Panama Kanalı İdaresi, Gatun Gölü’ndeki su seviyesinin gerilemesi ve olumsuz hava koşulları nedeniyle neo-Panamax gemilere uygulanan azami su çekimi sınırını yeniden düşürme kararı aldı.
Açıklanan takvime göre neo-Panamax havuzlarını kullanacak gemiler için izin verilen azami su çekimi 26 Ağustos 2026’dan itibaren 14,63 metreye, yani 48 feet’e indirilecek. Sınır, 3 Eylül’den itibaren ikinci kez düşürülerek 14,48 metre veya 47,5 feet olarak uygulanacak.
İkinci sınırlamanın yeni bir duyuru yapılıncaya kadar yürürlükte kalacağı bildirildi. Kanal yönetimi, Gatun Gölü’nün mevcut ve tahmin edilen su seviyelerini izlemeyi sürdürecek ve şartların değişmesi halinde ilave operasyonel düzenlemeler açıklayacak.
Panama Kanalı, temmuz ve ağustos aylarında da kademeli su çekimi azaltımlarına gitmişti. Neo-Panamax havuzlarındaki sınır 24 Temmuz’da 14,94 metreye düşürülmüş, 15 Ağustos’tan itibaren 14,78 metre olarak uygulanması kararlaştırılmıştı. Yeni duyuru, mevcut takvime iki ilave aşama ekledi.
Bir geminin su çekimi, gövdesinin su yüzeyinin altında kalan derinliğini ifade ediyor. İzin verilen seviyenin düşürülmesi, özellikle tam yüklü konteyner gemileri, LNG taşıyıcıları ve büyük kuru yük gemilerinin kanaldan geçebilmek için daha az yük taşımasını gerektirebiliyor.
Armatörler sınırlamaya uyabilmek için gemideki konteyner veya yük miktarını azaltmak, bazı yükleri başka gemilere aktarmak ya da alternatif güzergâhlara yönelmek zorunda kalabiliyor. Bu durum gemi başına taşınan yük miktarını azaltırken birim taşıma maliyetlerini yükseltiyor.
Panama Kanalı’ndaki su seviyeleri, kanal operasyonları açısından kritik öneme sahip. Her gemi geçişinde havuzların çalıştırılması için büyük miktarda tatlı su kullanılıyor. Yağışların azalması ve El Niño koşullarının gelişme ihtimali, kanal yönetiminin su kaynaklarını korumak amacıyla daha sık sınırlama uygulamasına yol açıyor.
Yeni düzenlemenin günlük geçiş sayısında doğrudan bir azaltım getirip getirmeyeceği açıklanmadı. Bununla birlikte su çekimi kısıtlamalarının uzaması, Asya–ABD Doğu Kıyısı ticareti ile Atlantik ve Pasifik arasındaki enerji taşımacılığında kapasite ve programlama sorunlarına neden olabilir.
Kanalın önceki kuraklık dönemlerinde uyguladığı benzer kısıtlamalar, rezervasyon ücretlerinin yükselmesine, gemilerin beklemesine ve bazı hatların Süveyş Kanalı veya Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalara yönelmesine yol açmıştı.