Kaptan Orhan Kasap, Girne’de batan feribotta VDR kayıtları, geminin 26 yıllık yapısal durumu, seyir hızı ve tahliye sürecinin incelenmesi gerektiğini söyledi.
Girne-Taşucu seferi sırasında su alarak alabora olan yolcu feribotuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Ulaştırma ve İşletme Mühendisliği Mezunları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Orhan Kasap, kazanın nedenine ilişkin kesin bir sonuca varılabilmesi için geminin teknik kayıtlarından seyir hızına, bakım geçmişinden tahliye sürecine kadar birçok unsurun birlikte incelenmesi gerektiğini söyledi.
Kasap, kazaya ilişkin yolcu ve mürettebat ifadelerinin önemli olduğunu ancak asıl belirleyici verilerin geminin kayıtları ve teknik incelemeler olacağını vurguladı. Kazanın objektif biçimde analiz edilmesi gerektiğini belirten Kasap, özellikle geminin VDR kayıtlarının, hava ve deniz koşullarının ve geminin kaza anındaki durumunun araştırılması gerektiğini ifade etti.
Kısa dalga periyodu ve seyir hızı mercek altında
Kasap’a göre kazanın araştırılmasında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlardan biri, yüksek hızlı feribotun kaza anındaki seyir hızı.
Bölgedeki dalga yüksekliğinin çok fazla görünmediğini ancak yaklaşık 4 saniyelik kısa dalga periyodunun yüksek hızlı tekneler açısından önem taşıdığını belirten Kasap, özellikle baştan gelen denizlerde bu tür gemilerin hızlarını deniz şartlarına göre ayarlaması gerektiğini söyledi.
Geminin baş kısmında meydana geldiği belirtilen hasarın değerlendirilmesinde, feribotun o andaki süratinin ve maruz kaldığı kuvvetlerin birlikte incelenmesi gerektiğini kaydeden Kasap, AIS ve VDR kayıtlarının bu noktada kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
26 yıllık geminin bakım geçmişi incelenmeli
Kazaya karışan feribotun 2000 yapımı ve yaklaşık 26 yaşında olduğuna dikkat çeken Kasap, geminin yaşının tek başına kazanın nedeni olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Kasap, geminin son denetimleri, tersane periyotları, yapısal bütünlüğü ve planlı bakım programı kapsamındaki kayıtlarının ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti. Geminin daha önce satışa çıkarıldığı yönündeki iddiaların ise tek başına geminin sefere elverişli olmadığı anlamına gelmediğini vurguladı.
Kasap, deniz şartlarının geminin yapısal bütünlüğünü tehdit ettiği durumlarda kaptanların hız düşürmesi, hatta gerektiğinde seyri durdurması gerektiğini belirterek, kazada köprüüstü ekibinin verdiği seyir kararlarının da araştırılması gerektiğini söyledi.
Tahliye süreci de soruşturmanın önemli parçası
Kasap, kazanın yalnızca neden meydana geldiğinin değil, kaza sonrasında tahliyenin nasıl gerçekleştirildiğinin de araştırılması gerektiğini vurguladı.
Kaptanın gemiyi terk talimatını verip vermediği, mürettebatın acil durum planını nasıl uyguladığı, can yeleği, can simidi ve can salı gibi emniyet ekipmanlarının yeterli ve kullanılabilir durumda olup olmadığı ile yolcuların bu ekipmanlara ulaşabilip ulaşamadığının incelenmesi gerektiğini belirtti.
“Kesin hüküm için gerçek kayıtlara ulaşılmalı”
Kasap, kazanın önlenebilir olup olmadığının belirlenebilmesi için üç temel alanın araştırılması gerektiğini söyledi: geminin sefere elverişliliği ve teknik durumu, bakım ve arıza kayıtları ile kaza anındaki seyir kararları.
Özellikle kuzeyli deniz şartlarında, kısa dalga periyodu altında geminin hangi hızla seyrettiğinin belirlenmesinin önemli olduğunu kaydeden Kasap, mevcut bilgilerle kesin hüküm vermenin doğru olmayacağını belirterek, gerçek kayıtların ve resmi kaza incelemesinin sonucunun beklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Başlık için benim tercihim: “Girne’deki Feribot Faciasında Kritik Sorular: Hız, Bakım ve Tahliye”. Hem kazanın nedenini peşinen ilan etmiyor hem de röportajın esas teknik mesajını güçlü biçimde öne çıkarıyor.