29 Mart 2020 Pazar
  • DOLAR
  • EURO
  • BIST
Kuvvetli Sağanak
12°C

KOSDER Deniz Sigortaları Paneli gerçekleşti

KOSDER Deniz Sigortaları Paneli gerçekleşti
GÜNCEL - 13 Şubat 2020

KOSDER tarafından düzenlenen -Deniz Sigortaları Paneli- İMEAK DTO’da yoğun bir katılımla gerçekleşti.

Panel’e Omni Sigorta’dan Gürhan Kulle, Banu Ökem, Ali Çakır, Erdem Atabey ve Omur Marine’den Av. Çağdaş Kırcalı deniz sigortaları konusunda katılımcıları bilgilendirdi.

Moderatörlüğünü Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Pınar Kalkavan Sesel’in üstlendiği panelin açılış konuşmasını KOSDER Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kocabaş yaptı.

Başkan Kocabaş, ‘Deniz Sigortaları’ konusunda önemli başlıkların ele alınacağı bir panel düzenlemekten memnuniyetlerini ifade eden Kocabaş: “Gelişen ekonomilerle birlikte mal ve hizmet üretiminin artması, buna paralel olarak yukarı doğru ivme yakalayan talep miktarı, uluslararası taşımacılığı daha da önemli hale getirdi. Dünyamızın dörtte üçünün sularla kaplı olması ve teknolojik gelişmeler göz önüne bulundurulduğunda, deniz taşımacılığı diğer taşımacılık faaliyetlerine göre çok avantajlı konumda yer almaktadır.

Deniz Sigortaları; gemilerimizin can simidi

Her ticari faaliyette olduğu gibi; deniz yolu taşımacılığı da içerisinde yer alan ve değer zincirini oluşturan bileşenlerle bir bütün olarak ele alınmalıdır. Bu bileşenlerin en önemlilerinden birisi olan ve tabiri caizse gemilerimizin can simidi deniz sigortaları; dünden bugüne deniz ticaretine paralel olarak gelişim göstermektedir.

Dünya sularının çetin şartları ve gemilerin seferleri sırasında karşı karşıya kaldıkları rizikolar, tarihi neredeyse deniz ticareti kadar eski olan deniz sigortacılığını sektörümüzün vazgeçilmezi haline getirmiştir. Yoğun rekabet ortamında ciddi bir finansman gideriyle gemilerini yüzdüren armatörlerin, bertaraf edilmesi zor olan riskleri analiz etmeleri; sigorta ödemelerinin düşmesine ve dolayısıyla işletme maliyetlerinin de azalmasına fayda sağladığı bilinmektedir.

Deniz Sigortaları; Sektörün sürekliliğini sağlama adına da önemli bir işlevi yerine getirmektedir

Sigortacılık şirketleri bir prim karşılığında yapılmış deniz sigortası sözleşmesi ile sigortalıyı koruyan, tıpkı bizler gibi kâr amacı güden ve bu minvalde faaliyetlerini sürdüren kuruluşlardır. Taşımacılık esnasında geminin kendisinin, taşıdığı yükün veya diğer unsurların zarar görmesi ticarete dahil olan bütün etmenleri olumsuz etkilediği gibi, büyük oranda maddi kayıplara da neden olmaktadır. Tam da bu noktada deniz sigortaları; armatör ve işletmecilerin sermayelerini teminat altına almakla kalmayıp, sektörün sürekliliğini sağlama adına da önemli bir işlevi yerine getirmektedir.

Bu sebeple, denizciliğin risklerine karşı alınan tedbirlerin doğru ve yerinde olması adına deniz sigortalarının kavranması, karmaşık yapısının hem sigortalı hem de sigortalatan tarafından detaylı bir şekilde ele alınması büyük bir önem taşımaktadır. Bizler de KOSDER olarak, sektörün her ayağında sürekli değişim ve yenilikle karşı karşıya kalan denizcilerimizi; ‘bilinmeyenleri oldukça fazla olan’ deniz sigortaları konusunda bilgilendirme amacıyla bir çalışma başlattık. Bu çalışmanın nihayeti ve aynı zamanda ilk bölümü olan “Deniz Sigortaları Paneli: Volume 1” poliçelerde yer alan klozları ilk ağızdan, yani uzmanlarından dinleme imkânını bizlere tanıyacaktır.

Bugünkü etkinliğimize katılan konuşmacılarımıza ve dinleyicilerimize teşekkür ediyorum. Burada elde edeceğimiz kazanımların deniz sigortaları konusunda yol gösterici olmasını temenni ediyorum.” Dedi.

Panelin ilk konuşmacısı Omni Sigorta’dan Erdem Atabey,’Çatışma mesuliyet ve Harp P&I risklerimiz hangi poliçelerinizde teminatta/ P&I poliçelerinde dikkat edilmesi gereken teminat şartları’ başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda; çatışma mesuliyet oranlarının paylaştırılmasının 3 şekilde ayrıştırıldığını ifade eden Atabey, “Bu ayrıştırılmaları; Tekne sigorta bedeli, P&I teminat sigortaları, Çatışma sorumluluğunun tekne sigortasından çıkartılması olarak ele almak gerektiğini, bu sorumluluğun P&I sigortası kapsamında alınması -ki en çok kullanılan sigorta çeşididir budur zira- daha faydalı olacaktır. P&I sigortası bu konu kapsamında muafiyet avantajı, servis hızı, garanti mektubu bilinirliği, gemi hedeflerini aşan çalışma sorumluluklarında hesap kolaylığı sunmaktadır. P&I’ın bilinirliği yurt dışında daha fazla olduğu için P&I garanti mektubu daha kabul görmektedir. Teminatta boşluk olmaması adına 4/4 çatışma mesuliyet sigortası tercih edilmelidir. Tekne makine harp grev poliçesinde P&I riskleri, tekne bedeli kadarını harp P&I sigortası kapsamına alınmalıdır. Burada dikkat edilmesi gerekenler hususlar ise; poliçede gemi bilgileri mutlaka olmalı, sigorta poliçenizin teminat limiti yer almalıdır. FD&D Sigort ihtiyacı, ihtilafa konu olan mevzuda teminat sağlanamaz. FD&D sigortası danışmanlık poliçesidir ve hukuki koruma sigortasıdır.” dedi.

Panelin ikinci konuşmacısı Omni Sigorta’dan Gürhan Kulle, Tekne makina sigortları-ITC Hulls 1/10/83 ve ITC Hulls 1/11/95 versiyonları arasındaki temel farklar, Tekne makina sigortalarını daraltan veya genişleten klozlar: FPA-Free From Particular Average Unles, Additional Perils, Loss of Hire Sigortaları, Mesleki sorumluluk sigortaları, Yeni gelen Marine Cyber Attack Clause’u, Kaçırılma ve Fidye Sigortası (K&R), P&I ve H+M açısından IMO 2020 konularını gerçekleştirdiği sunumda anlattı. Kulle, “1983 ve 1995 poliçe versiyonlarını kıyasladığımızda arada çok çeşitli farklar olduğunu görebiliriz. Sigorta konusunda karışıklığı önlemek için sigortacının klas kuruluşunu onaylaması lazım. Doğal afet niteliğindeki riskler, karşı tarafa vereceğiniz zarar, çatışma davaları, hasar tekliflerinin nasıl sunulacağı ile ilgili farkındalıklar gibi başlıkların poliçeye açık ve net bir şekilde anlatılması gerekiyor.” dedi.

Panelde son konuşmacı Omur Marine Avukatı Çağdaş Kırcalı ise ‘Artan çevre kirliliği cezaları’ hakkında gerçekleştirdiği sunumda; çevre kirliliğinde Anayasa ve Çevre Kanunlarının açık olduğunu söyledi. Kırcalı, “Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu gibi kanunların da bu perspektifte ele alınması gerektiğini, Limanlar Kanunu’na İlişkin Yönetmelik’in ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin bu konuda açık olduğunu belirtti. Türk hukukuna göre gemilerin neden olduğu deniz kirliliğine ilişkin mevzuatın 8. maddede kirletme yasağının kapsamının belirlendiğini ifade etti. Kırcalı son olarak, Çevre Kanunu’na göre verilecek cezalarda geminin türü, kirliliğinin çeşidi, geminin gross tonajının belirleyici olduğunu sözlerine ekledi.”

 

deniz bülten

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.