Çin’in nükleer denizaltı filosu Rusya’yı geçti, ABD’ye yaklaştı

Çin, nükleer enerjili denizaltı üretiminde önemli bir eşiği aşarak Rusya’yı geride bıraktı ve bu alanda dünyanın en büyük ikinci gücü konumuna yükseldi.

Güncellenmiş kuvvet değerlendirmelerine göre Pekin yönetimi, yaklaşık 32 aktif nükleer denizaltı ile Rusya’nın 25–28 adetlik filosunu aşmış durumda. Zirvede ise açık ara farkla ABD Donanması bulunuyor.

ABD, 2025 sonu itibarıyla hızlı saldırı, balistik füze ve güdümlü füze denizaltılarından oluşan yaklaşık 71 nükleer enerjili denizaltı işletiyor. Ancak Çin’in son yıllardaki hızlı üretim temposu, özellikle Hint-Pasifik bölgesinde denizaltı dengelerine ilişkin yerleşik varsayımları değiştirmeye başladı.

Çin’in hızla büyüyen denizaltı gücü
Defense Blog’un aktardığı değerlendirmelere göre Çin’in nükleer denizaltı envanteri, saldırı, güdümlü füze ve balistik füze denizaltılarından oluşan olgun ve çeşitlenmiş bir yapıya ulaştı. Filonun omurgasını, Çin’in tam görevli nükleer saldırı denizaltıları olarak kabul edilen dokuz adet Tip 093 ve 093A Shang sınıfı oluşturuyor.

Bunlara ek olarak, seyir füzeleri için dikey fırlatma sistemlerine sahip Tip 093B güdümlü füze denizaltıları da hizmete girmeye başladı. Tahminlere göre yaklaşık 16 Tip 093B gövdesi bulunuyor; bunların bir kısmı aktif görevdeyken, diğerleri inşa veya deniz denemesi aşamasında. Bu seri, halihazırda dünyada inşa edilen en büyük nükleer enerjili taarruz denizaltısı programı olarak öne çıkıyor.

Çin’in deniz tabanlı nükleer caydırıcılığı ise dokuz adet Tip 094 ve 094A Jin sınıfı balistik füze denizaltısı ile destekleniyor. Bu platformlar, JL-2 ve daha yeni JL-3 denizaltıdan fırlatılan balistik füzelerle donatılmış durumda ve tamamen operasyonel kabul ediliyor.

Ayrıca Pekin, iki yeni nesil program üzerinde de ilerliyor. Tip 095 nükleer saldırı denizaltısının ilk montaj aşamalarında olduğu, Tip 096 balistik füze denizaltısının ise yapım sürecine girdiği bildiriliyor. Yeni tasarımların temel hedefi; daha yüksek gizlilik, menzil ve hayatta kalma kabiliyeti sağlamak.

Mevcut platformlar bir araya getirildiğinde, yeni nesil projeler hariç tutulsa dahi Çin’in aktif nükleer denizaltı filosunun 2026 itibarıyla 32’ye ulaşması bekleniyor.

Rusya üçüncü sıraya geriledi
Uzun yıllar dünyanın ikinci büyük nükleer denizaltı gücü olarak görülen Rusya, bu gelişmelerle birlikte üçüncü sıraya düşmüş durumda. Defence Blog’a göre Rus Donanması; Borei sınıfı balistik füze denizaltıları ile Yasen ve Yasen-M güdümlü füze denizaltıları dahil olmak üzere 25–28 nükleer enerjili denizaltı işletiyor. Daha eski platformlar da hizmette bulunuyor.

Moskova gelişmiş tasarımlar ve güçlü stratejik kabiliyetler barındırsa da, toplam filo büyüklüğü açısından Çin’in hızla genişleyen gücüyle rekabet edemiyor.

ABD için stratejik sonuçlar
ABD Donanması sayısal üstünlüğünü korusa da üretim temposu iş gücü ve tedarik zinciri sorunları nedeniyle sınırlı kalıyor. Virginia sınıfı program kapsamında USS Iowa Nisan 2025’te hizmete girdi; USS Massachusetts ve USS Idaho’nun ise 2025 sonlarında teslim edilerek 2026’da göreve başlaması bekleniyor.

Buna karşılık Çin’in geniş gemi inşa kapasitesi, aynı anda birden fazla nükleer denizaltının denize indirilmesine olanak tanıyor. Pekin’in bu ivmeyi 2030’lu yıllar boyunca sürdürmesi ve 2035’e kadar ABD’nin nükleer denizaltı sayısını aşmayı hedeflemesi öngörülüyor.

Washington açısından mesele yalnızca sayı değil. Çin’in büyüyen nükleer denizaltı gücü, özellikle Güney Çin Denizi gibi korunaklı bölgelerde balistik füze denizaltılarını konuşlandırmaya dayalı “kale stratejisi” ile uyumlu bir yapı sergiliyor. JL-3 füzeleriyle donatılmış Jin sınıfı denizaltılar, Çin’in kara ve deniz savunma şemsiyesi altında güvenilir bir deniz tabanlı nükleer caydırıcılık sağlamasına imkan tanıyor.

Bu değişen dengeye karşılık ABD, Hint-Pasifik’te ileri konuşlanma, müttefik entegrasyonu ve denizaltı karşıtı operasyonlara daha fazla ağırlık veriyor. AUKUS ortaklığı, bu stratejinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkarken, ABD ve İngiltere’ye ait nükleer enerjili denizaltıların Avustralya’da dönüşümlü konuşlandırılması, 2026’ya kadar Batı’nın denizaltı mimarisinde kilit bir rol oynamaya hazırlanıyor.

Dünya Haberleri

2025’te korsanlık ve silahlı soygun vakaları arttı
ABD, 6’ncı petrol tankerine el koydu
Yunanistan Fransa'dan ilk fırkateyni "Kimon"u teslim aldı
HAVELSAN'ın NATO'ya ihracatı Yunanistan'da gündem oldu
Grönland'a sahip olmanın maliyeti belli oldu