MLC, Denizcilerin “Temel Çalışan” Olarak Tanınmasını Yineledi

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Denizcilik Odası (ICS) ve Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF), Denizcilik Çalışma Sözleşmesi’nin (MLC) 20. yılını kutlarken, denizcilerin “temel çalışan” olarak tanınması çağrısını yineledi.

Uluslararası denizcilik camiası, Denizcilik Çalışma Sözleşmesi’nin (Maritime Labour Convention – MLC) 20. yıl dönümünü, denizcilerin haklarının güçlendirilmesine yönelik yeni bir çağrıyla andı. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Uluslararası Denizcilik Odası (ICS) ve Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF), yaptıkları ortak açıklamada hükümetlere denizcileri resmen “temel çalışan” olarak tanıma çağrısında bulundu.

23 Şubat 2006’da hükümetler, armatörler ve denizciler arasında nadir görülen üçlü uzlaşma (tripartite) ile kabul edilen MLC, yaklaşık 70 ayrı denizcilik çalışma düzenlemesini tek bir küresel çatı altında birleştirdi. Sözleşme; ücretler, dinlenme saatleri, sağlık hizmetleri, konaklama koşulları, geri gönderilme (repatriation) ve sosyal refah gibi alanlarda bağlayıcı asgari standartlar getirerek denizde insana yakışır çalışma koşulları için küresel bir temel oluşturdu.

Kuruluşlar, ortak açıklamalarında MLC’nin hem iddialı koruma hükümlerine sahip olduğunu hem de küresel ölçekte uygulanabilir ve pratik bir çerçeve sunduğunu vurguladı.

Uygulamada Güçlü Denetim Mekanizması
Yürürlüğe girmesinin ardından MLC, gemi yaşamını ve denetim süreçlerini önemli ölçüde dönüştürdü. Bayrak devleti ve liman devleti kontrolleri aracılığıyla uygulamanın güçlendirildiği belirtilirken, yıllar içinde yapılan değişikliklerle denizcilerin mali güvenlik hakları genişletildi, terk edilme vakaları ve kriminalizasyon sorunları ele alındı.

COVID-19 salgını döneminde yaşanan mürettebat değişim krizleri ve gemide taciz vakalarına karşı da yeni güvenceler getirildi. Pandemi süreci, denizcilerin küresel ticaretin sürekliliğindeki kritik rolünü gözler önüne sererken, acil durumlarda deniz çalışanlarına yönelik uygulamalardaki eksiklikleri de ortaya çıkardı.

Sektör temsilcileri, bu deneyimin denizcilerin “kilit çalışan” olarak tanınmasının ve sözleşmenin tutarlı biçimde uygulanmasının önemini pekiştirdiğini ifade etti.

Süregelen Sorunlar ve Gelecek Vurgusu
Buna karşın bazı sorunların devam ettiği kaydedildi. Ortak açıklamada; gemilere yönelik hukuka aykırı saldırılar, terk edilme vakaları, aşırı yorgunluk, ödenmeyen ücretler ve kıyı izni verilmemesi gibi konulara dikkat çekildi.

“Yaşayan bir belge” olarak tasarlanan MLC’nin, değişen koşullara uyum sağlayacak şekilde güncellenebildiği belirtilirken, Sözleşme kapsamındaki Özel Üçlü Komite’nin gerekli değişiklikleri kabul etme yetkisine sahip olduğu hatırlatıldı.

Kuruluşlar açıklamalarında, “Jeopolitik belirsizlikler ve iklim dönüşümünün deniz taşımacılığı ile denizcileri önemli ölçüde etkilediği bir ortamda, MLC’nin güçlü kalması ve tam olarak uygulanması yönündeki ortak kararlılığımızı yineliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Rekabet Koşullarına da Katkı Sağladı
MLC’nin yalnızca çalışan haklarını güçlendirmekle kalmadığı, aynı zamanda düşük standartlı çalışma uygulamalarına yönelik teşvikleri azaltarak sektörde daha adil bir rekabet ortamı oluşturduğu da vurgulandı. Bu durumun daha güvenli ve dayanıklı bir deniz taşımacılığı sistemine katkı sunduğu ifade edildi.

Yirmi yılın ardından hem işçi temsilcileri hem de armatörler aynı noktada birleşiyor: Çerçeve işliyor; ancak başarının anahtarı, hükümetlerin sözleşmeyi etkin biçimde uygulamasından geçiyor.

Dünya Haberleri

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı personelinden Senegal'e eğitim ve destek
ECOWAS deniz kuvvetleri, tehditlere karşı ortak görev kuvvetini güçlendiriyor
AB, Kızıldeniz’deki "Aspides" misyonunun görev süresini uzattı
"Deniz Sınırı Haritası" gerginlik yarattı
Trump, Venezuela'dan 50 milyon varil petrolün gemilerle yola çıktığını söyledi