İngiltere Deniz Kazalarını Araştırma Şubesi (MAIB), Ekim 2023’te Alman Körfezi’nde meydana gelen ve beş denizcinin hayatını kaybettiği Verity–Polesie çatışmasına ilişkin nihai raporunu yayımladı. Raporda kazanın “tamamen önlenebilir” olduğu vurgulandı.
Man Adası bayraklı genel kargo gemisi Verity, 24 Ekim 2023’ün erken saatlerinde, Helgoland’ın yaklaşık 12 deniz mili güneybatısındaki yoğun bir trafik ayırım düzeni (TSS) içinde Bahamalar bayraklı dökme yük gemisi Polesie ile çatışmıştı. Çatışmanın ardından Verity dakikalar içinde Kuzey Denizi’nin sularına gömülmüş, iki mürettebat kurtulurken beş denizci yaşamını yitirmişti.
MAIB Başmüfettişi Andrew Moll, “Bu kaza tamamen önlenebilirdi. Her iki gemi de çatışmayı önleme kurallarını titizlikle uygulamadı ve gerekli olmadığı halde yakın mesafeden geçişi kabul etti” ifadelerini kullandı.
Geç Kalınan Müdahale
Soruşturmaya göre iki gemi açık bir kesişme rotasında seyrediyor ve manevra için yeterli deniz alanı bulunuyordu. Uluslararası Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü (COLREG) uyarınca yol veren gemi konumundaki Verity’nin erken ve kararlı bir manevra ile diğer gemiden uzaklaşması gerekiyordu. Ancak bu yapılmadı.
Raporda, her iki gemide de vardiya zabitlerinin gemileri tehlikeli derecede yakın mesafeye kadar yaklaştırdığı, en yakın yaklaşma mesafesinin 0,5 deniz milini geçmediği belirtildi. Otopilot üzerinden yapılan küçük ve kademeli rota değişikliklerinin, çatışmayı önleme niyetini karşı gemiye ya da kıyı otoritelerine açık şekilde göstermeye yetmediği kaydedildi.
Son aşamada yapılan manevraların ise geç kaldığı ifade edildi. Verity’nin, kendisinden daha büyük ve hızlı olan Polesie’nin önünden geçmeye çalıştığı, bunun kurallara aykırı ve riskli bir tercih olduğu vurgulandı. Polesie’nin ise “yolunu muhafaza etmesi gereken gemi” konumundayken iskeleye rota değiştirerek durumu daha da karmaşık hale getirdiği belirtildi.
MAIB, saat 04.52.55’te Polesie’nin hâlâ sert bir kaçınma manevrası yapma imkânına sahip olduğunu; ancak vardiya zabitinin manuel kumandaya geçip acil dönüş yapmak yerine küçük otopilot düzeltmeleriyle yetindiğini tespit etti.
VTS Uygulamaları da İncelendi
Almanya’nın Gemi Trafik Hizmetleri (VTS) sistemi de raporda mercek altına alındı. Operatörlerin trafiği aktif olarak izlediği ancak ilk müdahalenin geç yapıldığı ve aciliyet ifade eden standart uyarı unsurlarının kullanılmadığı kaydedildi.
Ayrıca VTS’nin duplex (çift yönlü ancak aynı anda konuşmaya izin vermeyen) bir VHF kanalı kullanması nedeniyle, iki geminin doğrudan haberleşemediği ve mesajların bir görevli aracılığıyla iletildiği, bunun da kritik saniyelerin kaybına yol açtığı ifade edildi.
VTS süpervizörünün Polesie’ye güçlü bir talimat verdiği sırada gemilerin artık birbirine çok yakın olduğu ve dış müdahalenin “ters etki yaratabilecek” noktaya geldiği belirtildi.
Telsiz Kullanımı ve Hayatta Kalma Şansı
Genel olarak çatışma önleme amacıyla VHF kullanımının tavsiye edilmediği hatırlatılan raporda, erken ve doğru bir telsiz temasının niyetlerin netleşmesine yardımcı olabileceği; ancak böyle bir iletişimin hiç kurulmadığı ifade edildi.
Saat 04.55’te gerçekleşen çarpışmada Verity ağır hasar aldı ve hızla su almaya başladı. Mürettebatın can yeleği veya hayatta kalma elbisesi giymeye yeterli zamanı bulamadığı, soğuk su ve ekipman eksikliği nedeniyle hayatta kalma şansının son derece sınırlı olduğu belirtildi.
Arama kurtarma çalışmalarının Alman makamlarınca hızlı ve kapsamlı şekilde yürütüldüğü, ancak kayıp mürettebatın bir kısmının su yüzeyine ulaşıp ulaşmadığının net olarak belirlenemediği kaydedildi.
Soruşturma ayrıca, Verity’de mevcut mevzuat gereği zorunlu olmayan bir seyir veri kaydedici (VDR) bulunmamasının incelemeyi zorlaştırdığını ortaya koydu. Geminin batmış olması ve vardiya zabitinin hayatını kaybetmesi nedeniyle köprüüstündeki son kararların tamamı net şekilde ortaya konulamadı.
“Kurallar Yeterliydi, Uygulanmadı”
MAIB, vardiya disiplininin ve çatışma önleme kurallarının titizlikle uygulanması yönünde çeşitli güvenlik tavsiyelerinde bulundu. Alman makamlarına duplex VHF kullanımı ve müdahale protokollerini gözden geçirme çağrısı yapılırken, Man Adası Gemi Sicili’ne Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) nezdinde VDR gerekliliklerinin genişletilmesi için girişimde bulunması tavsiye edildi.
Bununla birlikte raporda, mevcut çatışma önleme kurallarında değişiklik yapılmasına gerek olmadığı açıkça ifade edildi.
Raporda, “Mevcut kuralların değiştirilmesini gerektirecek bir bulguya rastlanmamıştır. Düzenlemeler yeterlidir; ancak uygulanmamıştır” denildi.
Başmüfettiş Moll ise denizciliğin temel prensibine dikkat çekerek, “Yol veren gemiler, erken, belirgin ve diğer gemiler tarafından açıkça görülebilecek güçlü manevralar yapmalı ve emniyetli mesafeden geçiş sağlamalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
