20 Ocak 2020 Pazartesi
  • DOLAR
  • EURO
  • BIST
Yağışlı
7°C

Koster için 2019 kayıp bir yıl…

Koster için 2019 kayıp bir yıl…
YAZARLAR - 14 Ocak 2020

Engin Koçak
İstanbul Denizcilik Stratejileri ve Araştırmaları Enstitüsü A.Ş
Araştırma Başkanı

Koster armatörleri 2017 sonbaharda bir rüya görmüş, 2018’de bu rüyadan uyanmış ama pek hırpalanmamıştı. Bu sene ise bir kâbus olarak akıllara kazınabilir. Tabii eğer şu içinde bulunduğumuz dönemde ciddi bir toparlanma gelmezse.

Her ne olursa olsun bu büyük bir haksızlık çünkü Koster armatörlerinin tarihi dibi gördüğü sene, tanker operatörleri tarihi zirveye dokundular. Baltık Kuru yük endeksi son 5-6 yılın zirvesini gördü. Üstelik de tüm bu Brexit, Ticaret Savaşları, 2020 IMO Kükürt sınırlandırması vesair, her yönden denizciliği abluka alan konjonktürel gelişmeler gölgesinde…

Peki koster piyasasının derdi ne?

İstanbul Navlun Endeksi bu sene 2016’yı bile aratacak dipleri gördü. Temmuz 2019’da görülen 464 puan ISTFIX’in tarihi dip seviyesi. Hiç kimsenin para kazanmadığı, pek azının ise para kaybetmediği bir dönem. İddialı olacak belki ama bu sene istisnasız tüm koster armatörleri Temmuz-Ağustos döneminde en az bir kere zararına sefer yaptı.

Yapmayanı tebrik etmek lazım, kiracılarıyla dostluklarının daim olmasını dilerim.

Yılın son çeyreğinde Avrupa sularında bir toparlanma görülse de Akdeniz’in doğusu ve Karadeniz’de piyasalar yüzleri güldürmüyor. Bazı doğru zamanlarda tek yöne doğru iyi bağlantılar görülse de, halihazırda spot gemi sayısı ile yükler arasındaki denge genelde navlun artışlarını baskı altında bırakıyor. Bu farkın sebeplerine de değinmeye çalışacağım.

Bu kötü tablonun arkasında dört ana husus olduğunu, kendimce, analiz etmekteyim.

Bunların ilki, “baz etkisi” diyebileceğimiz, 2018 sonu navlunları. 2018 sonu fena değildi ama bir 2017’de asla değildi. Bu durum özellikle aralık ortasından itibaren birden tersine bir rüzgarla kendini belli etti ve navlunların nefesi aralık ortasında kesildi.

Bir önceki sene ise navlunlar şubat ayına kadar sağlam devam etmişti. Yani perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.

İkinci önemli husus özellikle Nisan-Temmuz ayında karşımıza çıkan yaz rehaveti. Buradaki rehavet sıcaklardan değil. Karadeniz’de ve Avrupa’da yeni tahıl sezonu başlamadan önce her sene bu daralma görülür bu da zaten navlunlara çok sert bir darbe vurdu.

Şu anda gelen haberler rekoltelerin ve ihracat potansiyelinin iyi olduğu yönünde. Fakat bu potansiyel büyük oranda uzun mesafeli talepten kaynaklanıyor.

Açıklayalım: Ukrayna’nın tahıl hasadında rekor kırması büyük oranda mısır sayesinde oluyor. Mısır talebi de daha ziyade Supramax-Panamax gemilerle Süveyş’in doğusundan kaynaklanıyor. Rusya’nın buğdayına olan talep de yine büyük oranda Doğu Akdeniz ve ötesinden geliyor. Rekolte iyi olunca arz fazlasından dolayı fiyat baskı altına girdiğinden küçük lotlarla taşıma giderek daralıyor.

Üçüncü önemli husus ise ticaret savaşları…

Bu konu kosteri dolaylı da olsa çok sarsıyor. ABD’nin koyduğu tarifeler Türk çeliğinin kendi piyasasına girmesinden korkan Avrupa Birliğini de kota koymaya itmiş bulunuyor.

Biz ülke olarak Avrupa ile ticaret savaşı yaşamıyoruz ama üçüncü bir ülkenin koyduğu kota dengeleri bu şekilde yerinden oynatıyor. Bu yüzden ekonomik teoride de bu tip zorlamaların ilk aşamada sınırlamayı getiren ülkeye katkıları olduğu kabul edilse de aslında sonraları kendisine ve eskiden iş yaptığı herkese yapısal zararlarından bahsedilerek, bu yola hiç girilmemesi tavsiye edilir.

Buna rağmen Türk çelik üreticileri ihracat konusunda çok zorlanmıyor. Bunu da eski yöntemleri izleyerek değil daha ziyade çok daha fazla alıcıya ve pazara ulaşarak yapıyorlar. Burada da Avrupa’daki geleneksel ticaret partnerleriyle değil, dünyanın diğer taraflarında, Konteyner ile ulaştıkları alıcıları sayesinde başarılı olmaktalar.

Konteyner ticareti çelik üreticilerine ufak tonajlarda büyük esneklik sağladığından, fiyat baskısı artsa bile küçük tonajda rekabetçi olabildikleri düşünülebilir.

Ticaret savaşlarını bir diğer etkisi evvelce bahsettiğim tahıl fiyatlarında da ortaya çıkıyor. Mısır ve soyada ortaya çıkan durum hepinizin malumu ve Birleşik Devletler – Çin arasındaki pazarlıkların da bir maddesi.

Ticaret savaşlarının hemen sonlanabileceğini düşünmek saflık olur. ABD’deki seçimlerden ötürü Donald Trump’ın bir yatıştırma politikası izlediği görülüyor. Ama eğer Çin’in söylemlerine dikkat edersek, pek taviz vermeyeceklerini ve uzun dönemde bunu büyük bir mücadelenin başlangıcı olarak görüp kaynak çeşitlendirmesine gideceklerini görebilirsiniz.

Örnek isterseniz, çok uzağa gitmeyin, birkaç hafta önce Çin’den Londra’ya giden ve 42 konteyner dolusu mal taşıyan (ki benim hesabıma göre böylelikle 5.500 ton çelik de taşınabilir) ilk tren Bakü-Tiflis-Kars güzergahından Marmaray’a geçti ve buradan 12 gün içinde Prag’a ulaştı.

Bahsetmemiz gereken bir diğer husus ise Brexit… koster ticaretinin İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkmasıyla ne alakası var? Bu durumun navlunların Avrupa’da iyileşmesi ama doğuda kötü seyretmesiyle ilgisi olabilir mi?

Aslında genel olarak İngiltere’nin çıkış stratejisinin son derece hesaplı olduğunu ve denizcilikte de yeni bir rekabet zemini elde etmenin ince planlarını yaptığını söyleyebiliriz. Bir ülke, kurulmasına öncülük ettiği birlikten ayrılırken, ticari olarak da bazı denklemlerin değişeceği aşikâr. Bunu her iki taraf da bildiğinden bölgedeki kısa mesafe taşımaların da değişim göstermesi beklenebilir.

Havada kalmaması açısında yine bir örnek: normalde eğer Boris Johnson AB ile bir çıkış anlaşması taslağına ulaşmayı başaramamış olsaydı, “sert” Brexit denilen anlaşmasız çıkış ekim ayı sonunda gerçekleşebilirdi. Bu riski almak istemeyen Avrupalı ve İngiliz tüccarlar mallarını ekim ayına yığdı ve suni bir toparlanma başladı.

Boris Johnson’ın Brexit’e bir nevi parlamento onayı almasından ve Avrupa Birliği’ni de uzatma vermeye ikna etmesinden sonra yaptığı seçim hamlesi de en azından yıl sonuna kadar bölgede ticareti desteklemeye yetecek gibi duruyor.

Artık Brexit’in farklı bir şekilde ilerlediği ve karşılıklı inatlaşmanın sona geldiği görülüyor. Kaldı ki ekonomik olarak Avrupa işin ciddiyetinin farkında. Brexit sonrası bazı ticari ilişkiler şekil değiştirerek de olsa yeniden kurulacak. Bu da Avrupa’da belirsizliğin sonu demek, en azından İngiltere’de yeni bir sürpriz çıkana kadar.

Buradan son husus olan genel küresel yavaşlamaya ve Avrupa’da “umulan” toparlanmaya geçiş yaparsak, son dönemde bölgesel imalat aktivitelerinin korkutucu biçimde düşmesi ve neticede ekonomik daralmaya gidilmesi başlı başına bir gösterge.

Şu anda Kuzeybatı Avrupa ve Batı Akdeniz piyasalarının doğu piyasalarından daha iyi olmasının mantıklı açıklaması, Avrupa’da belirsizliğin bitiyor olduğunun düşünülmesi ve Brexit’in rayına oturması ise, bunun devamında ekonomide de iyileşme gelebilir. Ticaretteki toparlanma öncü gösterge olabilir.

Öte yandan Brexit yeniden raydan çıkarsa -ki çıkabilir- ya da beklentiler bozulursa, Avrupa’da kapıda bekleyen kriz, içeri adımını atabilir. Ekonomistler bu riski ciddi biçimde değerlendiriyorlar. Avrupa Merkez Bankası’nın “Avroyu kurtaran” son başkanı Mario Draghi giderayak hükümetleri genişlemeci olmaları konusunda uyardı. Yeni başkan IMF’nin eski başkanı Christine Lagarde, bu uyarının arkasını getirecek.

Burada armatörlere verilecek en iyi tavsiye, her halükârda nakit yönetimlerine dikkat etmeleri ve mümkün olan en iyi şekilde gemilerini bölgenin dinamiklerine göre pozisyonlandırmaları olacaktır. Çünkü görünen o ki önümüzdeki sene de mevsimsel olarak ticaret Karadeniz-Akdeniz ve Kuzeybatı Avrupa arasında farklar gösterecek.

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.