Körfez’in batısında yaklaşık 150 konteyner gemisinin mahsur kaldığı, yüz binlerce TEU yükün gecikme riskiyle karşı karşıya olduğu bildiriliyor.
Malta bayraklı bir konteyner feeder gemisinin Hürmüz Boğazı’nda su hattının üst kısmından vurulması sonucu makine dairesinde yangın çıktı. Mürettebatın gemiyi terk ettiği ve saldırıda yaralanan olmadığı bildirildi.
Yetkililer, Abu Dabi merkezli Transmar International Shipping şirketine ait 1.740 TEU kapasiteli "Safeen Prestige" adlı geminin Umman açıklarında doğuya doğru seyir halindeyken saldırıya uğradığını açıkladı. Deniz güvenliği firması Vanguard’a göre saldırı Umman kıyılarının yaklaşık 2 deniz mili açığında gerçekleşti.
28 Şubat’ta ABD, İsrail ve İran arasında başlayan son çatışmaların ardından Safeen Prestige’in Hürmüz Boğazı’nda saldırıya uğrayan ilk konteyner gemisi olduğu değerlendiriliyor.
Körfez’de yüzlerce gemi bekliyor
"Safeen Prestige" ilk konteyner gemisi kaybı olsa da bölgede daha büyük bir lojistik kriz yaşanıyor. Sektör kaynaklarına göre Hürmüz Boğazı’nın batısında yaklaşık 138 ila 147 konteyner gemisi, toplamda 470 bin TEU’ya yakın kapasiteyle Körfez’de mahsur kaldı.
Bölgede artan güvenlik riskleri nedeniyle birçok gemi Körfez limanlarına erişemiyor ve güvenli alanlarda beklemek zorunda kalıyor. Aynı zamanda Yemen’deki İran destekli Husilerin Bab el-Mendeb çevresinde ticari gemilere yönelik yeni saldırı tehdidi, deniz taşımacılığı üzerindeki baskıyı artırıyor.
Xeneta Baş Analisti Peter Sand, kriz nedeniyle tedarik zincirinde kısa sürede ciddi etkiler görüleceğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Krizin beşinci günündeyiz ve normal şartlarda her gün yaklaşık 14 bin FEU konteyner dünyanın farklı noktalarından Orta Doğu’ya doğru yola çıkar. Çok yakında liman yoğunluğu artacak, transit süreleri uzayacak ve hatların sefer güvenilirliği düşecek.”
Bu gelişmeler üzerine bazı hat operatörleri yükleri güvenli limanlara yönlendirmeye başladı. MSC, Körfez’e giden yüklerin yolculuğunun fiilen sona erdiğini ve gemilerin denizde veya limanda alternatif çözümler aradığını yük sahiplerine bildirdi.
Gemiler rotasını değiştiriyor
Krizin etkisiyle birçok konteyner gemisi rotasını değiştirmek zorunda kaldı. Xeneta’nın izlediği 23.664 TEU kapasiteli Damietta Express adlı gemi, Süveyş Kanalı’nı kullanmak yerine Umman’daki Salalah Limanı’na yöneldi.
Ancak çatışmaların başlamasının ardından gemi önce Malezya’daki Tanjung Pelepas limanına yöneldi, ardından tekrar rota değiştirerek Salalah’a döndü ve 3 Mart akşamı limana ulaştı.
Xeneta analisti Destine Ozuygur, krizin sadece çatışma bölgesindeki hatları etkilemediğini belirterek şunları söyledi:
“Gönderinizin Süveyş Kanalı ya da Basra Körfezi ile doğrudan ilgisi olmasa bile risk sadece füzelerin düştüğü yerle sınırlı değil. Yükünüz otomatik olarak bu krizden etkilenmeyecek anlamına gelmez.”
Alternatif liman arayışı
Bölgede drone saldırılarının artması nedeniyle Salalah Limanı’nın da güvenliğinin tartışmalı hale geldiği, operatörlerin daha uzak alternatif limanlara yönelmeye başladığı bildirildi.
Peter Sand’a göre hat operatörleri özellikle Sri Lanka’daki Colombo Limanı’nı alternatif aktarma noktası olarak değerlendiriyor.
Öte yandan Körfez’de mahsur kalan gemiler arasında MSC’ye ait 15, CMA CGM’ye ait 14 konteyner gemisi bulunuyor.
Alphaliner verilerine göre Orta Doğu’daki konteyner taşımacılığı “büyük bir istikrarsızlık dönemine” girerken, bölge dışındaki gemiler Körfez limanlarına gidecek yükleri alternatif limanlarda boşaltmayı planlıyor.
Navlun ve maliyetler artabilir
Analistler, denizde yaşanan operasyonel zorlukların kısa sürede limanlara ve tedarik zincirlerine de yansıyacağını belirtiyor. Büyük hat operatörlerinin Orta Doğu varışlı yeni rezervasyonları durdurması durumunda Asya limanlarında ciddi bir yük birikmesi bekleniyor.
Denizcilik danışmanlık şirketi Drewry, Orta Doğu’daki çatışmanın küresel taşımacılığı da etkileyeceğini belirterek şu uyarıda bulundu:
“Gemilerin çatışma bölgesi dışında toplanması veya plan dışı limanlara gitmesi limanlarda ciddi yığılmaya yol açabilir. Bu da ekipman sıkıntısı, gecikmeler ve ana ticaret hatlarında spot navlun fiyatlarının yükselmesi anlamına gelebilir.”
Uzmanlara göre sektör geçmiş krizlerde olduğu gibi yeni koşullara uyum sağlayacak olsa da Hürmüz’deki gerilimin küresel tedarik zincirleri üzerindeki etkisinin büyümesi bekleniyor.