Arkeologlar, İskenderiye’nin doğu limanında yaptıkları son çalışmalarda, erken Roma dönemine tarihlenen sıra dışı bir gemi batığına ulaştı. Mısır Turizm ve Antik Eserler Bakanlığı ile Avrupa Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü işbirliğinde yürütülen araştırmalar, depremler ve yükselen deniz seviyesi nedeniyle sular altında kalan antik kentin liman, saray ve tapınak kalıntılarını yeniden gün yüzüne çıkarıyor.
Çalışmaların önemli bir bölümü, Kleopatra VII tarafından yenilenen İsis Tapınağı ile Mark Antony’nin inşa ettirdiği Timonium Sarayı’nın bulunduğu Antirhodos Adası çevresinde yoğunlaştı. Bu alandaki batıklar, İskenderiye’nin Ptolemaios hanedanı dönemindeki ihtişamından Roma dünyasının ekonomik merkezlerinden birine dönüşümünü de gözler önüne seriyor.
Ticaret gemisi sanıldı, “thalamagos” çıktı
Araştırmacılar, Kraliyet Limanı’nda yapılan yüksek çözünürlüklü sonar taramaları ve makine öğrenmesi destekli analizler sayesinde yeni batıkları tespit etti. İlk kazılarda küçük bir tekne ile yaklaşık 30 metre uzunluğunda bir ticaret gemisi bulundu. Ancak 2025 sezonunda ortaya çıkarılan bir başka batık, her dalışta yeni ipuçları vererek ekibin görüşünü değiştirdi.
Yaklaşık 28 metre uzunluğunda ve 7 metre genişliğindeki geminin, düz tabanlı, geniş ve kutu biçimli gövdesi; asimetrik baş ve kıç yapısı; direk yuvasının olmaması nedeniyle kürekle hareket ettirildiğine işaret ediyor. Roma gemi yapımının tipik özelliklerini taşıyan batığın üzerindeki Yunanca grafitiler ise İskenderiye’de inşa edilip onarıldığını gösteriyor.
Bu özellikler, araştırmacıları antik metinlere yöneltti. İncelenen Ptolemaik ve Roma dönemine ait yaklaşık 500 papirüs parçası arasında nadiren anılan bir tekne türü öne çıktı: thalamagos. Kamaralı bu tekneler, Roma edebiyatında “kralların oyuncağı” olarak tanımlanıyor; Palestrina mozaiğinde tasvir edilen örnekle batık arasındaki benzerlikler dikkat çekiyor.
Parti teknesinden tapınak teknesine
Thalamagos’lar genellikle Nil üzerinde düzenlenen ziyafetler ve eğlencelerle ilişkilendirilse de, idari papirüsler bu teknelerin yalnızca lüks amaçlı kullanılmadığını ortaya koyuyor. Kargo taşıyabildikleri ve yetkililerin taşınmasında görev aldıkları biliniyor. Bu nedenle, yoğun bir ticaret limanında bulunmaları tamamen şaşırtıcı değil.
Araştırmacılar, batığın İsis Tapınağı’na yakın konumu nedeniyle başka bir olasılığı da değerlendiriyor: Gemi, İsis’in Yolculuğu gibi dini festivallerde kullanılan lüks bir tapınak teknesi olabilir. Kışın ardından “denizin açılmasını” simgeleyen bu festivaller, Roma’nın tahıl tedarikinin güvenliği açısından da büyük önem taşıyordu.
Sırlar yeni yeni çözülüyor
Oxford Üniversitesi Deniz Arkeolojisi Merkezi Direktörü Damian Robinson ile merkezin misafir profesörü Franck Goddio’ya göre, batık üzerindeki ayrıntılı kazı ve analizler henüz başlangıç aşamasında. Araştırmacılar, geminin özgün görünümünü, Nil’deki kullanım şeklini ve tarihsel bağlamını netleştirmeyi hedefliyor.
Kesin olan bir şey var: İskenderiye Limanı’nda bulunan bu thalamagos, antik dünyanın yalnızca lüksünü değil, gündelik işleyişini ve dini ritüellerini de yeniden düşünmemize yol açacak yeni sorular ortaya koyuyor.