Geminin enkazında 900’den fazla askerin naaşı bulunurken, yıllardır devam eden petrol sızıntısı çevresel riskleri yeniden gündeme taşıdı.
7 Aralık 1941’de Japonya’nın Pearl Harbor’a düzenlediği saldırıda ağır hasar alan USS Arizona, büyük bir patlamanın ardından dakikalar içinde sulara gömüldü. Gemide görev yapan 1000’den fazla personelden yalnızca 335’i kurtulabildi. ABD yönetimi, enkazı “kutsal savaş mezarı” olarak kabul ettiği için bugüne kadar gemideki naaşların çıkarılmasına izin vermedi.
Saldırının son yaşayan tanığı olarak bilinen Lou Conter’ın 2024 yılında 102 yaşında hayatını kaybetmesiyle birlikte, Pearl Harbor faciasına doğrudan tanıklık eden bir dönem de kapanmış oldu.
Ancak USS Arizona yalnızca tarihi bir anıt değil, aynı zamanda ciddi bir çevresel tehdit olarak da değerlendiriliyor. Uzmanlara göre geminin yakıt depolarında hâlâ yaklaşık 1,5 milyon galon petrol bulunuyor. Aradan geçen yıllara rağmen okyanusa sızmaya devam eden yakıtın, geminin yapısının daha fazla zarar görmesi halinde büyük bir çevre felaketine yol açabileceği belirtiliyor. Bilim insanları, mevcut sızıntının önlem alınmaması durumunda Pasifik Okyanusu’nda yüzlerce yıl etkisini sürdürebileceği uyarısında bulunuyor.
Pearl Harbor saldırısı, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’na resmen dahil olmasına neden olan dönüm noktası olarak tarihe geçti. Savaşın ilerleyen yıllarında Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarına kadar uzanan sürecin başlangıcı olarak görülen saldırı, dünya tarihindeki en kritik kırılma anlarından biri kabul ediliyor.
Bugün saldırının yaşandığı bölgede bulunan USS Arizona Memorial, hayatını kaybeden askerlerin anısını yaşatmak amacıyla her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor.
Pearl Harbor’ın mirası siyasi tartışmaların da odağında kalmayı sürdürüyor. Özellikle eski ABD Başkanı Donald Trump’ın Japonya Başbakanı ile yaptığı görüşme sırasında Pearl Harbor hakkında kullandığı ifadeler ve yaptığı şakalar, ABD kamuoyunda tepki toplamıştı.