Uluslararası Deniz Hukuku ve Ticareti Uzmanı, Esenyel & Partners Kurucu Ortağı Av. Selçuk Esenyel; “Hürmüz’deki her gerilim, sadece fiyatları değil, Türkiye’nin enerji ve ticaret maliyetlerini de anında şekillendiriyor” diyor.
Hürmüz Boğazı, günlük 20milyon varille dünya petrol ticaretinin dörtte biri ve LNG (sıvılaştırılmış doğal gaz) ticaretinin beşte birinin geçtiği kritik bir enerji koridoru olarak, küresel piyasaların kalbinde yer alıyor. Son gelişmeler, enerji fiyatları, navlun ve sigorta primlerinde hızlı artışlara yol açarken, Türkiye hem maliyet baskısı hem de stratejik avantajlarla karşı karşıya bulunuyor.
Piyasalar anında tepki veriyor
Türkiye uzun vadeli stratejik kazanç sağlayabilir
Selçuk Esenyel, Türkiye’nin enerji transit ülkesi konumu ve alternatif lojistik koridor rolü, uzun vadeli stratejik avantajlar da sunduğunun altını çiziyor. Avrupa ve Asya’ya güvenli enerji ve ticaret akışı sağlamanın, Türkiye’nin diplomatik ve ekonomik ağırlığını artırabileceğine dikkat çeken Esenyel, “Kısa vadede maliyet baskısı kaçınılmaz. Ancak doğru adımlar atılırsa Türkiye, krizden uzun vadeli stratejik kazanç da sağlayabilir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her gerilim, sadece bölgesel güvenlik meselesi değil; küresel enerji ve ticaret maliyetlerini belirleyen kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. Türkiye açısından etkiler hem maliyet hem de stratejik avantaj ekseninde şekilleniyor ve deniz ticaretinde krizler çoğu zaman savaşla değil, maliyetle hissediliyor” diyor.