç vakit kaybetmeden süreci devraldım; birkaç saat içinde tüm evraklarını, uçuş organizasyonunu ve liman transferini planlayarak Baş Mühendisimizi Romanya’ya yetiştirdik. Gemi tam zamanında kalktı ve operasyon tek bir dakika bile aksamadan ilerledi.

Bu olay şirketimiz tarafından büyük takdirle karşılandı; ancak benim için bir başka nedenle de unutulmazdır. Aynı gece, eşimi gemiye katılması için planlanan uçuşunda uğurlamaya gidememiştim. Bu deneyim bana bir kez daha gösterdi ki:

Denizcilikte gerçek sorumluluk, saatten bağımsızdır. Verilen söz, duyulan güven ve zamanla yarışan bir ekip ruhu her şeyin üzerindedir.

Bugün QSM Global’in 7/24 hizmet kültürü tam da bu anlayış üzerine kuruludur:

Kritik bir anda hızlı karar alabilmek, doğru insanı doğru yere ulaştırabilmek ve geminin güvenle yoluna devam etmesini sağlamak.

Son olarak gemi sahiplerine ve sektöre vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Denizcilik, dünyanın en zorlu ama aynı zamanda en değerli sektörlerinden biri. Teknoloji değişebilir, otomasyon gelişebilir, sistemler yenilenebilir… Ama bu sektörün kalbi her zaman insandır.

QSM Global olarak tüm çalışmalarımızı bu gerçeğin üzerine inşa ediyoruz. Gemiinsanı, bir operasyonun yalnızca zorunlu bir bileşeni değildir; geminin ritmini, kültürünü, güvenliğini ve başarısını belirleyen en kritik unsurdur. Bu nedenle hem iş ortaklarımıza hem denizcilerimize verdiğimiz söz çok nettir: Sürdürülebilir, güvenilir ve yüksek standartlı bir insan kaynağı yönetimi sunmak.

Gemi sahiplerine iletmek istediğimiz en önemli mesaj, insan faktörünün öneminin hiç olmadığı kadar arttığıdır. Operasyonel mükemmeliyet ancak doğru desteklenen, değer verilen ve uyum içinde çalışan bir ekiple mümkündür. Bu yüzden biz, “denizci sağladık ve süreç tamamlandı” anlayışını benimsemiyoruz. QSM Global olarak hem insanı hem operasyonu aynı bütünün ayrılmaz parçaları olarak gören uzun vadeli bir ortaklık modeliyle hareket ediyoruz.

Sektörün hızla dijitalleştiği, rekabetin arttığı ve insan kaynağının stratejik bir değer haline geldiği bir dönemdeyiz. Bu dönüşüm sürecinde hem müşterilerimize hem de denizcilerimize şunu söylemek isteriz:

Biz bu yolculukta yalnızca bugünün değil, geleceğin koşullarının da yanında olmaya kararlıyız. Çok uluslu ekip yönetimi, yeni nesil dijital süreçler ve uluslararası insan kaynağı stratejileri konusunda sağlıklı bir denge kurmak için sektörün güçlü bir paydaşı olmaya devam edeceğiz.

Ve elbette denizcilerimize özel bir not:
QSM Global’de sizler bizim için hiçbir zaman sadece bir “aday” olmadınız. Uzun yolculukların yükünü taşıyan, zorlu koşullara rağmen görevini en iyi şekilde yapan, ekip ruhunu güçlendiren değerli profesyonellersiniz. Sizleri ailemizin bir parçası olarak görüyor, kariyer yolculuğunuzda yanınızda olmayı bir sorumluluk değil, bir onur olarak kabul ediyoruz. Sizin mutluluğunuz ve başarınız hem bizim hem de müşterilerimizin başarısının doğrudan belirleyicisidir.

Sonuç olarak denizcilik sektörü ancak insana yatırım yapan, güveni temel alan ve değişime uyum sağlayan yapılarla daha ileri taşınabilir. QSM Global olarak bu dönüşümde güvenilir, sorumluluk bilincine sahip ve insan odaklı bir ortak olma kararlılığımızı sürdürüyoruz.

Hem denizcilerimize hem gemi sahiplerine karşı sorumluluğumuzun farkındayız ve bu yolculuğu aynı özenle devam ettireceğiz.

Röportajlar Haberleri

“Kargo operasyonları riskli ve karmaşık olduğu için buradayız.”
"Norse Shipyard: Turkish-Norwegian Cooperation Shaping the Future of Shipping"
“Deckhouse is proud to offer seamless connectivity at sea with hybrid satellite solutions.”
“Yerlilik oranımız yüzde 75’e ulaştı, yerli sanayiyle büyüyoruz”
“IPS sistemiyle yakıtta yüzde 30 tasarruf, manevrada üstünlük sağlıyoruz”