Gürdeniz: “ABD Meşruiyet Sorunuyla Savaşa Girdi, İran Kısa Sürede Çökmez”

Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmesinde, Washington yönetiminin “meşruiyet krizi” ile karşı karşıya olduğunu savundu.

Gürdeniz, savaşın uzun soluklu sürdürülmesinin hem iç kamuoyu hem de lojistik kapasite açısından zor olduğunu belirtti.

“Kongre onayı yok, kamuoyu desteği zayıf”
Gürdeniz, ABD’nin savaşa Kongre onayı olmadan girdiğini ve kamuoyu desteğinin yüzde 25’in altında kaldığını ileri sürdü. Bu düzeyde bir desteğin uzun süreli bir savaş için yeterli olmayacağını belirten Gürdeniz, Amerikan toplumunda “Bu savaş ABD’nin ulusal güvenliği için mi, yoksa İsrail için mi başlatıldı?” sorusunun daha yüksek sesle sorulacağını iddia etti.

ABD iç kamuoyunun bölünmüş olduğunu ifade eden Gürdeniz, Vietnam ve Irak örneklerine atıf yaparak, toplumsal desteğin zayıf olduğu savaşların sürdürülebilir olmadığını kaydetti.

“Diplomasi güven üretmiyor”
Müzakere süreçlerinin askeri harekâtın uzantısına dönüştüğünü öne süren Gürdeniz, masada görüşmeler sürerken sahada operasyon planlanmasının küresel güvenlik sisteminde ciddi bir kırılma yarattığını savundu. Bu durumun, devletlerin güvenlik garantilerine olan inancını zayıflatacağını dile getirdi.

“Kritik mühimmat stokları eriyor”
ABD’nin hassas güdümlü mühimmat ve uzun menzilli önleme sistemleri gibi kritik kapasitesini hızla tükettiğini belirten Gürdeniz, sınırlı üretim kapasitesine dikkat çekti. İran’dan atılan her füze için iki önleyici sistem kullanılması halinde, birkaç yüz angajmanın yıllık üretimi eritebileceğini ifade etti.

Bu sistemlerde kullanılan nadir metallerin Çin tedarik zincirine bağlı olduğuna işaret eden Gürdeniz, savaşın Pasifik’te olası bir kriz için ayrılan stokları da zayıflatabileceğini savundu. Olası bir Tayvan hattı krizinde mühimmat yetersizliği yaşanabileceğini belirtti.

İran coğrafyasının genişliğine de dikkat çeken Gürdeniz, uzun menzilli operasyonların yakıt ikmali ve uzak üs kullanımını gerektirdiğini, bunun da ciddi bir lojistik yük oluşturduğunu kaydetti. Bahreyn’in kırılganlığının artması halinde Diego Garcia gibi uzak üslerin devreye girebileceğini, bunun özellikle AEGIS muhripleri için haftalık gidiş-dönüş lojistik döngüsü anlamına geldiğini ifade etti.

“İran’da rejim içi çatlak beklentisi gerçekçi değil”
İran toplumunun 47 yıldır yaptırımlar altında yaşadığını ve İran-Irak Savaşı tecrübesine sahip olduğunu vurgulayan Gürdeniz, ülkenin “direnç kültürünün” hafife alındığını savundu. Dış saldırının iç çözülme değil, aksine kenetlenme üreteceğini belirten Gürdeniz, rejim değişimi beklentisinin mevcut aşamada zayıf olduğunu ifade etti.

Körfez’de istikrar endişesi
Körfez ülkelerinde alarm zillerinin çaldığını ileri süren Gürdeniz, özellikle Şii nüfus yoğunluğu bulunan monarşiler açısından istikrarın hayati önemde olduğunu belirtti. İsrail’in hamleleri ve ABD desteğinin bölgesel istikrarı zedelediğini savunan Gürdeniz, sembolik hedeflere veya ABD üslerine yönelik saldırıların Amerikan güvenlik şemsiyesine olan güveni aşındırabileceğini söyledi.

“Hürmüz kapanırsa küresel denge sarsılır”
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel dengeleri altüst edeceğini ifade eden Gürdeniz, Bab el-Mandeb hattında Husilerin devreye girmesinin sigorta maliyetlerini artıracağını kaydetti.

Çin’den Avrupa Birliği’ne yönelik konteyner taşımacılığı ve enerji sevkiyatının ağır darbe alabileceğini belirten Gürdeniz, petrol fiyatlarının varil başına 150 doların üzerine çıkmasının ABD ve Avrupa ekonomileri açısından sürdürülebilir olmayacağını savundu. Enerji şokunun haftalar içinde siyasi baskı üretebileceğini dile getirdi.

Pakistan ve Türkiye vurgusu
Gürdeniz, Pakistan faktörünün de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, nükleer güç olan Pakistan’ın Suudi Arabistan ile askeri iş birliğine dikkat çekti. Hindistan-İsrail yakınlaşmasının ve Pakistan’daki gelişmelerin bölgesel denklemi etkilediğini ifade etti.

Türkiye açısından ise tablonun net olduğunu savunan Gürdeniz, İran’ın zayıflaması halinde baskı hattının Türkiye’ye dayanacağını öne sürdü. İran’daki Kürt gruplarının birleşmesinin Türkiye için ciddi bir güvenlik riski oluşturacağını belirten Gürdeniz, Ankara’nın bu olasılığa karşı hamlelerini desteklemesi gerektiğini ifade etti.

“İran kısa sürede çökmez”
Değerlendirmesinin sonunda Gürdeniz, ABD’nin düşük kamuoyu desteği ve meşruiyet tartışmaları eşliğinde, değerli mühimmatını harcayarak ve İran’ın direnç kapasitesini hafife alarak savaştığını savundu. İran’ın kısa sürede çökmeyeceğini ve rejim değişimi ihtimalinin zayıf olduğunu ileri sürdü.
 

Güncel Haberleri

UKMTO: Hürmüz Boğazı'nda güvenlik riski en üst seviyede
Hasab Limanı’nda Petrol Tankerine Saldırı: 4 Yaralı
Hürmüz'de, Türk Tankerinden AIS Hamlesi
Aspides Uyardı: Husiler Hedefte Gemiler Var
Hürmüz’de AIS Alarmı: Elektronik Karışma Artıyor