Programda, Amerikan tersaneleri ile Asyalı rakipleri arasındaki giderek büyüyen kapasite farkı mercek altına alındı. Denizcilik sektörü temsilcileri, bu tabloya yıllardır dikkat çekiyordu.
Zamanlama ise dikkat çekici. ABD’de Donald Trump yönetimi, “Amerika’nın Denizcilik Hakimiyetini Yeniden Kazanma” stratejisi kapsamında gemi inşasını ulusal güvenliğin temel unsurlarından biri haline getirdi. Yönetim, ülkedeki endüstriyel kapasite kaybının artık stratejik bir risk oluşturduğunu savunuyor.
Bu politika değişiminin arkasında, 2024 yılında ABD Ticaret Temsilciliği tarafından başlatılan ve Çin’in devlet destekli gemi inşa ve denizcilik lojistiği hakimiyetini inceleyen soruşturma yer alıyor. Soruşturma, Çin’in sübvansiyonlar, avantajlı finansman ve sanayi politikalarıyla küresel rekabeti bozduğunu ve ABD’nin kapasitesini zayıflattığını ortaya koydu.
Hanwha’nın Philadelphia Hamlesi Öne Çıkıyor
Programda öne çıkan başlıklardan biri, Güney Koreli Hanwha Group’un ABD’deki Philly Shipyard’a yaptığı yatırım oldu. Hanwha, 2024 yılında tersaneyi Norveçli Aker ASA’dan satın alarak ABD ticari gemi inşa sektörüne güçlü bir giriş yaptı.
Şirket, tersaneye 5 milyar dolara kadar yatırım yaparak üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor. Mevcut durumda yılda iki geminin altında üretim yapan tersanenin, kapasitesinin 20 gemiye kadar çıkarılması planlanıyor. Hanwha yöneticileri, modern üretim tekniklerinin uygulanması, iş gücünün büyütülmesi ve Güney Kore’den ileri teknolojilerin transferine odaklandıklarını belirtiyor.
Philadelphia tersanesindeki üretim kapasitesi ile Asya arasındaki fark ise çarpıcı. Yetkililer, ABD’de yılda 1-1,5 gemi teslim edilirken, Güney Kore’de bu sayının haftada bir gemiye ulaştığını vurguluyor.
Yüksek Maliyet ve Düşük Verimlilik Sorunu
ABD tersanelerinin karşı karşıya olduğu sorun sadece üretim miktarıyla sınırlı değil. Programda, Asya’da yaklaşık 6 ayda inşa edilen gemilerin ABD’de iki kat daha uzun sürede tamamlandığı ve maliyetlerin ise 5 katına kadar çıkabildiği ifade edildi.
Uzun inşa süreleri, yüksek işçilik maliyetleri ve motor, pervane gibi kritik ekipmanlarda dışa bağımlılık, ABD’nin rekabet gücünü zayıflatmaya devam ediyor. Uzmanlar, yıllardır süren yetersiz yatırım, daralan nitelikli iş gücü ve parçalı tedarik zincirlerinin bu tabloyu daha da ağırlaştırdığı görüşünde.
Hanwha yöneticileri ise çözümün ölçek büyütmekten geçtiğini savunuyor. Daha fazla gemi üretiminin birim maliyetleri önemli ölçüde düşüreceği belirtiliyor.
Politik Hedefler ile Gerçekler Çatışıyor
Programda ayrıca ABD’nin gemi inşa kapasitesini artırma hedefleri ile mevcut politikalar arasındaki çelişkilere de dikkat çekildi. Çelik tarifeleri, iş gücü açığı ve sıkı göç politikalarının üretim artışını zorlaştırdığı ifade edildi.
Uzmanlara göre, bu durum ABD’de gemi inşa maliyetlerini yapay olarak yükseltiyor. Ayrıca ABD’nin LNG tankerleri inşa edememesi de önemli bir yapısal sorun olarak öne çıkıyor. ABD, sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatında küresel bir oyuncu olmasına rağmen, kendi limanları arasında bu taşımayı gerçekleştirecek uygun gemilere sahip değil.
Sorun Sadece Tersanelerle Sınırlı Değil
ABD Denizcilik İdaresi yetkilileri ise sorunun yalnızca tersane kapasitesiyle sınırlı olmadığına dikkat çekiyor. Uzmanlara göre gemi inşa, daha geniş bir denizcilik ekosisteminin sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Bu çerçevede, yük akışları, lojistik ağlar, liman altyapısı ve ticaret sistemi gemi inşayı doğrudan etkiliyor. Çin’in başarısının da yalnızca tersanelerden değil, entegre bir denizcilik ekosistemi kurmasından kaynaklandığı vurgulanıyor.
ABD yönetiminin hazırladığı Denizcilik Eylem Planı ve yeni yasa teklifleri, bu ekosistemi yeniden kurmayı hedefliyor. Ancak yük talebi, altyapı, iş gücü ve finansmanı bir araya getirerek küresel ölçekte rekabetçi bir sistem oluşturmanın oldukça zor olduğu ifade ediliyor.
Hürmüz Boğazı Krizi Uyarı Niteliğinde
Küresel enerji taşımacılığındaki kırılganlık da gündemdeki yerini koruyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler, enerji akışlarının ve bu taşımayı sağlayan gemilerin jeopolitik risklere ne kadar açık olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Sektör Uyardı, Şimdi Gözler Çözümde
Denizcilik sektörü temsilcileri için bu tablo yeni değil. Ancak konunun ulusal gündeme taşınmasıyla birlikte tartışma artık farkındalıktan uygulamaya evrilmiş durumda.
Uzmanlara göre asıl soru, ABD’nin gemi inşa alanında geri kaldığı değil, bu farkı kapatıp kapatamayacağı. Hanwha’nın Philadelphia yatırımı ve Washington’daki politika adımları bu sürecin en kritik göstergeleri olarak öne çıkıyor.
Hanwha yetkilileri, ABD’nin ciddi bir gemi inşa kriziyle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, bu durumun tüm kamuoyu tarafından anlaşılması gerektiğini ifade ediyor.