Cumhuriyet Tarihinde İnşa Edilen ilk Gemi

Osman BAHADIR

Cumhuriyet döneminde, kendi kendine yeter bir ülke yaratma amacı ve sanayinin gelişmek için zorunlu olduğu düşüncesi, devlet öncülüğünde veya desteğinde kısa zamanda önemli gelişmelere yol açtı. Bu yeni sanayi hamleleri çerçevesinde Cumhuriyet ilk gemilerini 1930’lu yıllarda inşa etti.

Osmanlı sanayisinde yeni teknolojilerin gelişimi, dışarıdan teknoloji transferi yoluyla olmuş ve bu gelişmeler özellikle 19. Yüzyılın ikinci yarısından başlayarak yüzyılın sonuna doğru hızlanan bir gelişme göstermiştir. 

Batı’da sanayi devriminin en önemli aşamalarından birisi, buhar makinesinin icat edilmesi ve bu icadın üretim sürecine uygulanmasıyla olmuştur. İngiltere’de buhar makinelerinin sanayide kullanılmasının yaygınlaşması 1820’li yıllarda olmuştu. Osmanlıların buhar makineleriyle ilk defa tanışması da, devletin askeri amaçlı girişimleri sonucunda gerçekleşmiştir. Osmanlılar ilk buharlı gemiyi 1828 yılında ithal etmişler ve bu gemi için gerekli olan kaptanın ve denizcilerin eğitimi için de çalışmalar yapmışlardır.

1831’de Tersane-i Amire’ye üç buharlı makine getirtilmişti. Buhar makineleriyle ilgili eğitim, Mekteb-i Bahriye’de veriliyordu. Bu mektepte açılan buhar sınıflarında ülkemizdeki ilk makine mühendisleri yetiştirilmiştir. 19. Yüzyılın ikinci yarısında Tersane’de, yabancı teknolojilerin ve uzmanların desteğiyle buharlı gemi yapımına başlanmıştı. 1869 yılında Mekteb-i Bahriye’den mühendis olarak mezun olan Ahmet Besim Paşa’nın Osmanlı Devleti’nde ilk buhar makinesi tasarımı yapan kişi olduğunu söyleyebiliriz. 1873-1909 yılları arasında tersanede başmühendislik görevini sürdürdüğü sırada yaptığı bir buhar makinesi tasarımı, yabancı  belgelerde de yayınlanmıştır. Ancak Osmanlı dönemindeki bu gelişmelerin yeterli düzeyde ve kendi kaynaklarımıza dayalı olduğu söylenemez. Osmanlı gemi inşa sanayisi dışa bağımlıydı ve yabancı uzmanlara her zaman ihtiyaç duyuluyordu.

Cumhuriyet döneminde, kendi kendine yeter bir ülke yaratma amacı ve sanayinin gelişmek için zorunlu olduğu düşüncesi, devlet öncülüğünde veya desteğinde kısa zamanda önemli gelişmelere yol açtı. Bu yeni sanayi hamleleri çerçevesinde Cumhuriyet ilk gemilerini 1930’lu yıllarda inşa etti. Bu gemiler, 1935’te denize indirilen Gölcük Tankeri ve Şirket-i Hayriye’nin 1937’de denize indirilen Kocataş ve 1938’de denize indirilen Sarıyer adlı yolcu vapurlarıydı.

Gölcük Tankeri, Cumhuriyet tarihinde Türkiye gemi tezgahlarında inşa edilen ilk gemidir. 16 ay gibi o dönem için kısa sayılabilecek bir sürede denize indirilmiştir. 26 Temmuz 1934’te kızağa konan Gölcük Tankeri’nin su sathında boyu 58.60 metre, genişliği 9.40 metre, derinliği ise 3.70 metreydi. Ağırlığı 1250 ton olan tankerin çektiği su 3.10 metreydi. Taşıma kapasitesi 750 ton olan tankerin 700 beygir gücünde makineleri vardı ve tek pervanesi bulunuyordu. Hızı asgari 11.5 mil olan geminin 29 mürettebatı vardı.

Lozan Antlaşması ile Boğaz’ın askerden arındırılması ve özel bir komisyon tarafından yönetiminin söz konusu olması üzerine, Türkiye bu koşullar altında donanmasına İstanbul’a ve Boğazlara yakın yeni bir üs arayışına girmişti. Bu çerçevede en uygun yerin İzmit Körfezi olduğuna karar verildi. Öte yandan donanmanın önemli bir parçasını oluşturan Yavuz kruvazörünün bakımının ve onarımının da yapılması gerekiyordu. Ancak İstanbul’da Yavuz’un onarımına yetecek büyüklükte bir havuzun olmaması nedeniyle, Gölcük’te uygun bir yüzer havuzun yapılmasına karar verildi. Böylece onarım atölyeleri, barınma barakaları, mayın, akümülatör ve torpido fabrikaları kurularak Gölcük’teki gemi inşa sanayisinin temelleri atılmış oldu.

Gölcük Tankeri, 1 Kasım 1935 tarihinde denize indirildi. Gölcük Tankeri’nin inşası, sadece Cumhuriyet donanmasına bir katkı olmasının ötesinde, genç bir ulusun kendi gücüne güvenmesinin bir örneği olarak yeni bir zihniyetin zaferini de temsil ediyordu. Bu başarının arkasında ise, yaşamı boyunca Türkiye’de gemi inşa sanayisinin kurulması için çalışmış olan öncü denizci Ata Nutku (1904-1994) bulunuyordu.

Ata Nutku, Almanya’da gemi mühendisliği eğitimi gördü. Gölcük Tankeri’nin planlarını çizdiği sırada donanmada yüzbaşı rütbesiyle görev yapıyordu. Gölcük ve Taşkızak askeri tersanelerinin modernleştirilmesinde çok önemli bir rolü oldu. 1948’de Deniz Kuvvetleri’nden yarbay rütbesiyle emekli olan Ata Nutku, Yüksek Mühendis Mektebi’nde gemi inşaiyye dersleri de veriyordu. 1953’te Gemi Enstitüsü’nün kuruluşuna öncülük etti. Ata Nutku, meslek yaşamında bir yüzer havuz, iki mayın dökme gemisi, üç şehir hattı vapuru, dört araba vapuru ve Abidin Daver şilebini inşa etti. Ayrıca 100 metre uzunluğunda gemi model deney havuzunu ve laboratuarını gerçekleştirdi.

Gölcük Tankeri, hizmet dışı kaldığı 1983 yılına kadar önemli hizmetlerde bulundu. Gölcük Tankeri, yerli tezgahlarda üretilmiş ilk buharlı gemimiz olarak, Cumhuriyetimizin deniz teknolojisindeki başarılı hamlelerinin ilk sembolüdür. Bu önemli gelişmenin başlıca yaratıcısı olan Ata Nutku da, erken cumhuriyet dönemi denizciliğinin en önde gelen mühendislerindendir.