Kararla birlikte Danimarkalı denizcilik grubu Maersk’in iştiraki APM Terminals’in limanları geçici olarak devralmasının önü açıldı.
Resmi gazetede yayımlanan karar, Hong Kong merkezli CK Hutchison’a bağlı Panama Ports Company’nin (PPC) 20 yılı aşkın süredir işlettiği Panama Kanalı yakınındaki Balboa ve Cristobal terminallerine ilişkin imtiyazların hukuken sona ermesini kesinleştirdi.
Panama Denizcilik Otoritesi (AMP), operasyonların kesintisiz sürmesi amacıyla kararnameyle her iki limanın kontrolünü devraldı. Geçiş sürecini yöneten teknik ekibin başkanı Alberto Aleman Zubieta, kararın yayımlanmasıyla birlikte sürecin resmiyet kazandığını belirtti.
Aleman Zubieta, düzenlediği basın toplantısında, “AMP Yönetim Kurulu’na Balboa Limanı ve Cristobal Limanı için ayrı ayrı iki sözleşme sunuluyor. Daha önce her iki limanı kapsayan tek bir sözleşme vardı.” dedi.
Maersk cephesinden konuya ilişkin ilk etapta herhangi bir açıklama yapılmadı.
Panama Devlet Başkanı Jose Raul Mulino, şubat ayı başında yaptığı açıklamada, mahkeme kararının bağlayıcı hale gelmesinin ardından APM Terminals Panama ile limanların yönetim ve kontrolünü kapsayan bir anlaşmanın resmileştirileceğini duyurmuştu.
Mulino, yeni ve uzun vadeli bir imtiyaz modelinin oluşturulup ileride ihaleye çıkılmasına kadar mevcut düzenlemenin yürürlükte kalacağını ifade etti.
Siyasi analist Jose Stoute ise Reuters’a yaptığı değerlendirmede, “Resmi gazete mahkeme kararını yayımladığı anda Panama Ports limanlar üzerindeki kontrolünü kaybeder.” ifadelerini kullandı.
Ocak ayı sonunda verilen karar, küresel ticaret rotaları üzerindeki ABD-Çin rekabetinin arttığı bir döneme denk geldi. Karar, Washington açısından diplomatik bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 5’inin geçtiği Panama Kanalı üzerindeki Çin etkisini sınırlamaya yönelik çağrılarını artırmıştı.