Cruise şirketlerinin paylaştığı verilere göre, 2026 ve sonrasında hizmete girecek yeni kruvaziyer gemilerinin yaklaşık yüzde 65’i LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) başta olmak üzere alternatif yakıtlarla çalışacak.
Cruise Industry News tarafından yayımlanan rapora göre, sektörün önde gelen markaları Norwegian Cruise Line, Carnival Cruise Line ve Disney Cruise Line, 200 bin brüt tonun üzerinde kapasiteye sahip rekor büyüklükte gemileri inşa programlarına dahil etmiş durumda. Royal Caribbean ve MSC Cruises gibi diğer büyük oyuncular da Icon sınıfı ve World sınıfı gibi başarılı büyük gemi serilerini geliştirmeye devam ediyor.
Gemilerin boyutları büyürken, çevresel etkilerini azaltmaya yönelik teknolojiler de aynı hızla yaygınlaşıyor. LNG ile çalışan gemilerin yanı sıra, önümüzdeki yıllarda metanolle çalışmaya hazır gemilerin ve hatta hidrojen yakıtlı ünitelerin de pazara sunulması bekleniyor. Bu gelişmeler, kruvaziyer sektörünün karbon ayak izini azaltma hedefleri açısından kritik önem taşıyor.
Çevreci dönüşüm yalnızca yakıt teknolojileriyle sınırlı değil. Tek kullanımlık ürünlerin ve plastik tüketiminin azaltılması, gemilerde su kaynaklarının daha verimli ve sorumlu şekilde kullanılması da sektörün öncelikleri arasında yer alıyor. Ayrıca Avrupa başta olmak üzere birçok liman, kıyıdan elektrik beslemesi (shore power) sistemlerini devreye alarak, gemilerin rıhtımda bulundukları süre boyunca motorlarını kapatmalarına imkân tanıyor.
Uzmanlara göre bu adımlar, kruvaziyer turizminin çevresel sürdürülebilirliğini artırırken, aynı zamanda artan düzenleyici baskılara uyum sağlama açısından da sektör için belirleyici olacak.