Hürmüz Boğazı'ndaki Kriz Körfez'in Enerji Haritasını Değiştirdi

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırıları sonrası Tahran'ın misilleme adımı olarak tek taraflı şekilde kapattığını ilan ettiği Hürmüz Boğazı'ndaki kapanma, Körfez ülkelerinin petrol ve doğal gaz ihracat rotalarını yeniden şekillendirdi.

Küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik krizi, bölge ülkelerinin alternatif altyapı kapasiteleri ve krizden etkilenme durumlarına göre farklı tablolar ortaya çıkardı.

ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin (EIA) Dünya Petrol Transit Darboğazları raporuna göre, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Hürmüz Boğazı'nı by-pass edebilecek aktif petrol boru hattı altyapısına sahip iki Körfez ülkesi konumunda.

Kuveyt, Katar ve Bahreyn'in deniz yolu dışında alternatif bir ihracat kapasitesi bulunmuyor. Umman ise kriz durumunu coğrafi konumu dolayısıyla avantaja dönüştürmüş tek ülke.

Hürmüz Boğazı'ndaki krizin Körfez ülkeleri üzerindeki etkileri ve by-pass edebilecek alternatif rota altyapılarına ilişkin uluslararası enerji piyasalarına yansıyan son verilere göre Körfez ülkelerindeki güncel durum farklılık gösteriyor.

Kuveyt
Hürmüz Boğazı'na tam bağımlı olan Kuveyt, krizden en ağır darbe alan ülkelerin başında geliyor. Kısa vadede sevkiyatları kurtaracak bir alternatif rotaya sahip olmayan ülke için Suudi Arabistan üzerinden yeni bir transit boru hattı inşa edilmesi uzun vadeli en gerçekçi çözüm olarak tartışılsa da, şu an için acil bir alternatif rota seçeneği bulunmuyor.

Uluslararası enerji piyasaları verilerine göre, Hürmüz Boğazı krizi Kuveyt'in petrol üretim ve ihracat kapasitesine ciddi bir darbe vurmuş durumda. Hürmüz krizi başlamadan hemen önce, Kuveyt'in günlük petrol üretimi 2,6 milyon varil seviyesindeydi. Bu üretimin büyük bir kısmı doğrudan Hürmüz üzerinden dünya pazarlarına ihraç ediliyordu. Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik krizinin zirve yapmasıyla sevkiyatlar durma noktasına geldi. Depolama kapasitesi dolan ve ihracat yapamayan Kuveyt, üretimini mecburen kısmak zorunda kaldı. Mayıs ayında ülkenin günlük petrol üretimi dibe vurarak 573 bin varile kadar geriledi. Yaz aylarından itibaren koşulların hafiflemesi ve alternatif sevkiyat denemeleriyle bir toparlanma süreci başladı. Temmuz ayında genel üretim 1,7 milyon varile çıkarken, eylül ayı verilerine göre Kuveyt'in günlük ham petrol ihracatı 1 milyon varil seviyelerine ulaşarak kısmen toparlandı. Yaşanan bu kısmi toparlanmaya rağmen, Kuveyt'in güncel petrol ihracatı hala kriz öncesindeki (ocak-şubat) normal seviyelerinin yüzde 36 altında seyrediyor. Şu anda Kuveyt, uzun vadeli bir çözüm olarak bölgesel ortaklarıyla Hürmüz Boğazı'nı by-pass edecek yeni boru hattı rotaları ve altyapı projeleri üzerinde çalışıyor. Ancak bu projelerin hayata geçmesi yıllar alacağı için kısa vadede ülkenin ekonomisi boğazdaki kriz durumunun normale dönmesine bağımlı kalmaya devam edecek.

Katar
Dünyanın en büyük Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) ihracatçılarından biri olan Katar'ın sevkiyatları, doğrudan Hürmüz Boğazı'na ve buradaki seyrüsefer güvenliğine bağlı durumda. Petrolün aksine gazın boru hatlarıyla kolayca başka bir denize aktarılamaması, ülkeyi altyapısal olarak doğrudan Hürmüz Boğaz'ının güvenliğine mahkum bırakıyor.

Katar'ın LNG için Hürmüz Boğazını by-pass edecek bir boru hattının olmaması ve doğal gazın sıvılaştırılmış (LNG) halde boru hatlarından taşınamayacağından dolayı, mevcut Kuzey Sahası Genişletme (North Field Expansion) yatırımlarının bu durumdan etkileneceği ve krizin çözülmesinin ardından bile normal üretime dönmenin zaman alacağı bekleniyor.

Dünyanın en büyük doğal gaz tedarikçilerinden Katar'ın ihracat ekonomisi, tam kapasite çalışan Ras Laffan sıvılaştırma tesisleri üzerinden tamamen bu rotaya bağlıydı.

ABD-İran geriliminin tırmanmasıyla Katar'a ait bir ticari geminin saldırıya uğramasının ardından ülke, güvenlik gerekçesiyle Hürmüz üzerinden yaptığı transitleri uzun süre durdurmak zorunda kaldı. Dünyanın en büyük LNG ihracat merkezi Ras Laffan'daki üretim, sistemleri hazır tutmak amacıyla çok sınırlı seviyelere indirildi. Sektörel analizlere göre sevkiyatların durması, Katar'ın 2026 yılı LNG ihracat hedefinde yaklaşık 30 milyon tonluk devasa bir açık yarattı.

Suudi Arabistan veya Kuveyt gibi boru hattı inşası Katar için masada değil. Katar Enerji Bakanı ve QatarEnergy CEO'su Saad Al-Kaabi, daha önce yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı by-pass edecek herhangi bir boru hattı inşa etmeyi planlamadıklarını duyurmuştu. Doğal gazı boru hattıyla farklı bir limana (örneğin Umman Denizi'ne) taşıyıp, orada ihracat için milyarlarca dolarlık yepyeni LNG sıvılaştırma tesisleri kurmak ekonomik ve teknik olarak uygulanabilir görülmüyor.

Krizin faturasını ihracat hacmindeki milyonlarca tonluk düşüşle ödeyen Katar'ın, Hürmüz dışındaki bir altyapıya yatırım yapma niyeti bulunmuyor ve Katar'ın ticari stratejisi tamamen boğazın uluslararası trafiğe güvenli şekilde yeniden açılmasına odaklanmış durumda. Bundan dolayı ABD ile İran arasındaki gerilime Pakistan ile birlilkte arabuluculuk yapan Katar'ın en büyük hedefi Hürmüz Boğazı'ndaki durumun eski haline dönmesini ve seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması.

Bahreyn
Bahreyn, Körfez'deki diğer petrol üreticilerine kıyasla daha düşük bir hacme sahip olsa da Hürmüz Boğazı krizinden en ağır ve doğrudan hasar alan ülkelerden biri. Katar ve Kuveyt gibi Bahreyn'in de boğazı by-pass edebilecek hiçbir alternatif boru hattı bulunmuyor.

İhracat hacmi komşularına göre daha düşük olsa da Bahreyn'in coğrafi konumu dolayısıyla Hürmüz'e olan mecburi bağımlılığı sürüyor ve Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğindeki genel durma noktasından doğrudan etkileniyor. Ülkenin alternatif bir boru hattının bulunmaması ve gelir kaynağının çok büyük bir bölümünü petrol ticaretine bağlı olmasından dolayı krizden doğrudan etkilenmeye devam ediyor.

Krizin en yoğun şekilde yaşandığı ilk aylarda Bahreyn'in petrol tedariki kriz öncesi normal seviyelere göre neredeyse yarı yarıya düşüş gösterdi. Bahreyn'in enerji ekonomisinin kalbi konumundaki tek petrol rafinerisi olan Sitra'daki BAPCO tesisleri, krizden önce günlük 400 bin varilin üzerinde petrol işleme ve rafine etme kapasitesiyle çalışıyordu. İhracatın durma noktasına gelmesi ve 5 Nisan'daki saldırıda bazı depolama tanklarının hasar görerek devre dışı kalması, BAPCO'yu ciddi bir kapasite krizine soktu. İşlenen ürünlerin stoklanabileceği alan kalmadığı için, rafineri 380 bin varillik tam potansiyelini kullanamıyor ve faaliyetlerini mecburen asgari üretim modunda (rölantide) sürdürmek zorunda kalıyor.

Bahreyn'in petrol ihracatı sadece lojistik tıkanmadan değil, doğrudan askeri saldırılardan da zarar gördü. 5 Nisan'da Sitra BAPCO rafinerisine düzenlenen füze ve dron saldırıları tesiste büyük yangınlara yol açarak enerji altyapısına ağır bir darbe vurdu.

BAE
BAE, Hürmüz Boğazı krizini diğer Körfez ülkelerinden farklı olarak, alternatif rota oluşturabilen ve bu sayede en az hasarla atlatabilen tek ülke oldu.

Ülke, Habşan-Füceyre boru hattı sayesinde günlük yaklaşık 1,5 ila 1,8 milyon varil petrolü Hürmüz Boğazı'nı tamamen by-pass ederek doğrudan Umman Körfezi'ne (Füceyre Limanı) aktarıyor. Hatta mevcut kapasiteyi iki katına çıkarmak için yeni yatırımlar planlanıyor. BAE, Abu Dabi'deki Habşan petrol sahalarından doğrudan Umman Körfezi'ndeki Füceyre Limanı'na uzanan 360 kilometrelik ADCOP (Habşan-Füceyre) boru hattını kullanıyor. Hattın mevcut taşıma kapasitesi günlük 1,5 ila 1,8 milyon varil seviyesinde bulunurken, BAE'nin ihracat kapasitesini iki katına çıkarmak için yeni boru hattı inşası planladığı belirtiliyor.

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütünün (OPEC) üçüncü büyük üreticisi BAE'nin gruptan ayrılması üretim kapasitesinin altında kalmasına yol açan kotalardan kurtularak daha esnek üretim yapabilmesine sebep oldu. Uzun süredir günlük yaklaşık 3-3,5 milyon varil bandında üretimle sınırlı kalan ülke, mevcut kapasitesini önemli ölçüde artırmaya yönelik yatırımlar gerçekleştirdi ve üretim potansiyelini 2027'ye kadar günlük 5 milyon varile yükseltmeyi hedefliyor.

Suudi Arabistan
Suudi Arabistan'ın durumu, Hürmüz Boğazı krizini aşmak için milyarlarca dolar harcanarak kurulan alternatif altyapıların bile savaş koşullarında ne kadar kırılgan olabileceğini gösteren en net örnek. Hürmüz Boğazı'ndaki krizin tırmandığı dönemde Suudi Arabistan, 1200 kilometre uzunluğundaki "Doğu-Batı Boru Hattı"nı (Petroline) kullanarak petrolünü ülkenin doğusundan doğrudan Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na taşıyordu.

Saudi Aramco'ya ait olan "Doğu-Batı Boru Hattı" (Petroline), ülkenin doğusundaki Abqaiq tesislerinden Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı'na kadar 1200 kilometre boyunca uzanıyor ve günlük 7 milyon varil taşıma kapasitesi bulunuyor. "Doğu-Batı Boru Hattı"ndan (Petroline) kriz döneminde Hürmüz'ü by-pass etmek amacıyla günlük ortalama 4 ila 5 milyon varil petrol güvenli şekilde ihraç ediliyordu. Normal şartlarda "Doğu-Batı" boru hattı ile petrolünü Kızıldeniz'deki Yanbu Liman'ına taşıyarak Hürmüz Boğazını by-pass eden Suudi Arabistan, bölgedeki çatışmaların yayılmasıyla beklemediği bir darbe aldı.

Yemen'deki Husiler tarafından 11 Eylül'de boru hattının pompa istasyonlarına düzenlenen dron saldırıları nedeniyle hattın önlem olarak kapatıldığı, Yanbu'daki petrol yüklemelerinin durduğu ve bazı Avrupalı müşterilerin ekim ayı teslimatlarının iptal edildiği raporlandı. Saudi Aramco, hattın kapanmasıyla yaşadığı sevkiyat krizi nedeniyle, en az iki Avrupalı rafineriye ekim ayı için planlanan sözleşmeli ham petrol teslimatlarının tamamını iptal ettiğini bildirdi.

Husilerin sebep olduğu zarar nedeniyle ihracat rakamlarında büyük düşüşler yaşanmaya devam ediyor. Kızıldeniz kapısı kapanınca, Saudi Aramco önceden taahhüt ettiği teslimatları yapabilmek için sevkiyatları mecburen tekrar tehlikeli bölge olan Hürmüz Boğazı'na kaydırmak zorunda kaldı. Ağustosta günlük 700 bin varil olan Hürmüz geçişli Suudi Arabistan petrolü, eylül ayında ani bir sıçramayla günlük 2,9 milyon varile yükseldi. Kısacası Suudi Arabistan, kaçmaya çalıştığı darboğaza geri dönmek zorunda kaldı. Boru hattındaki onarımların ardından sistem eylül ayının son haftasında (22 Eylül civarı) düşük basınç ve kısıtlı kapasiteyle yeniden faaliyete alındı. Saudi Aramco, şu anda hattan geçen petrol miktarını tekrar kriz öncesindeki gibi günlük 4 milyon varil seviyesine sabitlemeye çalışsa da endüstri uzmanlarına göre, hasar gören pompa istasyonlarının tam kapasiteyle çalışır hale gelmesi 6 ila 8 hafta sürecek. Ancak herhangi bir Husi saldırısı hattın ihracatını yeniden etkileyebilir.

Umman
Limanları "Sohar", "Duqm" ve "Salalah" sayesinde Hürmüz Boğazı'nın dışında, doğrudan Umman Denizi'ne açılan Umman, krizden etkilenmediği gibi krizi stratejik bir avantaja dönüştürmüş durumda. Ülke şu anda diğer Körfez üreticileri (özellikle Suudi Arabistan) için Sohar Limanı açıklarında gemiden gemiye (ship-to-ship) petrol transferleri adına güvenli bir aktarma merkezi olarak kullanılıyor. Umman ve İran, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması ve yeni geçiş güzergâhlarının belirlenmesi amacıyla aylardır siyasi ve teknik düzeyde diplomatik görüşmeler yürütüyor.

Ortaya çıkan genel tabloya bakıldığında, BAE ve Umman coğrafi, altyapısal avantajlarıyla krizi nispeten hafif atlatırken; Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Suudi Arabistan ise hem Hürmüz'deki hem de Kızıldeniz'deki çifte güvenlik tehdidi nedeniyle ciddi tedarik zinciri sorunlarıyla baş başa kalmış durumda. Umman'ın ana limanlarının (özellikle Füceyre'ye yakın olan Sohar Limanı ile Duqm ve Salalah) Hürmüz Boğazı'nın dışında yer alması coğrafi olarak ülkeyi Hürmüz krizinden etkilenmemesini sağlıyor.

Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezinin (TESPAM) verilerine göre, Hürmüz Boğazı'na bağımlı Körfez ülkelerinin petrol ihracatları 12,3 milyon varilden 7,8 milyon varile (yaklaşık yüzde 36,4) geriledi. Bu durumun, krizin sadece ilk bir ayında Körfez ekonomilerine maliyeti salt petrol gelirlerinde 15,2 milyar dolar, tüm sektörler dahil edildiğinde ise 50 milyar doların üzerinde oldu.

Rice Üniversitesi Baker Enstitüsü'nün Nisan 2026 tarihli raporu, alternatif bir çıkış noktası olmadığı için krizin "en yıkıcı (detrimental) etkilerinin" Kuveyt, Katar ve Bahreyn üzerinde yoğunlaştığını doğruluyor.

Enerji Haberleri

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Zonguldak'ta Konuştu
Körfez ve Rusya Kaynaklı Arz Kaybı Küresel Motorin Piyasasını Daraltıyor
Avrupa’da Rafineri Marjları Tartışması Büyüyor
Doğu-Batı Petrol Boru Hattı'nın Kapatılması Piyasada Arz Eksikliğine yol açabilir
Fransız TotalEnergies, Angola Açıklarında Yeni Petrol Keşfetti