Haber Detayı
23 Ağustos 2020 - Pazar 20:32 Bu haber 4089 kez okundu
 
Yeni Deniz Sistemleri Teslim Töreni
Yeni, SAT-süratli devriye botu-Acil Müdahale ve Dalış Eğitim Botu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle Deniz Kuvvetleri envanterine katıldı.
SAVUNMA SANAYİ Haberi
Yeni Deniz Sistemleri Teslim Töreni

Tuzla'daki Desan Tersanesi'nde düzenlenen Yeni Deniz Sistemleri Teslim Töreni'ne, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, eski Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, İMEAK DTO Başkanı Tamer Kıran, İMEAK DTO Meclis Başkanı Salih Zeki Çakır, Desan Tersanesi Yönetim kurulu Başkanı Cenk Kaptanoğlu ve Yonca Onuk Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Yılmaztürk  katıldı.

 

 

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar konuşmasına, Giresun'da yaşanan sel felaketinden ötürü kent halkına geçmiş olsun dileklerinde bulunurken, hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diledi.

 

Deniz Kuvvetlerini daha da güçlendirecek yerli ve milli bir projenin daha başarıyla tamamlanmasının gurur ve heyecanını yaşadığını belirten Akar, yeni deniz sistemlerinin ülkeye, millete ve silahlı kuvvetlerine hayırlı ve uğurlu olmasını diledi.

 

Akar, Türkiye'nin ve milletin güvenliğini tehdit eden hiçbir oluşuma, mavi vatandaki hak, alaka ve menfaatleri gasp etmeye çalışan hiçbir girişime asla müsaade etmeyeceklerinin herkes tarafından bilinmesi gerektiğini belirtirken, "Yunanistan'ın Ege ve Akdeniz'de, sadece kendi çıkarlarını gözeten tek yanlı talepleri ve uygulamaları, yani adaların silahlandırılması, 10 millik hava sahası, Meis'e 40 bin kilometrekarelik Deniz Yetki Alanı talebi, akla, uluslararası hukuka ve iyi komşuluk anlayışına kesinlikle uygun değil ve gerçeklerle bağdaşmamaktadır." dedi.

 

Kimsenin Doğu Akdeniz'in en uzun kıyı şeridine sahip ülkesi Türkiye'yi sahillerine hapsedemeyeceğine vurgu yapan Akar, şöyle konuştu:


"Yunanistan'ın Ege ve Akdeniz'de sadece kendi çıkarlarını gözeten tek ve yanlı yaklaşımları akla, uluslararası hukuka ve iyi komşuluk anlayışıyla bağdaşmamaktır. Kimse en uzun kıyı şeridine sahip olan ülkemizi Akdeniz'de kendi sahil şeridinden hapsedemeyecektir” dedi.

 


“2 SAT botu ve 8 süratli devriye botu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi”
“Mısır ile Yunanistan arasında yapılan her iki ülke halkına kaybettiren anlaşma yok hükmündedir” diyen Akar, “Tamamen yerli tasarıma sahip olarak inşa edilen, 2 adet yeni SAT botu ve 8 adet süratli devriye botunun tümü Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi. Yerli ve özgün tasarımlarıyla dünyada sayılı botlar arasına giren ürünler ihracat alanında da başarılara imza atıyor” diyerek botların Ege Denizi'nde ve Gölcük'te yoğun ve başarılı bir şekilde görevlerini yerine getirdiğini söyledi.

 


Bakan Akar, botların 90 metre derinliğe kadar her birinin asgari 3 dalgıcın aynı anda dalış yapmasına imkân sağlayacağını ve dalgıç personelin sığ su ve derin su uygulamalı dalış eğitimlerinde kullanılacağını söyleyerek, “Kazalarda kurtarma dalgıçlığı ve acil müdahale yapabilecek. Karaya oturan ve batan denizaltı gemilerinin yerlerinin belirlenmesinde görev alabilecek 2 adet bot Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi. Üniversite-Sanayi işbirliği ile ilk kez yerli bir pervane dizayn ve imal edilerek Türk Loydu tarafından klaslanmıştır” dedi. Proje kapsamında deniz altından yardım sinyali gönderen bir denizaltıyı bulmak için yerli olarak üretimi sağlanan Akustik İzleme ve Yakalama Sistemi'nin geliştirildiğini kaydetti.

 

Akar, "Dost ve müttefiklerimizin bizim görüş ve taleplerimizi de objektif, yansız bir bakışla değerlendirmelerini bekliyoruz. Diğer taraftan, Mısır ile Yunanistan arasında yapılan ve aslında her iki ülke halkının çıkarlarına da aykırı olan sözde deniz yetki anlaşması bizim için yok hükmündedir. Bu anlaşma ile öncelikle iki ülke halkına gerçekten haksızlık yapılmıştır. Ayrıca, bölgeyle hiç alakası olmayan bazı ülkelerin Doğu Akdeniz'deki askeri varlığını güçlendireceğine yönelik açıklama ve eylemleri de ittifak ruhu ve dayanışma ile bağdaşmamaktadır. Söylediklerinin hiçbir hukuki temeli de yoktur. Mavi vatanımızda hem KKTC'nin hem de ülkemizin hak, alaka ve menfaatlerini bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da korumakta kararlıyız, azimliyiz ve buna muktediriz. Hiçbir oldu bittiye de asla müsaade etmeyeceğiz."

 

"Güçlü savunma sanayi demek, güçlü ordu demektir"
Türkiye'nin bugün siyasi, askeri ve ekonomik bir güç olarak etki ve ilgi alanını önemli ölçüde arttırdığına ve uluslararası arenada artık bir özne olduğuna dikkati çeken Akar, şöyle devam etti:

 

"Güçlü savunma sanayi demek, güçlü ordu demektir. Bu yönüyle yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin kahraman ve fedakâr personelimize kazandırdığı hareket kabiliyeti, öz güven, moral ve motivasyon son derece önemli ve asla göz ardı edilmemelidir. Bu öz güven ve motivasyon artık uluslararası alanda adından sıkça söz ettiren savunma sanayii şirketlerimizde de mevcuttur. Bunu büyük bir mutlulukla görmekteyiz. Artık Türk savunma sanayi hem TSK'nın ihtiyaçlarını karşılamakta hem de yüksek rekabetin yaşandığı uluslararası savunma pazarının önemli oyuncuları arasında yer almaktadır.

 

Son açıklanan rakamlarla, dünyanın önde gelen ilk 100 savunma kuruluşu arasında 7 firmamızın bulunması bizler için gerçekten büyük bir övünç ve güven kaynağıdır. Bugün Deniz Kuvvetlerimize teslimi yapılacak olan yeni deniz sistemleri de tıpkı Milgem Korveti, Lojistik Destek Gemisi, Çok Maksatlı Amfibi Uçak Gemisi, Altay Tankı, Atak Taarruz Helikopteri, silahlı ve silahsız insansız hava araçları, Hürkuş Eğitim Uçağı ve Göktürk-1 Gözetleme Uydusu gibi tasarımdan üretime savunma sanayimizin el emeği göz nuru ürünleridir. Yeni deniz sistemleri, kritik olaylara müdahale etme imkân ve kabiliyeti yönünden Deniz Kuvvetlerimize önemli bir üstünlük sağlayacaktır."

 

Bakan Akar, son olarak “Kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör, vakıf şirketleri ve üniversitelerle hep birlikte, omuz omuza, aklın ve bilimin rehberliğinde ciddiyet, samimiyet, diyalog ve koordinasyon içerisinde çalışarak hedeflere çok daha hızlı ulaşılacağına inandığını belirten Akar, gurur duyulan projelerin hayata geçirilmesinde ve başarıyla yürütülmesinde emeği geçenlere, katkıda bulunanlara teşekkür etti.”

 

 

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının kendisine verilen görevleri bugüne kadar Karadeniz'de, Ege'de, Libya'da ve Doğu Akdeniz'de icra ettiği gibi bundan sonra da aynı azim ve kararlılıkla yerine getireceğine inançlarının tam olduğunu söyledi.

 

Güler, törende, Deniz Kuvvetlerinin kara suların yanı sıra Atlantik'ten Büyük Okyanus'a kadar şanlı Türk bayrağını şerefle dalgalandırıp, her coğrafyada etkin hareket icra ederek yüce ulusun gurur kaynağı olduğunu söyledi.

 

Yeni sistemlerin Türk donanmasının gücüne güç katacağına değinen Güler, şöyle konuştu:

"Bugün yüzde 70 yerlilik oranına ulaşarak üretilen milli sistem ve cihazlarla donatılmış dalgıç botları son derece riskli olan ve detaylı planlama gerektiren dalış operasyonlarını icra edecek personelimizin eğitim seviyesinin ve dalış emniyetinin her daim yüksek tutulmasını sağlayacak, devriye botlarımız deniz üstlerinin ve kritik tesislerin denizden güvenliğinin sağlanmasına önemli katkıda bulunacak, SAT botlarımız da SAT timlerimizin harekat sahasına intikal ve geri intikaliyle bu timlere ateş desteği sağlamak maksadıyla icra edilecek faaliyetlere katkı sağlayacaklardır.”

 

 

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir de yapımı tamamlanan Acil Müdahale ve Dalış Eğitim Botları, yeni SAT Botları ve Süratli Devriye Botlarının Deniz Kuvvetlerine ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.

 

Savunma Sanayii Başkanlığının ana yüklenici firmalarından KOBİ'lere kadar 1500'e yakın şirketin, araştırma kuruluşlarının ve üniversitelerin katılımını sağlayan, Türkiye'nin bu alanda üretim gücünü bir araya getiren ve aynı amaç için seferber eden bir yapıya dönüştüğünü belirten Demir, bu yapının en güzel örneklerinden birinin askeri tersanenin yanında özel sektör tersanelerinin gerçekleştirdiği gemi inşa projelerinde görüldüğünü ifade etti.

 

Savunma sanayisinin özel sektör yeteneklerinin ileri noktada olduğu ve ticari rekabetin geliştiği alanların başında deniz araçları sektörü ve askeri gemi inşa faaliyetlerinin geldiğini kaydeden Demir, şunları söyledi:

 

"MİLGEM ve Yeni Tip Denizaltı gibi bugüne kadar askeri tersanelerde yürüyen projelerimiz dışında; Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi, Denizde İkmal ve Muharebe Destek Gemisi, Amfibi Çıkarma Gemileri, Karakol Botları, Yardımcı Gemiler, Sismik Araştırma Gemisi Oruç Reis, Sahil Güvenlik Gemileri ve botları gibi projelerimizin büyük çoğunluğu özel sektör tersanelerimizde veya askeri tersanemizde yürütülmektedir.

 

Projelerimiz, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız ve ilgili kamu kurumlarımızın desteğiyle, özel tersaneler ve Milli Savunma Bakanlığına bağlı askeri tersanelerimizin yükleniciliğinde, alt yüklenici şirketler, KOBİ'ler, üniversiteler ve araştırma merkezleriyle geniş bir işsbirliği ağı sayesinde hayata geçmektedir."

 

Bugüne kadar çeşitli tiplerdeki deniz araçlarını Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Gümrükler Genel Müdürlüğü, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü gibi kurumlara teslim ettiklerine vurgu yapan Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Tasarımı yerli olan botlarımız Türk Loydu tarafından klaslanmıştır"

"Muharip güçten destek unsurlarına, arama ve kurtarmadan düzensiz göç ve kaçakçılıkla mücadeleye, karakol ve devriyeden maden kaynaklarını aramaya kadar geniş bir yelpazede projelerimizi geliştirdik, geliştirmeye devam ediyoruz. Bugün teslimatını yaptığımız, tasarımı yerli olan botlarımız milli klaslama ve uygunluk değerlendirme kuruluşu olan Türk Loydu tarafından klaslanmış, inşa malzeme ve hizmetlerinin yanı sıra entegre edilen sistemlerin büyük bölümü yurt içinden sağlanmış ve entegre edilmiştir. Türk sanayisinin imkan ve kabiliyetleri de projelerimizde etkin bir şekilde değerlendirmek bizim için memnuniyet vericidir. Ayrıca sanayi-üniversite-KOBİ iş birliğine de güzel bir örnek teşkil etmiştir."

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çizdiği "Savunma Sanayiinde Tam Bağımsız Türkiye" hedefindeki kararlılık neticesinde, bugün yerli sanayi firmalarının dünyada eşi benzeri çok az bulunan gemileri rekabetçi maliyetlerle gerçekleştirecek imkan ve kabiliyete ulaştığına dikkati çeken Demir, "Her bir projemizde sahadan sağlanan geri bildirimler, bundan sonraki yeni projelerimizde daha gelişmiş ürünlerin ve rol paylaşımlarının kurgulanması açısından önemlidir." dedi.

 

 

DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Kaptanoğlu ile Yonca Onuk Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Şakir Yılmaztürk de konuşmalarında sistemin önemi ve özelliklerini anlattı.


Konuşmaların ardından Türk Savunma Sanayii Deniz Projeleri filmi izlettirildi.

Kaynak: (db) - deniz bülten Editör: Haber Merkezi
Etiketler: Yeni, Deniz, Sistemleri, Teslim, Töreni,
Yorumlar
Haber Yazılımı